Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK - Tiyatro Medrese’nin kurucusu ve Seyyar Sahne’nin yönetmeni Celal Mordeniz’in, taciz ve cinsel saldırısına maruz kaldığını sosyal medyada ifşa eden bir kadın, Mordeniz’in çalışma adı altında onayı olmadan bedenine dokunduğunu, bunun bir ‘çalışmadan’ ziyade gizli saklı yapılmaya çalışılan bir taciz ve cinsel saldırı olduğunu söyledi.

‘KARŞIMDAKİ İNSAN TAKDİR EDİLEN, İYİ İŞLER ÇIKARAN BİRİYDİ’

Metinde, “Karşımdaki insan, Tiyatro Medrese’nin kurucusu, iyi işler çıkarmış, etrafımdaki insanlar tarafından takdir edilen biriydi. Dolayısıyla aklımdaki iyi izlenimini yıkmak ve yaşadığım şeylerin taciz ve cinsel saldırı olduğunu kabul etmek kolay olmadı” ifadeleri yer aldı.

Mordeniz’in “Beden ve haz çalışmaları” olarak adlandırdığı ve bunu bir oyunculuk metodu olarak uyguladığı “çalıştırma biçimi” diyerek defalarca taciz ve cinsel saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan kadın, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:

‘BİR ÇALIŞMADAN ZİYADE GİZLİ SAKLI YAPILMAYA ÇALIŞILAN BİR CİNSEL SALDIRI’

“Bu ‘çalışmaların’ gidişatı failin mahremiyet sınırlarımı aşan bölgelerime dokunması ve bu bölgelere müdahale etmesiyle gerçekleşti. Ama fail bu ‘çalışmalar’ esnasında bana dokunmak için herhangi bir sözlü onay almadı. Bu taciz ve cinsel saldırılar tamamen kapalı kapılar ardında ve tanıksız bir şekilde gerçekleşti. Hatta bir çalışmada Celal Mordeniz beni salonun karanlık bir bölümüne, dışarıdan geçenlerin bizi göremeyeceği bir bölüme yönlendirdi. Bu ‘çalışmada’, güvenli bir bölgede olmadığımı hissettim. Aslında bununla birlikte yapılan şeyin bir ‘çalışmadan’ ziyade gizli saklı yapılmaya çalışılan bir taciz ve cinsel saldırı olduğunu şimdilerde kabul edebiliyorum.

‘BANA CİNSEL SALDIRIDA BULUNDUĞUNUN BİLİNCİNDEYİM’

“Geriye dönüp baktığımda ‘çalışmalar’ esnasında oldukça gerildiğimi, temas anlarında Celal Mordeniz’in yüz ifadesini görmemek için gözlerimi bile açamadığımı fark ediyorum. Karşımdaki insan, Tiyatro Medrese’nin kurucusu, iyi işler çıkarmış, etrafımdaki insanlar tarafından takdir edilen biriydi. Dolayısıyla aklımdaki iyi izlenimini yıkmak ve yaşadığım şeylerin taciz ve cinsel saldırı olduğunu olduğunu kabul etmek kolay olmadı. Süreç içinde kendimi yaşadıklarımın ‘çok normal’ bir şey olduğuna ve bunların ‘sanatsal’ bir çalışma olduğuna ikna etmeye çalıştım. Bu çalışmalar esnasında kötü hissetmemi, bedenimin yeterince açık olmadığına ve tabuların olduğuna bağladım. Ama bugün bütün gerçekliğiyle Celal Mordeniz’in beni taciz ettiğinin ve bana cinsel saldırıda bulunduğunun bilincindeyim; bunu kabul ediyorum. Artık biliyorum ki zayıf olan ben değilim. Zayıf olan, ilkel arzularını dahi kontrol edemeyen ve eğitmen pozisyonunu kullanarak bana bu hisleri yaşatan Celal Mordeniz’dir. İfşa sürecinin benim için çok yıpratıcı olacağını bilsem de yaşadıklarımın sadece benim hafızamda ve bedenimde kalmasına izin veremezdim.

SEKTÖRÜN CELAL MORDENİZ’LE SINIRLI OLMADIĞINI BİLİYORUM

Eğitmenlik/yönetmenlik alanlarını kullanarak, ‘çalışma’ veya ‘eğitim verme’ adı altında yapılan tacizlerin ve psikolojik şiddetin, öğrencilerin ve oyuncuların hafızalarında tıkılıp kaldığı bir sektörde çalışıyoruz. Dolayısıyla, bu yaşananların sadece Celal Mordeniz ve Tiyatro Medrese’si ile sınırlı olmadığını biliyorum. Umuyorum ki bu ifşa benimle birlikte birçok insanın sesi olur ve bu ses faillerin uykularını kaçırır.”