2020 yılı sonuna doğru İngiltere ve Türkiye, serbest ticaret anlaşması imzaladılar. Uzmanlar, İngiltere'nin, uzun zamandır Türkiye eliyle Rusya’nın planlarını bozmaya çalıştığını ifade ediyorlardı. Bu anlaşma imzalandıktan sonra herkes bu tespitin doğru olduğu konusunda emin oldu.

Erdoğan’ın, Osmanlı İmparatorluğunu eski sınırlarıyla birlikte canlandırma planları olduğu ve tüm Türki âlemini denetimine almak istediği bilinen bir husus. Bu planları gerçekleştirmeye dönük adımların önündeki en büyük engel ise Türkiye ekonomisinin giderek zayıflaması. Şimdi, kendisi savaşmak istemeyen İngiltere, büyük ekonomik güç olarak Ankara’ya yardım sağlayacağını teyit etti.

Tabi ki bu cephe daha önce de Rusya’ya karşı Suriye ve Irak’ta mücadele etti ama Rusya’nın zamanında yapılan müdahalesi onların planlarının gerçekleşmesini engelledi. Ama bu cephe durmadı ve 2020 yılında, Rusya’ya birkaç taraftan darbe indirdi. Bu taraflar; Beyaz Rusya, Moldova, Dağlık Karabağ ve Kırgızistan’dır. Bunların çoğu Erdoğan’ın planlarıyla uyumlu ve Kremlin’in ulusal çıkarlarına zarar veren sonuçlara götürdü. Direkt bir çatışmaya belki şimdilik götürmez ama şimdiden Moskova ve Ankara arasındaki gerginlik seziliyor.

Uzmanlar, bu durumu, İkinci Dünya Savaşı öncesi Almanya-Rusya ilişkileriyle kıyaslıyor. O dönemde Stalin, Hitler'le anlaşabileceği kanısında idi. İki ülke arasında çok yoğun bir ticaret vardı. Buğday ihracatı ancak 22 Haziran 1941 gecesi durdu. O dönemde Moskova yönetimi provokasyona gelmemeliyiz derken, diğer taraftan batıdaki sınırlarını güçlendirmeye çalışıyordu.

Şimdi Rusya ve Türkiye arasında oluşan durum o dönemdekine çok benzer. Tabi ki Erdoğan yönetimindeki Ankara, Hitler dönemindeki Berlin’le kıyaslanamaz ama yine de Moskova dikkatli olmalı.

Türkiye açıktan açığa eski Sovyet bölgesindeki jeopolitik gerçekliği değiştiriyor bunu kendi ordusuyla, propagandasıyla ve Türki devletleri yanına çekerek yapıyor.

Moskova ise şimdilik, eski Sovyet bölgesinde oluşan statüye dayanarak duruyor. Ama eğer Türkiye gereken finansal yardımı alırsa ki, şu anda bu gerçekleşiyor, o zaman Erdoğan, Putin’e karşı tavrını değiştirebilir.

Önümüzdeki zamanda bu durum giderek daha da netlik kazanacak.