Akbelen direnişçisi Esra Işık'ın annesi: Kızımı susturamayacaklar
Yaşam alanlarını savunması nedeniyle önceki gün tutuklanan Esra Işık’ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık, “ Ne beni ne kızımı susturamayacaklar. Onun arkasında binler, on binler var. Şimdi Muğla halkının Esra’ma sahip çıkma zamanıdır” dedi
Artı Gerçek- LİMAK’ın 2019'dan bu yana hedefinde olan Akbelen Ormanlarını, yaşam alanlarını savunması nedeniyle önceki gün tutuklanan Esra Işık’ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık, kızının tutuklanırken İkizköy halkına “Bayrağı size devrediyorum. Üzülmeyeceksiniz, ağlamayacaksınız. Ben suç işlemedim, başım dik, alnım açık” dediğini söyledi.
'NE BENİ NE DE KIZIMI SUSTURAMAYACAKLAR'
Birgün gazetesinden Ebru Çelik'e konuşan Nejla Işık, “Ne beni ne de kızımı susturamayacaklar. Onun arkasında binler, on binler var” diyerek, yaşam mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, kızının serbest bırakılması için kamuoyuna destek çağrısı yaptı.
'MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMİYORUZ'
Bugün de İkizköy’e keşif için heyetin geldiğini kaydeden Işık, “Hemen yanlarına gittik. Jandarmalar resmen heyeti bizden saklıyor. Sanmasınlar, kızımı tutukladılar diye burada istediklerini yapacaklarını. Biz mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Burada yapılmak istenen talana geçit vermeyeceğiz. Yaşamımıza, toprağımıza Esra’mıza sahip çıkacağız. Muğla Milas halkına sesleniyorum: Esra bizlerin toprağına sahip çıktığı için tutuklandı. Şimdi Muğla halkının Esra’ma sahip çıkma zamanıdır” diye konuştu.
'ADALET HALKA İŞLEMİYOR"
Nejla Işık, “Kızım ‘Bayrağı size devrediyorum’ diyerek gitti. Kararı duyduğumda inanamadım. Böyle bir şey mümkün olamaz diye düşündüm. Ortada suç yok. Ama konu şirketler olduğunda adalet halka işlemiyor. Şirket istediğinde herkes önünde hazır bekliyor. Oysa haksızlığa uğrayan biz köylüleriz” diyerek tepki gösterdi.
'MESELE YALNIZCA ZEYTİN DEĞİL'
Işık, “Ortada gencecik bir kız var ve bu kadar asker, jandarma gözetiminde ne direnme ne de hakaret söz konusu olabilir. Sadece içinde biriken öfkeyi dile getirdi. Mesele artık yalnızca zeytin de değil, ancak özellikle zeytine indirgenerek tartışma daraltılıyor. Asıl amaç, kızımı buradan uzaklaştırmak. Çünkü köylüleri bir araya getirebileceği düşünülüyor. Onu uzaklaştırıp keşfi hızla tamamlamak ve ardından acele kamulaştırmayı devreye sokmak istediler. Nitekim tarlalarımıza zaten acele kamulaştırma uygulandı. Parseller el değiştirirse, onların gözünde bizim işimiz bitmiş sayılıyor” dedi. Işık, davalarının hala Danıştay’da devam ettiğini, bu süreç bitmeden de köylerine kimsenin giremeyeceğini vurguladı.
'KENDİ TOPRAKLARIMIZDA İŞGALCİ OLDUK'
Günlerdir, aylardır, yıllardır Akbelen için adalet arayışında olduklarını belirten Işık, kendi topraklarında işgalci konumuna düşürüldüklerini, kızı Esra’nın bu nedenle tutukladıklarını söyledi. “Yıllardır emeğimizle geçiniyorduk ancak maden şirketi geldikten sonra ne huzurumuz ne de yaşamımız kaldı. Akbelen’de artık yaşamadığımız bir baskı, görmediğimiz bir zulüm kalmadı. Biz devlete karşı değiliz ancak mevcut enerji politikalarına karşıyız. Toprağın, suyun, köylerin ve çiftçinin emeğinin üzerinden enerji üretilmesine itiraz ediyoruz. Ülkede bir enerji kıtlığı yokken, savaş ve seferberlik dönemlerinde başvurulması gereken acele kamulaştırma yöntemi köylerimizde uygulanıyor. Bu bir sürgündür. Zeytinlerin taşınacağı söyleniyor ama aslında hem zeytinlerin hem de bizim ömrümüz tüketiliyor" diye konuştu.
'ÇOCUĞUMU EMEĞİNE SAHİP ÇIKACAK ŞEKİLDE BÜYÜTTÜM'
Kızı Işık’ın tutuklanmasının köylülerin mücadelesine verilmiş bir gözdağı olduğunu söyleyen Işık, “Çocuklarım bu mücadelenin içinde büyüdü. Oğlum daha 15 yaşındayken jandarma müdahalesine maruz kaldı. Esra da aynı şekilde bu sürecin içinde yer aldı. Onları, kimsenin malında mülkünde gözü olmayan, sadece toprağına ve emeğine sahip çıkan insanlar olarak yetiştirdim. Bununla gurur duyuyorum. Esra’nın alınmasının nedeni de bu süreci kolaylaştırmaktı. Ama elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
'DÖRT KUŞAKTIR KÖMÜRÜN YÜKÜNÜ ÇEKİYORUZ'
Bugün gelinen noktada evlerin kamulaştırıldığını, ellerinde bir şey kalmadığını ifade eden Işık, “Dört kuşaktır bu kömürün yükünü çekiyoruz. Dedemin, babamın köyleri maden sahasına dönüştü. Şimdi sıra bizim köyümüzde. Bir insan kaç kez yerinden yurdundan edilir? ‘Kamu yararı’ enilerek köylülerin hayatı yok sayılıyor. Devletin şirketleri değil, bizi görmesini istiyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)
Akbelen direnişçisi Esra Işık tutuklandıÇevre