Seda TAŞKIN


+GERÇEK - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Bir saati aşkın süren görüşmenin ardından iki parti lideri basın toplantısı düzenledi.

Ülkenin yoğun bir gündemi olduğunu söyleyen Babacan, her alanda sorunların yaşandığına dikkat çekti. Babacan, “Bu sorunların hepsi büyüyor. Son dönemde de çözüm üretilen bir sorun maalesef yok. Her alanda sıkıntılar büyüyor. Şu anda ülkeyi yönetenlerin artık bu ülkenin sorunlarına çare, çözüm üretme kapasitesi kalmadı. Böyle bir dönemde Türkiye'nin bu büyük potansiyelini açığa çıkaracak ve bu ülkenin demokraside de ekonomide de hak ettiği yere gelmesini sağlayacak büyük bir değişime ihtiyaç var. Bu değişimin en önemli alanlarından bir tanesi sistem” dedi. 

ALTI PARTİNİN ORTAK ÇALIŞMASI

Babacan konuşmasına şöyle devam etti:

“İkili bazda başlayan daha sonra 6 partinin masasında yer aldığı ve 6 partinin beraberce üzerinde çalıştığı ve mutabakat oluşturmasından çok mutlu olduk. Türkiye'nin siyaset tarihinde çok önemli bir noktadır bu. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle alakalı detaylı bir çalışmanın 6 siyasi partinin mutabakatıyla belli bir noktaya getirilmesi son derece önemli bir başarıdır. Bundan sonraki süreçte bunun uygulanmasıyla alakalı konuları yine beraberce çalışmaya başlamamız gerekecek. İlk seçimle parlamenter sisteme geçiş arasındaki sürecin yol haritası. Geçiş süreciyle ilgili de yine 6 partinin beraberce çalışacağı sürecin başlatılmasının önemli olacağı konusunda görüş birliğine vardır. Önümüzdeki süreçte, süreç nasıl işleyecek adım adım bunun takibini yapacağız. Bugün görüşme gündemimizde ülkemizin sıkıntıları, bu sıkıntılı ortamdan çıkış, güçlendirilmiş parlamenter sistem ve geçiş sürecinin yol haritası vardı. Bu şekilde güzel, oldukça verimli bir görüşmeyi gerçekleştirmiş olduk.”

KILIÇDAROĞLU: KISA SÜREDE KAMUOYUYLA PAYLAŞACAĞIZ

Daha sonra konuşan Kılıçdaroğlu, "Son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem dolayısıyla 6 siyasi partinin bir araya gelip Türkiye'nin ufkunu açması, yeni bir yol haritası açması son derece değerli. Bizim siyaset tarihimiz açısından da çok değerli. Bu çalışmayı kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşacağız." dedi. Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Geçiş süreciyle ilgili de sayın genel başkanın önerileri oldu. O konu da son derece değerli. Neyi nasıl yapacağımızı bugünden düşünmek bizim sorumluluğumuz. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde nasıl bir başarı sağladıysak, yol haritasında da ciddi, tutarlı bir çalışma yapacağız. Ekonomiyi de diğer konuları da konuştuk. Ekonomideki tabloyu da konuştuk. Enerji, doğalgaz fiyatları. Bunların sanayiye getirdiği maliyet, bunların vatandaşa yansıması bunlar da elbet görüşüldü.

'SANAYİDE ENERJİ KESİNTİSİ CUMHURİYET TARİHİNDE İLK'

Üç gün süreyle doğalgazın kesilmesi, üretimin aksaması Cumhuriyet tarihinde karşılaştığımız ilk olaydır. Bu kadar vahim bir tabloyu Türkiye hak etmiyor. Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Sorunları çözme iradesi yok. Bizim açımızdan son derece kaygı verici bir tablo.

'HÜKÜMET DOĞALGAZ REZERVLERİNİ DE TÜKETMİŞ'

Babacan ise konuya dair, "Yani arkadaşlar sadece Merkez Bankası'nın rezervleri tüketilmemiş arka kapıdan ülkenin doğalgaz rezervleri de dikkatli yönetilmemiş. Merkez Bankası rezervlerini tüketen hükümet ülkenin doğalgaz rezervlerini de tüketmiş" dedi.

Daha sonra iki lider gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, enerji sorunu ile ilgili, "İran hükümetinin açıklamasına inanmak zorundayız" dedi ve şöyle devam etti:

"Burada sorun yeni bir sorun değil aslında. Geçmişte de zaman zaman bu kesintiler oldu ama depolarımız doluydu. Sorun var olan depoların doldurulmaması. 2018 Ocak ayında var olan depolardaki gaz yüzde 73 oranında şimdi yüzde 32 seviyesinde. Niçin? O zaman liyakatli kadrolar az da olsa vardı."

