Foto: Arşiv


PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması amacıyla cezaevlerinde tutuklular tarafından 27 Kasım 2020’de süresiz-dönüşümlü açlık grevine başladı. 24’üncü grubun devraldığı eylem, 119’uncu gününde sürerken, tutuklulara yönelik hak ihlallerinin de arttığı kaydedildi.   

Silivri 5 Nolu Kapalı Cezaevi’nde bulunan Mehmet Salih Erol’un eşi Narin Erol, cezaevinde yaşanan sorunlara ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu. Hak ihlallerini aktaran Erol, Silivri Cezaevi yönetiminin bir saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. 

'SÜREKLİLEŞEN BİR İHLAL DURUMU VAR'

Kendisini telefon üzeri arayan eşinin cezaevinde süreklileşen bir ihlal durumundan bahsettiğini kaydeden Erol, eşinin, “Açlık grevlerinin başladığı ilk günden bu yana cezaevi yönetiminin bir provokasyon peşinde olduğunu, mektuplardan kargolara kadar birçok eşyanın kendilerine verilmediğini” söylediğini kaydetti. Erol, “Temizlik malzemeleri verilmiyor, ara koridorlar temizlenmiyor, sular paslı akıyor. Temizlik malzemeleri talepleri kabul edilmiyor. Sayıma gelen infaz memurları da coplar ile koğuşlara gidiyor. Kitap, dergi ve gazeteler zaten verilmiyor, koğuş aramaları sıklaşmış durumda” diye konuştu.

200 TUTUKLUYA SORUŞTURMA VE HÜCRE CEZASI

Kantin fiyatlarını protesto ettikleri gerekçesiyle 200 tutukluya disiplin soruşturması açıldığını kaydeden Erol, “Çamaşır ve çorabın dışarıdan getirme kararı durdurulmuş durumda. Kantinden alma zorunluluğu getirilmiş. Çok pahalı bir fiyat ile tutsaklara satılıyor. Kantinde yaşanan pahalılığa karşın itiraz etikleri için haklarında bir soruşturma açılmış. Cezaevi yönetiminin talebi doğrultusunda açılan soruşturma tutukluların aleyhine sonuçlanırsa her biri 11 gün hücre cezası alacak. Amaçları hücre cezasında onların koğuşlarına başkalarını yerleştirmek ve açlık grevlerini bastırmaktır” dedi.

‘CEZAEVİ YÖNETİMİ BİR SALDIRI HAZIRLIĞINDA’ İDDİASI

‘Cezaevi içinde cezaevi’ uygulamasıyla tutuklulara yaklaşıldığını kaydeden Erol, “Pandemi bahanesiyle aileler görüştürülmüyor. Birçok etkinlikten muaf bırakılıyorlar, ancak Corona’ya yakalanan tutsaklara ilaçları da verilmiyor. Sadece karantina uygulanıyor. Bazıların karantinası 2 ayı buluyor. Bu anlamda cezaevleri koşulları çok ağır" şeklinde konuştu.

Erol "Bunun yanı sıra cezaevi yönetiminin bir saldırı hazırlığında olduğu belirtiliyor. Bunun önüne geçilmesi için çağrı yaptılar. Yemek yedikleri masaların ayakları kırıldı. Yemeği yerde yiyorlar” iddiasında bulundu. 

İHD’YE BAŞVURU

Tutukluların açlık grevi eylemlerini sonuna kadar devam ettirecekleri bilgisinin kamuoyu ile paylaşılmasını istediklerini kaydeden Narin Erol, aileler olarak tutukluların direnişinin yanında olacaklarını söyledi.  Erol, cezaevi yönetiminin uygulamalarına karşın İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’ne başvurduğunu belirterek, kamuoyunun geç olmadan harekette geçmesi çağrısında bulundu.