Kürt basının, baskı, sürgün, kapatma, bombalama, tutuklama ve öldürme politikalarına karşı hakikati büyük bir direnişle topluma ulaştırma geleneği sürüyor. 32 yıldır süren özgür basın geleneğinin 78 çalışanı katledildi, Özür Ülke gazetesinin merkez ve iki bürosu bombalandı, yüzlerce yıl bulan hapis cezaları, tutarı belirsiz para cezaları, erişim engelli, sansür, yasaklama, işkence, sürgün ve en son malvarlığına el konulmasıyla susturulmak istendi. 
 
15 Haziran 1988’de Toplumsal Diriliş’le yola çıkan Özgür Basın Geleneği, 22 Nisan 1990’da Halk Gerçeği, 20 Ekim 1990 yılında haftalık Yeni Ülke Gazetesi, 30 Mayıs 1992'de 'Gerçekler karanlıkta kalmayacak' şiarıyla çıkan Özgür Gündem Gazetesi, 28 Nisan 1994’te kurulan Özgür Ülke, 13 Nisan 1995’te Yeni Politika, 7 Ekim 1995’te Haftalık Özgür Yaşam, 12 Aralık 1996’da günlük Demokrasi gazetesi, 7 Temmuz 1997’de Ülkede Gündem, 18 Nisan 1999’da Özgür Bakış, 27 Mayıs 2000’de 2000’de Yeni Gündem gazetesi, 23 Nisan 2001’de Yedinci Gündem gazetesi, 2 Eylül 2003 Yeniden Özgür Gündem gazetesi, 1 Mart 2004’te Ülkede Özgür Gündem, 16 Kasım 2006’da Toplumsal Demokrasi gazetesi, 17 Ocak 2007 Gündem, 19 Mart 2007 Güncel, 9 Mart 2007’de Yaşamda Gündem gazetesi, 17 Ekim 2007’de Gerçek Demokrasi, 15 Aralık 2007 Yaşamda Demokrasi, 5 Kasım 2007’de Yedinci Gün gazetesi, 1 Aralık 2007’de Haftaya Bakış, 31 Mart 2008’de Haftalık Öteki Bakış gazetesi, 14 Nisan 2008’de haftalık Yeni Bakış gazetesi, 19 Mayıs 2008’de Alternatif gazetesi, 28 Mayıs 2008’de Gelecek, 30 Eylül 2008’de Özgür Ülke, 18 Ekim 2008 haftalık Ülkeye Bakış gazetesi, 27 Ekim 2008’de haftalık Politika gazetesi, 22 Ekim 2008’de Yeni Mezopotamya gazetesi, 8 Kasım 2008’de haftalık Analiz gazetesi, 29 Kasım haftalık Ayrıntı gazetesi, 20 Aralık 2008 Haftalık Özgür Yorum gazetesi, 19 Ocak 2009’da Günlük gazetesi, 4 Nisan 2011 tarihinde yeniden çıkan Özgür Gündem, 23 Ağustos 2016 Özgürlükçü Demokrasi ile sürdürülen Özgür Basın geleneği, bugün Yeni Yaşam Gazetesi’yle devam ediyor. Kürtçe gazetelerle birlikte Özgür Basın Geleneği 50’nin üzerinde gazete çıkardı. 
 
EN AZ 4 ERİŞİM ENGELİ
 
Yeni Yaşam Gazetesi, 28 Mart 2018 tarihinde Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’ne kayyım atanması sonrası 25 Mayıs 2018 tarihinde yayın hayatına başladı. Şu ana kadar en az 4 erişim engeli getirilen ve çoğu çalışanı hakkında dava açılan Yeni Yaşam’ın 4’üncü yılını, Mezopotamya Ajansı'ndan Doğan Kaynak, gazetenin editörü Hüseyin Kalkan ve çalışanı Aybüke Edis’le konuştu.
 
HAKİKATİ YAZMAK
 
90’lı yıllarda haftalık yayın yapan Yeni Ülke Gazetesi’nde muhabirlik ve haber müdürlüğü yapan Yeni Yaşam Gazetesi Editörü Hüseyin Kalkan, halkın taleplerini ve mücadelesini gazeteye yansıtmaya çalıştıklarını söyledi. Kalkan, “Çünkü, 90’ların başında halkın yükselen bir mücadelesi vardı. O dönem Kürdistan’da ‘serhildan’lar dönemiydi. Bu hareketin gelişmesiyle birlikte bizde ona paralel olarak geliştik ve büyüdük. Ve bu arada bir gelenek oluştu, bu gelenek bütün engellemelere ve baskılar ne olursa olsun hakikati yazmak ve kamuoyuna ulaştırmak amacı taşıyordu” dedi.
 
SANSÜR VE MATBAA
 
Özgür basın geleneğinin maruz kaldığı baskıya dikkati çeken Kalkan, sansür ve sürgün kararnamelerini anımsatarak, Yeni Ülke’de çalıştığı dönem yaşadığı bir anısını şöyle paylaştı: “Turgut Özal hükümeti döneminde, sansür ve sürgün kararnamesi çıkarıldı. Gazetemizi basan matbaalar gazetemizi basmaktan vazgeçtiler. Bir matbaa bulduk. Bize, ‘ben okuyacağım eğer sakıncalı haber yoksa basacağım gazeteyi’ dedi. Matbaacı bizimle oturuyordu, bizim matbaanın sayfalarını okuyordu. Bazen tam baskı günü bize, ‘bu haberi koyarsanız gazetenizi basmam’ diyordu ve bizim gazete sayfasının bir kısmı boş çıkıyordu.  Böyle bir dönemden geçtik” diye belirtti.
 
‘GAZETE HALKA ULAŞIYORDU’
 
Yapılan baskıların kendilerini yıldırmadığın ifade eden Kalkan, sansür kararnamesini aşacak bir yolunu bulduklarını belirtti. Kalkan, bayilerde toplatma kararı çıktığında gazetelerinin dağıtımını kendilerinin yaptığını ifade ederek, “Gazetemiz halka ulaşıyordu böylelikle. Kürdistan’da gazetecilik yapan ve aynı zamanda dağıtımcılık yapan arkadaşlara fiziki saldırılar yapıldı. Devletin paramiliter güçlerini harekete geçirmişti. Kürt hareketinin basınına karşı Hizbullah ve kontra kullanıldı. O dönemde sadece gazetecilere yönelik saldırılar olmadı, Kürt kanaat önderlerine ve birçok siyasetçiler öldürüldü. Maalesef birçok arkadaşımız bu saldırılar sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra onların olduğunu belgeleyip gazetelerimizde yayınladık” ifadelerini kullandı.
 
‘DÜNYA KAMUOYUNA ULAŞIYORDU’
 
Bütün baskılara rağmen Yeni Ülke Gazetesi’nin halkı gerçeklerle buluşturduğunu belirten Kalkan, gazetelerindeki haberlerin ülke sınırlarını aşan dünya çapında büyük bir yankı uyandırdığını dile getirdi. Kalkan, “Biz Kürdistan’da gelişen Kürt siyasetini Kürt halkının mücadelesine dair haberler veriyorduk. Devlet onu engellemeye çalışıyordu. Gerçeklerin dünya kamuoyuna ve halka ulaşmasını engellemeye çalışıyordu. Bugün karşılaştığımız baskıların temel nedeni de budur” diye belirtti.
 
‘GÜÇLERİ YETMİYOR’
 
Türkiye’de devletin ve hakim sınıfların Kürtlerin haklarını tanımama gibi bir karar aldıklarını vurgulayan Kalkan, devletin ve hakim sınıfların buna karşı ne kadar güçleri varsa kullandıklarını ve aynı zaman da uluslararası arenada ittifaklar kurarak bunu yaptıklarını ifade etti. Kalkan, “Bütün güçlerini kullandıkları halde gerçekleri saklama, özgür basını susturmaya ve Kürt basınını susturmaya güçleri yetmiyor. Bizde gerçekleri ve yazmaya devam ediyoruz” dedi.
 
‘HAKLILIK’ TEMELİNDE GAZETECİLİK
 
Kürt basının ve siyasetinin “haklılık” temelinde çıktığını ve geliştiğini anımsatan Kalkan, “Sadece bir derdimiz var, o da hakikati halka taşımaktır. Bunun mücadelesini desteklemek ve halkın mücadelesini yaygınlaştırmaktır. Mesele bu olunca insanların buraya destek veriyor ve katılım sağlıyor” ifadelerinde bulundu.
 
