İmralı tutanaklarının tam metni yayımlandı... Öcalan; Suriye, hukuki adımlar ve Ortadoğu ile ilgili ne dedi?

Meclis, üç milletvekilinin ziyaret ettiği İmralı Adası'nda yapılan görüşmenin tam metnini yayımladı. Tartışmalara neden olan tutanakların tam metnine göre Öcalan; PKK'nin kurulma nedenlerinden Suriye gündemine, devlet kurmadan af yasasına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunuyor.

İmralı tutanaklarının tam metni yayımlandı... Öcalan; Suriye, hukuki adımlar ve Ortadoğu ile ilgili ne dedi?

Artı Gerçek - AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız; 24 Kasım 2025'te Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu temsilen İmralı Adası'na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşmüştü.

Görüşmenin özet tutanakları 4 Aralık'ta yapılan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında okunmuştu. Tutanakların özet olarak aktarılmasına başta DEM Parti olmak üzere tüm muhalefet partileri itiraz etmiş; itirazlara rağmen Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, tutumunu değiştirmemişti.

Meclis, görüşmeden iki ay sonra İmralı tutanaklarını, İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı başlığıyla sitesinde yayımladı.

Tutanaktan bazı bölümler şöyle:

Tutanaklara göre Öcalan, görüşmede, 'Kürt sorununun bin yıllık bir sorun olduğunu, bu sorunun 3 aşamasının bulunduğunu, bu kapsamda konjonktürel sürecin dikkate alınması gerektiğini, tarihte yapılan büyük hatayı anlatmak istediğini' belirtti.

'Kürt sorununun devlet katından siyasi kata geçtiğini, bu ciddi sorunu şimdi siyasiler ile tartışamayı çok önemsediğini' belirten PKK lideri, Bahçeli ve Erdoğan'a 'cesaretlerinden dolayı' teşekkür de etti.

Tutanaklara göre; tüm sözlerinin arkasında olduğunu, koşullar elverirse teorik ve pratik imkanlarının bunu gerçekleştirmeye müsait olduğunu belirten Öcalan, 'Yüz yıllık Türk-Kürt ilişki sistematiğine' Bahçeli’nin sözleri ile büyük katkı sağladığını belirtti.

Öcalan, Turgut Özal döneminden yani 1992'den bu yana sırasıyla Erdal İnönü ve Süleyman Demirel döneminde devlet ile irtibat ve diyalog kurduklarını ve devlet içerisindeki bir elin Kürt sorununun çözülmesini istemediğini, her seferinde darbe mekanizmasının devreye girdiğini belirtti.

AKP'li Yayman'ın 'şehit ailelerinin hassasiyeti ile geldiklerini belirtmesi üzerine' ise Öcalan, her asker kaybının kendisi için trajedi olduğunu, asla sevinmediğini, bu gençlerin böyle ölmemesi gerektiğini, Türkiye'de ve bölgede kesinlikle çözüme ulaşmaları ve doğru yerden kapıyı aralamayı başarmaları halinde büyük bir talih kapısının açılacağını, hem de bölgeyi yeniden belirleyeceğini belirrtti.

Öcalan, başaramamaları durumunda ise darbe mekanizmasının başta Bahçeli ve Erdoğan'na olmak üzere işleyebileceğini belirtti.

BİRAND RÖPORTAJI VE ÖZAL'IN ÖLÜMÜ

Öcalan, Mehmet Ali Biran'ın 1988'de izin almadan kendisiyle yaptığı röportajı hatırlatarak, Turgut Özal'ın arayıp "ne yaptın Mehmet Ali, beni yaktın" dediğini anlattı ve Milliyet'te yayınlanan bu röportajdan 4 gün sonra suikastın yapıldığını, 17 Nisan'da Özal'ın Özel Kalem Müdürü Kaya TOPERİ ile bir görüşme yapacakken Özal'ın bir anda öldüğünü, suikastın örtbas edildiğini belirtti.

'MUHATAPLARIM GÜNAH KEÇİSİ HALİNE GETİRİLDİĞİMİN FARKINDA'

Öcalan, muhataplarının, kendisinin nasıl bir günah keçisi haline getirildiğinin farkında olduklarını, kendisine yapılan saldırıların barışa ve kardeşlik hukukuna karşı saldırılar olduğunu, bazılarının etki ajanı olduklarını ve bunları bilinçli yaptıklarını belirtti.

Öcalan, 'şehit ailelerine' saygıyla baktığını ve acılarının ne kadar büyük olduğunu bildiğini belirtti.

