Özgür Özel: Darbeye sonuna kadar direneceğiz
'Mutlak butlan' kararı sonrası Genel Merkez'de açıklama yapan CHP lideri Özgür Özel, "Sarayın icazetiyle o koltukta oturmadım, oturmam. Herkes bilsin ki ne CHP ne de Türkiye bu darbeye teslim olmayacak. Buradayız, darbeye sonuna kadar direneceğiz" dedi
Artı Gerçek- 'Mutlak butlan' kararının ardından Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen olağanüstü MYK toplantısı sona erdi.
5 saat süren toplantının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel de açıklama yapıyor.
'AKP'NİN KARA DÜZENİNİNE VERDİĞİMİZ RAHATSIZLIKTAN MEMNUNUZ'
Özel, şunları söyledi:
"Rejime, AKP Parti'nin kara düzenine verdiğimiz rahatsızlıktan memnunuz. Bizim hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Türkiye'yi cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir büyük zaferle yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye o seçimi kazanmaya çok istekliydik. Bir değişim umudu vardı. Ancak o seçimler kazanamadık, kaybettik. O seçimlerin kaybında en büyük sorumluluk CHP'deydi. Millet o günlerde yaptığım bir tanımlamayla partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. Yola çıktığınızda aday olacak imzayı dahi toplayamayacağımızı söylediler, bütün Türkiye'yi gezdik. Kazanırsak ne yapacağımızı, nasıl yöneteceğimizi anlattık. Delegeyi ikna edemezsiniz dediler. Delegelerimizi buraya çağırırken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Ben onların vicdanına güvendim.
'SUÇUMUZ 47 YIL SONRA CHP'Yİ BİRİNCİ PARTİ YAPMAK, AKP'Yİ İLK KEZ YENMEK'
Kurultay salonunun en etkileyici sesini siz de ben de hatırlıyoruz. O koca salonun aşağıda yerini almış delegeye saatlerce "Delege sokağın sesini dinle" diye bağırdı. Delege sokağın sesini dinledi. Değişime karar verdiler. O kurultaydan sonra hiç huyumuz, haddimiz değildir şu kadar kibir yapmadık. Bizim galibiyetimizin, kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Düzenin çarkına çomağı orada soktuk. Kimsenin onayını almadan değişim olabileceğini ve Türkiye'de bir siyasi partinin genel başkanını yarışla değiştirebileceğini gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece CHP ve güçlü siyasi partiler geleneğimize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde vakit yoktu. Sözümü vardı. Nasıl ki Ecevit yetmişlerde girdiği 4 seçimin 4'ünde de partiyi birinci çıkardı... Biz de yapacağız ve yapamazsak siyaseti bırakacağız dedik. Sevene sevmeyene can sağlığı diledik. İnandığımızı, vatandaşın bize güvenini boşa olmadığını gösterdik. 1 Nisan'dan sonra orada oturamaz diyenler TRT ekranların Türkiye tarihinin hiçbir siyasi partiye nasip olmayan başarısını gördüler. Ne bizim suçumuz? 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak ve kurulduğu günden beri AKP'yi ilk kez yenmek.
'MİLLETİN KARARIRINA SAVAŞ AÇMAYI TERCİH ETTİLER, SİVİL DARBEYE KALKIŞTILAR'
AKP milli irade derken biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. Göstermelik kurultay yaparken, demokrasiyi güya savunanlar bir kere kaybettiler milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri bizim yerel seçimi kazanmamızı hazmetmedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Yargı kollarını kurdular. 19 Mart 2025'te sivil darbeye kalkıştı.
'SARAYIN İCAZETİYLE O KOLTUKTA OTURMAM'
Oturmayacağım koltuk, mutlu mesut muhalefet koltuğudur. Ben partimin cumhurbaşkanı adayını, cumhurbaşkanı koltuğunda oturursak için mücadele ediyorum. Konforlu muhalefet partisi koltuğunu reddediyorum. Sarayın icazetiyle o koltukta oturmadım, oturmam. Millet kimseyi o koltuğa oturtmaz.
'EKREM'E SIRTIMI DÖNSEM BENDEN İYİSİ YOKTU'
Seçim kazanma suçuna ilave olarak kazanacak bir cumhurbaşkanı adayı belirleme yüzünden de saldırı altındayım. Ekrem'e sırtımı dönsem benden iyisi yoktu. Bu koltukta rahat oturuyor olurdum. 51 yaşındayım ben, 30 sene oturabilirim o koltukta. Bu ülkenin milletin sorunlarını çözecek bir genel başkana ihtiyacı var. Doğru bildiğimiz yolda yürüyerek geldik. Bu darbe Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu darbenin mağduru millettir, 86 milyondur. Şunu herkes bilsin ki CHP bugün kendisini savunma peşinde değildir. Özgür Özel kendisini savunma peşinde değildir. Bu imkanlar vardı, hepsini elimizin tersiyle ittik. CHP kurduğu cumhuriyeti, sandıktaki değişime umut bağlamış bu milletin evlatlarını savunmak durumundadır.
'DARBEYE SONUNA KADAR DİRECEĞİZ'
Yarın YSK'ya başvuracağız. Siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir matem gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. CHP'nin içinde bulunduğu demokratik zemine sahip çıkılıyor. O virüs muhalefeti yiyince doymaz. Aynı apartmandayız, daire yanarsa apartman da yanar. Bunca yıl iktidar olup da şimdi gelinen noktada savunulan nokta tehlikelidir. Baroların peşi sıra yaptıkları açıklamalar kıymetlidir. Meslek örgütlerinin, sendikaların yaptığı açıklamalar bu geceyi matem gecesinden umut gecesine hızlı bir şekilde dönüştürmüştür. Herkes bilsin ki ne CHP ne de Türkiye bu darbeye teslim olmayacak. Buradayız, darbeye sonuna kadar direneceğiz. Bize karşı plan yapanlara söylüyorum; Erdoğan'ın zaman zaman tekrarladığı bir ayeti hatırlatalım. Erdoğan'dan bu ayeti duyup duygulananlar bugün duygulanıyorsanız umut vardır: 'Onlar sana tuzak kurarken Allah da karşı planlar yapıyordu Allah plan yapanların en hayırlısıdır.
'BÜTÜN O KİRLİ TEKLİFLERİ REDDEDİYORUZ'
Buradan sonra CHP'yi savunmak rekabetli bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Bizi teslim alırlarsa gelecek sandığı şimdiden teslim almış olurlar. Gelen her dayanışmanın kıymetli olduğunu ifade ediyorum. Bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Her şeyi göze aldık ama müesses nizamı değiştirip emeklinin, çiftçinin iktidarını kurmak üzere risk alıyoruz. Kirli koltukları reddediyoruz. Sadece ve sadece milletimizden yetki ve destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız.
'NE MİLLETİ NE PARTİMİZİ YARI YOLDA BIRAKMAYIZ'
Mahkeme kararının YSK tarafından kabul edilip edilemeyeceği, edilirse hangi hükümlerin nasıl yorumlandığını göstereceğiz. Bizim net olarak durduğumuz bir yer var; bize belirlen bayrağı yere bırakmayız. Bayrağı birinci istediği gibi sallayandan millet hazzetmez. O bayrak elimizde ölürüz ama bayrağı bırakmayız. Elimizdeki bayrak bize partimizin verdiği bayraktır. Millete borcumuz var. Ne milleti ne de partimizi yarı yolda bırakmayız.
'KILIÇDAROĞLU'NUN TELEFONUNA HENÜZ DÖNMEDİM'
Yoğun bir toplantı ve siyasi partilerden genel başkanların ziyareti vardı. Çok sayıda arama varmış. Kılıçdaroğlu'nun da araması var ama henüz dönmedim. Daha önce şanla şerefle seçildiği CHP koltuğuna AKP ile dönmek isteyeceğine inanmak istemem. O telefon eğer yargının bu kararını meşrulaştırmaksa ben o kararla uzlaşmam. O kararla uzlaşırsam milletle uzlaşamam. Partimizin önceki dönem seçilmiş genel başkanıdır elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir ancak bir butlan kararının meşru görmemi bekleyeceğini düşünmem. Bunlar yaşanmasa bayram günü ben arayacaktım. O telefona dönüş saray yargısı kabullenme tutumu içinde olamaz.
'KİRACI GİDER EV SAHİBİ KALIR, BİZ BURADA EV SAHİBİYİZ'
İkinci bir parti, yedek parti, başka parti seçeneği tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir. Bu kapatmaya karşı önlemdir, mutlak butlana değil. Kiracı gider ev sahipleri kalır, biz burada ev sahibiyiz.
'GAZETECİ 'KARAR ALINDI', MAHKEME BAŞKANI 'DAHA MÜZAKERE ETMEDİK' DİYOR'
İstinaf mahkemesinin baskı altında olduğu biliniyor olmasına rağmen 'bu hafta müzakere yok' dediler. Kararın bayramdan sonraya kaldığını söylediler. Sonra haber geldi, 'Erdoğan ikna edildi, mutlak butlan kararı sisteme yüklenecek' dendi. Bu sabah sorduğumuzda 'müzakere yok nasıl karar alacağız' diyen mahkeme başkanı öğleden sonra sorduğumuzda 'karar alındı, sisteme yüklenecek' demeye başladı. Gazeteci televizyon kanalında 'karar alındı şöyle olacak' diyor, mahkeme başkanı daha müzakere etmedik diyor" (POLİTİKA SERVİSİ)