‘YENİ YAŞAM VARDIĞIMIZ YERDİR’
 
30 yıldır aynı heyecanla gazetecilik yaptığını dile getiren Kalkan, bugün özgür basın geleneğinin sürdürücülerinden olan Yeni Yaşam Gazetesi’nin arkadaşlarının bir hatırası olduğunu vurguladı. Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni Yaşam, büyük Kürt basın geleneğinin bir parçası ve sürdürücüsüdür. Biliyorsunuz bu gelenek Kahire’de yayınlanmaya başlayan Kürdistan gazetesi ile başladı. Bazı aralar olsa da gelişerek devam etti. 90’larda Kürdistan gazetesinin bayrağını Özgür Gündem devraldı. Baskılar ve kaplamalardan dolayı sürekli yeni isimler alarak yoluna devam etti. Yeni Yaşam vardığımız yerdir. Her şeye rağmen gerçeğin peşinde koşan, halka gerçekleri ulaştıran yeni ve güzel mecramızdır.” 
 
BİR HAFIZA: YENİ YAŞAM

 
Kalkan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yeni Yaşam bir anlamda hafızamızdır. Bu gelenek kolay oluşmadı. Musa Anter’lerin, Cengiz Altun’ların, Hüseyin Deniz’lerin, Burhan Karadeniz’lerin, Hafız Akdemir’lerin ve daha nicelerin emekleri ve canları pahasına buraya geldik. Haber peşinde koşan birçok arkadaşımız devlet ve bağlı güçlerin saldırısı sonucu yaşamlarını yitirdi. Hala cezaevlerinde birçok gazeteci arkadaşımız bulunuyor. Gazetelerimiz hala toplatılıyor, sansüre uğruyor. Her şeye rağmen Yeni Yaşam bu geleneği geliştirerek sürdürmeye çalışıyor. Son söz benim için Yeni Yaşam bütün gazeteci arkadaşlarımın hatırası ve hatırıdır.”
 
‘ÖZGÜR BASININ SÜRDÜRÜCÜLERİYİZ’
 
Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Aybüke Edis de özgür basın geleneğinin ağır bedeller ödediğini anımsatarak, bugün bu geleneğin sürdürücüsü olduklarını vurguladı. İktidarın tüm baskılarına karşı mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Edis, “Bu uğurda çok bedel ödeyen arkadaşımız oldu. Musa Anter, Gurbet Eli Ersöz ve Metin Göktepe’lerin kararlılığından, onların yılmayan mücadelelerinden aldığımız güçle yolumuza kararlılıkla devam ettik” diye belirtti.
 
YENİ YAŞAM KOLLEKTİF BİR EMEĞİN ÜRÜNÜ

 
Halkın özgür basın geleneğine sahip çıktığını ve bir gönül bağı kurduğunu dile getiren Edis, devamla şunları söyledi: “Gazetemiz kapatıldı. Biz de her şeyi sıfırdan yapmak zorunda kaldık. Arkadaşlarımız tutuklandı, yeni arkadaşlarımız geldi. Gerçekleri halka ulaştırmak adına bıraktığımız yerden devam ettik. Yeni Yaşam kolektif bir emeğin ürünü editöründen okuyucusuna ve dağıtımcısına kadar. Halkın desteği bizi çok mutlu ediyor. Bu bütün baskılara rağmen mücadelemizde bize enerji veriyor.”
 
‘ÖZGÜR BASINI BÜYÜTELİM’
 
“Tek sesli” bir medyanın hüküm sürdüğü bir zamana dikkati çeken Edis, bu medyayla halkın gerçeklerden koparıldığını söyledi. Edis, hedeflerinin bu “tek sesli” medya ve iktidarın baskılarına karşı gerçekleri halka ulaştırmak olduğunu kaydetti. Edis,“Mücadelemizde özellikle gençliğin dinamizmi çok önemli. Bütün genç arkadaşlarımızı bizimle beraber yol yürümeye, mücadele etmeye çağırıyoruz. Özgür basını büyütelim” diye konuştu.