Babacan ise bu konudaki soru üzerine, "Doğalgaz depoları varken, kışa girerken, bu depoların tam kapasite kullanılmamış olması affedilebilir bir hata değil. Şu andaki sistemin yürümediğinin bir örneği daha. Stratejik depolar çok önemlidir. Eğer kışın ortasında elimizdeki doğalgaz depoları tam kapasite kullanılmamış şekilde kışa girdiysek yönetim zaifiyetidir" dedi.

BÜTÜN LİDERLERİN KATILIMIYLA AÇIKLANACAK

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmasıyla ilgili soru üzerine Kılıçdarolğlu, "Çalışmalar henüz sonuçlandı. Büyük bir uyum var önümüzdeki süreç içinde diğer genel başkanlarla da konuşacağız. Bütün genel başkanların katılımıyla sonucu paylaşacağız" diye konuştu.

'O ZAMAN SIFIRLASINLAR FAİZİ'

Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin açıklamalarına ilişkin ise şunları söyledi: 

"Sayın Nebati aslında hepimizin bildiği bazı gerçekleri rahatlıkla dile getiriyor. 'Merkez Bankası'nın bağımsızlığı yok' diyor. Politika faiziyle ilgili söylediği, eğer bu sorun olmaktan çıktıysa diyorlardı zaten 'Bu faiz doğru değil' diye o zaman sıfırlasınlar faizi. Talimat versinler, faizi sıfırlasınlar mesele de bitmiş olur."

Babacan ise, "Yanlış zamanda yanlış iş yapmanın bedelini tüm toplum ödüyor. Vatandaşlarımız şu anda sadece sabrediyor seçim günü gelecek diye. Vatandaşlarımızda şu an pasif bir haykırış varsa bunun sebebi bir gün seçim sandığının insanların önüne geleceği beklentisi" dedi.

'RTÜK İNFAZ KURUMUNA DÖNÜŞTÜ'

CHP lideri Kılıçdaroğlu, kanallara baskı uygulanmasıyla ilgili, "RTÜK'ün bir infaz kurumu haline dönüştüğünü biliyoruz zaten. Aldıkları talimatın gereğini yerine getiren, bağımsız iradesi olmayan bir kurum yaptıkları uygulamalarda bizi haklı kuruyor. Televizyonların yayınına müdahale etme, cezalandırma yaparken sadece iktidarı eleştiren kanallara bunu verme orayı bir infaz kurumu haline dönüştürmüş durumda. Başındaki kişinin de bağımsız bir iradesi olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.

Babacan da; "RTÜK yoluyla televizyon kanallarına verilen önemli bir kısmı aslında hükümetin elindeki denetim sopasını kendi çizgisinde yayın yapmayan kanalları yola getirme çabası olarak görüyorum. Normalde bağımsız işlemesi gereken RTÜK, sadece kararlarla işlemiyor direkt telefon ediliyor. Sorunların çözülmesi basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ile başlar" ifadelerini kullandı.

'ÜÇÜNCÜ İTTİFAK DEMOKRASİLERDE OLABİLİR'

Daha önce üçüncü bir ittifak kurulmasına ilişkin desteğini açıklayan Kılıçdaroğlu, basın toplantısında da bu konudaki soru üzerine, "Üçüncü ittifak demokrasilerde olabilir. Demokrasinin daha sağlıklı bir zeminde ilerlemesi açısından önemsiyorum" dedi.

Babacan ise, "Bu her siyasi partinin kendi hür, bağımsız kararıdır. Demokrasinin özgürlükler içerisinde değerlendirilmesi gereken husustur. Bizim üçüncü ittifakla ilgili herhangi bir görüşmemiz yok, çalışmamız da yok" diye konuştu.

'DİYARBAKIR'A 27'SİNDE GİDECEĞİM'

Okullarda seçmeli ders olarak Kürtçe seçilebilmesine ilişkin kampanyaya dair de konuşan Kılıçdaroğlu, "Eğer bir engel varsa engelin giderilmesi lazım. Yoksa insanlar bağımsız olarak herhangi bir yabancı dili, ana dili öğrenebilirler. Bu konuda eğitim de verilebilir. Bir engel varsa bunun da kaldırılması gerekir" dedi. Kılıçdaroğlu, "Diyarbakır’a 27’sinde gideceğim. Diyarbakırlılara buradan selam gönderiyorum. Şuna kesinlikle inanıyorum. Bu ülkeye demokrasi gelecekse, demokrasi olacaksa, herkes kimliğinden, inancından ötürü ötekileştirilmeyecekse bunun yolu Diyarbakır’dan geçer. Diyarbakırlılara bunu anlatacağım, sorularını da samimiyetle yanıtlayacağım" ifadelerini kullandı.

DEVA lideri Babacan da, "Bu topraklarda en çok kullanılan ikinci dilin böyle vesilelerle gündeme gelmesine üzülüyoruz. Normal işleyen demokraside bunların konu bile olmaması lazım. Biz daha önce yaptığımız açıklamalarla bu konudaki duruşumuzu çok açık ve net ifade ettik" dedi.