Türkiye'nin Osman Kavala ile ilgili görüşü Avrupa Konseyi’ne gönderildi

Türkiye'nin Osman Kavala ile ilgili görüşü Avrupa Konseyi’ne gönderildi
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Ankara’nın yanıtını ve AİHM’in Kavala ile ilgili kararını, 2 Şubat’ta yapılacak toplantıda değerlendirmesi bekleniyor.

Ankara, iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın Gezi davasında tutuklu yargılanmasına ilişkin resmi görüşünü Avrupa Konseyi'ne gönderdi.

Avrupa Konseyi, Türkiye’ye 19 Ocak’a kadar süre tanımıştı. Konsey’in Bakanlar Komitesi Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 4 yıldan fazla süredir Silivri Cezaevi’nde bulunan Kavala'ya yönelik kararını uygulayıp uygulamadığının tespiti hususunu, AİHM'e havale etme niyetini içeren bildirimde bulunmuştu.

Bakanlar Komitesi, 30 Kasım ve 2 Aralık 2021 tarihleri arasında Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirdiği toplantıda, Türkiye’ye yönelik ihlal sürecinin başlatılması kararını almıştı. Bu karar Türkiye’yi, Azerbaycan’dan sonra hakkında ihlal prosedürü başlatılan 2’nci ülke yapmıştı.

KRİTİK GÜN 2 ŞUBAT

Bakanlar Komitesi’nin Ankara’nın yanıtını ve mahkemenin kararını, 2 Şubat’ta yapılacak toplantıda değerlendirmesi bekleniyor.

Bu toplantıda, Türkiye için ikinci bir oylama yapılması ve bu oylamada da üyelerin üçte ikisinin "evet" oyu kullanması halinde, Türkiye, oy hakkının veya üyeliğinin askıya alınmasından üyelikten çıkarmaya kadar giden bir yaptırım süreciyle karşı karşıya kalabilir.

İLK OYLAMADA 47 ÜLKEDEN 35’İ ALEYHTE OY KULLANMIŞTI

Avrupa Konseyi’nde ihlal ve yaptırım sürecinin başlatılmasına yönelik 2 Aralık’ta yapılan oylamada, 47 ülkeden 35’i ihlal prosedürünün uygulanması yönünde oy kullanmıştı. Sadece Azerbaycan ve Macaristan Türkiye’den yana oy kullanmış, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Sırbistan, Romanya, Arnavutluk ve Moldova çekimser tutum almıştı.

Bakanlar Komitesi daha önce ilk kez Azerbaycan için 2014 yılında, iktidara muhalif yazılar paylaşan Ilgar Mammadov’un tutukluluğu süreci nedeniyle ihlal prosedürü başlatılmasına karar vermişti.

DAVANIN GELİŞİM SEYRİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Gezi eylemlerinden itibaren ‘Türkiye’nin Soros’u’ diye hedef gösterdiği Kavala, 17 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alınıp İstanbul’a götürüldü. Gözaltı gerekçesi ilk anda öğrenilemedi. Soruşturmanın gizli olduğu söylendi. Kavala, 1 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

Tutuklamaya iki gerekçe gösterildi: Gezi eylemleri bağlamında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs.’

İDDİANAME SÜRECİNDE DOSYA İKİYE AYRILDI

Gezi eylemlerine ilişkin iddianame, 19 Şubat 2019’da hazırlandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal salıverilmesi yönünde karar verdi.

‘Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen davanın 18 Şubat 2020’deki altıncı duruşmasına da tutuklu olarak çıktı. Duruşmada sekiz sanıkla birlikte Kavala da beraat etti ve tahliyesine karar verildi.

Ancak hemen ardından İstanbul başsavcılığı Kavala hakkında darbe girişimi bağlamındaki soruşturmada gözaltı kararı bulunduğunu duyurdu. Tahliyesi beklenen işinsanı gözaltına alındı. Oysa Kavala hakkında Ekim 2019’da bu soruşturmada tahliye kararı verilmişti. Buna rağmen Kavala 19 Şubat 2020’de darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen dava kapsamında yeniden tutuklandı. Kavala 9 Mart’ta 2020’de ise aynı soruşturma kapsamında bu kez ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlamasıyla tutuklandı.

Kavala haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 4 Mayıs 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Başvuru 15 üyeli mahkeme tarafından 29 Aralık 2020’de yediye karşı sekiz oyla reddedildi.

25 Ocak 2021’de AİHM’in bağlı bulunduğu Avrupa Konseyi, ‘Kavala’nın serbest kalması rica değil, bağlayıcı hukukun gereği’ diye Türkiye’ye hatırlatmada bulundu.

5 Şubat’ta e İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde Kavala ve ABD’li akademisyen Henri Jack Barkey’in ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve ‘devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk amacıyla temin etme’ suçlarından yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Kavala, tahliye edilmemesinin daha ağır bir hak ihlaline yol açacağını söyledi. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar verdi.

23 Mart’ta AYM’nin gerekçeli kararı açıklandı. Karşı oy verip şerh düşen yedi üye arasında başkan Zühtü Arslan’ın da bulunduğu görüldü.

21 Mayıs’ta Gezi Parkı eylemlerinin üçüncü kez yargılandığı davada Kavala’nın oy çokluğuyla tutukluluk halinin devamına karar verildi. Başkan, karara şerh koyduğunu açıklandı.

8 Ekim’de Kavala dahil 16 hak savunucusu ve Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesi ilk defa birlikte hakim karşısına çıktı. Duruşma sonucunda mahkeme, oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Kavala, daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hakkındaki sözleri nedeniyle duruşmalara katılmayacağını açıklamıştı.  Kavala'nın katılmadığı 17 Ocak 2022'deki duruşmada da tahliye kararı çıkmadı.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar