Türkiye’nin gruba başlayıp geldiği nokta, ülke futbolunun nasıl istikrarsız olduğunun en net göstergesi. Hollanda ve Norveç karşısında alının sonuçlar sonrası ‘Grup tamamdır’ deniyordu.

Final umuduyla gidilen Avrupa Futbol Şampiyonası’na dramatik veda, çöküşün başlangıcı oluverdi… Üzerine Dünya Kupası grubunda alınan sonuçlar, ülkenin önde gösterilen teknik adamlarından biri olan Şenol Güneş’i koltuğundan etti. Bu arada Katar için en ufak bir kayıp hakkının olmadığı sürece girilmişti…

Sürecin tek sorumlusu Şenol Güneş gösterilirken, ülke geleneği olarak idari kesimden kimse işin sorumlularından biri olarak gösterilmedi. Yönetim içinde değişikliklerle yetinilirken futbolun başına futboldan gelen ama genç bir isim, Hamit Altıntop getirildi. Teknik direktör seçimi ise yabancı bir isim, Stefan Kuntz oldu. Çok tartışmaya açık bir karar aslında. Ülke genelinde belli teknik direktörler sürekli kulüpler arası değişim yaşıyorlar. Düşünün ki Sumudica gibi bir teknik adam, Türk kulüplerin sarıldığı bir isim olabiliyor. Son adresi Yeni Malatyaspor oluverdi. Aykut Kocaman gibi bazı isimler nedense milli takım için hiç düşünülmezken yıllardır ‘Sen gelecekte A milli takımın başına geleceksin’ denilerek tecrübeli genç isimlere hiçbir şekilde yatırım yapılmadı.

Örneğin Tugay Kerimoğlu… Veya benzer deneyimde isimler neden hiçbir şekilde hazırlanmaz, anlaması güç… Almanya’nın hazırladığı Kuntz, ciddi bir deneyim için Türkiye’nin tercihi oluverdi… Ve Kuntz ilk sınavında var olma sınavı verdi… Maç öncesi Caner’i milli takıma geri çağırması, aslında altyapıya önem veren bir ülkenin teknik adamının ‘Önce günü kurtarmalıyız’ mesajıydı…

‘İlk elin günahı olmaz ama bu kez bedeli ağır olur’ diyerek başladı Kuntz’lu Türkiye Norveç sınavına…

Bir kez daha şans ayağa geldi, Kerem’in 6’daki erken golüyle Ay Yıldızlılar öne geçtiler… Genç Kerem’in yanı sıra Caner takviyeli, kalede Uğurcan seçimli, ilk kez milli formayı giyen Berat’la sahadaydı Türkiye… Gol sonrası Norveç’in tempolu oyunu pes etmeyeceğinin göstergesiydi.

Nitekim devre berabere geçilirken oyun konuk Norveç ağırlıklı seyrediyordu… İkinci bölüme Türkiye etkin başladı, 60’lara kadar gol için oyunu zorladı. Ama gerek Hakan’ın beklenenin altındaki performansı, gerek Burak’ın etkisizliği derken o gol gelmedi. Sonrasında Norveç kontrolü eline geçirdi, skor istediği gibi olunca tempolu oyun giderek ağırlaştı.

Değişiklikler de Türkiye’ye istediği ortamı sağlamadı, karşılaşma ilk yarıda atılan gollerle 1-1 sona erdi. Bu skor Norveç’e yaradı. Hollanda gecenin kazançlısı oldu. Türkiye ise zor da olsa umudunu ilerleyen sınavlara bıraktı…

Ne dedik… İlk elin günahı olmaz! Bu teselliyle yola devam etmekten de başka çare kalmadı…