Geçmiş dönemde JİTEM Başkanı'na “bu sorunu siz bu hale getirip benim kucağıma attınız, bütün günah benim değil" dediğini hatırlatan Öcalan, 4 kuvvet komutanının olumlu sonuç çıkmazsa kendisinin idamının onaylanacağını ifade ettiklerini, kendisinin ise “benim için demokratik çözümden başka bir çözüm mümkün değil” dediğini aktardı.

'İBRAHİM ANLAŞMALARI DEVREDE'

Amerika ve Binyamin Netanyahu'nun yeni anlaşmalar sistematiğine İbrahim Anlaşmaları denildiğini, böyle bir projenin devrede olduğunu, İran'ın Şii projesi bulunduğunu belirten Öcalan, çözüm süreci büyük bir sınavla karşı karşıya da olsa en azından gelinen noktada önümüzdeki 100 yılı değil 1000 yılı şekillendiren bir kapıyı aralayacaklarını belirtti.

Öcalan, medyadaki akıl almaz söylemlere rağmen Türkiye'nin böyle bir meselesi olduğunu ve ertelenemeyecek bir durumda olduğunu, kendilerinin de kesin çözüm istediğini ifade etti.

Tutanaklara göre Öcalan, örgütün Kandil'den değişik sesler çıkardığını, hatta eylem gerçekleştirdiğini ve TUSAŞ eylemine çok üzüldüğünü belirtti.

'SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM'

Bahçeli'nin, kendisinin 'Eğer imkanlar tanınırsa ben devlete hizmet etmeye hazırım' sözünü hatırlatıp, "buyurun" demesi, hatta "gerekirse umut hakkı da dahil olmak üzere DEM Parti grup toplantısında konuşmasını istemesinin” tarihi olduğunu belirten Öcalan, sözünün arkasında olduğunu, koşullar elverirse teorik ve pratik imkanlarının bunu gerçekleştirmeye müsait olduğunu söyledi.

Tutanaklara göre; Öcalan'ın, 27 Şubat Bildirisinin her cümlesinin bir programatik özelliğinin bulunduğunu, her cümlenin bir program olduğunu belirtmesi üzerine ise MHP'li Feti Yıldız, "farkındayız” şeklinde cevap verdi.

'İLETİŞİM KANALLARI AÇILMALI'

Öcalan ise sözlerinin devamında Kandil'in 27 Şubat çağrısına 'harfiyen uyduğunu' ve PKK'nin kendisini feshettiğini, bunun ardından da Bese Hozat liderliğinde silah yakma eyleminin gerçekleştiğini hatırlatarak, bu kapsamda sorumluluk gösterdiğini, bunun gerçekleşmesi ile gerekenlerin %70'nin yapıldığını söyledi.

Öcalan, Bahçeli'nin de dediği gibi kendisi ile iletişim kanallarının açılması gerektiğini belirtti.

PKK lideri sözlerinin devamında geçmişte S. Demirel'in Mardin'de "Kürt realitesini tanıyorum" dediğini, ayrıca bu dönemde kendisinin yanına Halep'e Ahmet Türk ve Sırrı Sakık'ı gönderdiğini, onlara “biz Kürt kimliğini tanıyalım, siz de silahı bırakın" dediğini hatırlattı ve o zaman bu fırsatı kaçırdığını belirtti.

'DAHİL OLMAZSAM 100 YILLIK KÜRT-TÜRK SAVAŞI KAÇINILMAZ'

Öcalan 1999 yılında Türkiye'ye teslim edilme sürecini de anlatarak, kendisinin dahil olmaması halinde 100 yıllık Türk- Kürt savaşının kaçınılmaz olacağını bunun çok önemli olduğunu belirtti.

Cumhuriyet ideolojisinin pozitivizm ile bağlantılı olduğunu ve Kürt'ün tasfiyesini gerektirdiğini, buna Türkmenlerin de dahil olduğunu, onun da eritildiğini belirten Öcalan, "yaralar nasıl gelişti, isyana neler yol açtı" onu açıklamak için bunları anlattığını, dolayısı ile bu ideolojinin Türkiye'de biraz etkili olduğunu, bunu (muhataplarının) çok iyi bildiklerini ifade etti.

KÜRT İSYANLARI

Öcalan sözlerinin devamında Şeyh Said isyanına da atıfla 'Kürt isyanlarının adının Kürtlük isyanı' olduğunu ve kendisininkinin de bir isyan olduğunu belirtti. Öcalan, bunu 1993'te sonlandırmak istediğini ve Özal'ın kendilerine "yaptığın her şey yanlış değil, Kürt kimliğini tanıtmada rolünü oynadın şayet silahlı mücadeleye devam edersen bütün çabalarının boşa gideceğini" belirttiğini söyledi.

