Avustralya’nın tropik yağmur ormanları ağaçları, küresel ısınma nedeniyle 1980’lerden bu yana, iki kat daha hızlı ölüyor. Yeni yapılan bir araştırmaya göre, tropikal ormanlar, emdiklerinden daha fazla karbondioksit salmaya başlayabilir.

Depolanan karbon da iki kat hızlı atmosfere dönüyor.

Çalışmanın ortak yazarı olan Oxford profesörü Yadvinder Malhi ise Avustralya’nın yağmur ormanlarındaki değişiklikleri, son yedi yılda dört kitlesel ağarma olayına maruz kalan Büyük Set Resifi’ndeki mercanlarla karşılaştırılabileceğini kaydetti:

BÜYÜK SET RESİFİNDEKİ KİTLESEL AĞARMA GİBİ 

Avustralya Botanik Bilimleri Enstitüsü’nde kıdemli araştırma bilimcisi olan Russell Barrett de aynı kanıda. Barrett, kitlesel ağaç ölümlerinin “Büyük Set Resifi’ndeki kitlesel mercan ağarma olayları kadar net ve keskin” bir iklim uyarısı olarak anlaşılması gerektiğini söyledi.

Araştırmanın ormanların karbon depolama potansiyelinin yeniden düşünülmesine neden olabileceğini belirten Barrett, “Ağaç ölümü riskinin iki katına çıkması, ormanlarımızda depolanan karbon miktarına ve orada ne kadar kalacağına ilişkin hesaplamalarımızı önemli ölçüde değiştiriyor” dedi.

Çalışmada , 24 kuzey Queensland ormanındaki 8300’den fazla ağacın verilerini incelendi.

2020’de yapılan bir araştırma, tropik ormanların atmosferden artık daha az karbon emdiğini ve bunun da iklim bozulmasının hızlanma olasılığını artırdığını bulmuştu. Bütün bu çalışmalar karbon yutaklarının kaybını önlemek için karbon üreten faaliyetlerin çok daha hızlı kesilmesi ihtiyacına işaret ediyor.

Amazon ormanlarında yürütülen başka araştırmalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Araştırmacıların yaptığı hesaplar, son on yıllar içerisindeki ağaç ölümlerinin artmasıyla ortaya çıkan biyokütle kaybının, yeni büyüyen ağaçların devreye girmesiyle dengelenemediğini açığa çıkardı. Bu durum, ölüm oranındaki artışın, bu ormanların karbon emisyonlarını dengeleme potansiyelinde kesin bir düşüşe dönüştüğünü gösteriyor.

Barrett, çalışmanın kuzey Queensland’deki tropik ormanlara odaklanırken, kuruyan atmosferin tüm Avustralya bitki topluluklarını etkilediğini ve bir dizi habitatta daha fazla çalışma yapmanın gerektiğini de vurguladı.