Öcalan, CHP'nin Meclis Komisyonu'nda aldığı son kararın çok dikkat çekici olduğunu ancak bunu CHP'nin dışlanması için söylemediğini belirtti.

SURİYE GÜNDEMİ

Suriye meselesinin Türkiye kadar önemli olduğunu belirten Öcalan, SDG'nin ABD ve İsrail desteğiyle en az 100 bin kişilik silahlı gücünün bulunduğunu ve sanılandan daha fazla yaygınlaştığını, buna diğer bölgelerin de dahil edilebileceğini, kongrenin belgelerinin kendisine gelmediğini ancak Avrupa'daki (Kürt-Yahudi Kongresi) ve Erbil'deki (6'ıncı Orta Doğu Barış ve Güvenlik Forumu) kongrenin de anlamının "biz burada (İmralı) çözüme giderken onlar da orada çözüme gidiyor" olduğunu belirtti.

Mazlum Abdi'nin kendisine 'yakın ve bağlı' olduğunu belirten Öcalan, Erbil'deki toplantıda ve Avrupa'daki kongrenin Almanların himayesinde yapıldığını, "tam Kürtlerin devlet kurma aşamasına geldiklerinde en büyük engel şu anda Apo'dur" dediklerini, kendisinin yöntem olarak önerdiğinin Demokratik Toplum olduğunu, onların ise 'Kürt devletçiliği için çalıştığını' söyledi.

'İSRAİL İÇİN KÜRTLER GEREKLİ'

İsrail için Kürtlerin çok gerekli olduğunu çünkü Ortadoğu'nun dengelerinin bozulmasının Kürt jeopolitiğine bağlı olduğunu belirten Öcalan, Kürt jeopolitiği olmadan İsrail'in Ortadoğu hegemonyasını gerçekleştiremeyeceğini söyledi.

Öcalan, son aldığı bilgilere göre, "yaygın bir propaganda var, devlet olma şansınız Apo tarafından sabote ediliyor" dendiğini belirterek, bunun çok önemli bir saptama olduğunu ifade etti.

Öcalan, ne İsrail'in önerdiği İbrahim Anlaşması'nın ne de İran'ın önerdiği Şii projesinin ilanının uygun olmadığını, bunun yerine demokratik entegrasyonun önemli olduğunu belirtti.

'ŞARA DA DEMOKRASİ İÇİN POZİTİF ADIMLAR ATMALI'

Öcalan, Türkiye için istediğini Suriye için de istediğini, bunun yerel demokrasi ve komün (demokratik belediyecilik) olduğunu, bu kapsamda onlarla (SDG) diyalog kurabileceğini, ancak tek taraflı hareket etmeyeceklerini belirterek, Ahmed El-Şara'nın da SDG gibi demokratik Suriye için pozitif adımlar atmasının gerektiğini söyledi.

'SURİYE'DE YEREL DEMOKRASİ OLMADAN ASLA'

Öcalan, Suriye'de üniter devlete bir şey demediğini ancak yerel demokrasisiz ve sivil toplumsuz asla olmaması gerektiğini belirterek, 'yeni bir diktatörlüğe kurban etmemeli' ifadelerini kullandı.

Öcalan, Hüseyin Yayman'ın 'petrol kaynakları ve sınır kapılarının ne olacağı' sorusuna ise 'Bir paylaşım modeli geliştirilebileceği' yanıtını verdi.

Öcalan, PKK'nin feshi, silahtan arındırılması adımlarından sonra da tekrar pozitif adımlar atacağını, bu sebeple Komisyonun çıkaracağı kanunun konuya özgü bir kanun olması gerektiğini söyledi.

PKK lideri, PKK ile ilişkili olanların en üstten en alta hepsinin hukuki durumlarının açıklığa kavuşması gerektiğini, Bahçeli’nin "umut ilkesi" önerisinin düşünülmesi gerektiğini, bu şekilde genel aftan kurtulunmuş olacağını ve Türkiye için genel affın uygun olmadığını belirtti.

'UMUT HAKKI OLMADAN ÇALIŞAMAM'

Öcalan, Bahçeli'nin boşuna umut hakkı ibaresini kullanmadığını belirterek, bu olmadan çalışamayacağını, bu yapıldıktan sonra Suriye konusunda başarılı olmaması durumunda yargılanmayı ve eleştirilmeyi kabul edeceğini belirtti. (HABER MERKEZİ)

* Tutanaklarının tamamını okumak için tıklayınız.