HRANA’dan 47 günlük bilanço: Binlerce ölüm vakası hâlâ inceleme altında
İran’daki protestolara ilişkin rapor yayımlayan HRANA, binlerce kişinin yaşamını yitirdiğini, on binlerce kişinin yaralandığını ve 53 bini aşkın kişinin tutuklandığını duyurdu. Çok sayıda ölüm vakasının hâlâ inceleme altında olduğu belirtildi
Artı Gerçek - İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran'ın Tahran kentinde başlayarak ülkenin her yanına yayılan protestolarda 47 günlük raporunu açıkladı.
HRANA'nın raporuna göre, protestolarda 7 bin 5 kişinin kişinin öldürüldüğü teyit edildi. Rapora göre, 219'u çocuk, 6 bin 506 protestocu ve protestolara katılmayan 66 sivil olmak üzere 6 bin 572 kişi katledilirken, rejime bağlı güçlerden ise 214 kişi yaşamını yitirdi.
Raporda, 11 bin 730 ölüm vakasının hâlâ inceleme altında olduğu kaydedildi. Raporda, 25 bin 845 protestocunun yaralandığı, 136'sı öğrenci 53 bin 166 kişinin tutuklandığı, 11 bin 51 kişinin ise ifadeye çağrıldığı ifade edildi.
Raporda, rejimin güçlerinin protestoları bastırmak için kullandığı şiddet yöntemlerinin yanında protestocuların iletişimlerini koparmak için sürdürdüğü internet kesintileri ile birlikte SIM kartlarını bloke etmeye başladığı kaydedildi.
HRANA'nın raporunda SIM kartların bloklanması şu ifadelerle anlatıldı:
"Devam eden kontrol önlemlerinin bir parçası olarak, vatandaşların SIM kartlarının aniden bloke edildiğine dair çok sayıda rapor ortaya çıktı. Gazeteciler de dahil olmak üzere bir dizi kullanıcı, telefon görüşmelerine ve kısa mesaj hizmetlerine erişimlerinin önceden resmi bir bildirim yapılmadan kesildiğini belirtti. Bazı durumlarda, bu eyleme cep telefonlarının, dizüstü bilgisayarların ve pasaport, ulusal kimlik kartı ve doğum belgesi gibi kimlik belgelerinin el konulması eşlik etti."
'BASKI OKULLARA KADAR TAŞTI'
İran Öğretmenler Sendikaları Koordinasyon Konseyi'nin konuya ilişkin hazırladığı rapora da işaret edilen HRANA raporunda, rejim güçlerinin baskı mekanizmasını sokaklardan okullara taşıdığı ifade edilerek, "Konseyin raporunda, eğitim personeli dışından kişiler, Basij üyeleri, din adamları ve sivil kıyafetli ajanlar gibi unvanlarla önceden planlanmış programlarla okullara girmişlerdir. Yine devamında, bu kişilerin görevini ‘ideolojik tarama’ ve öğrenciler üzerinde psikolojik baskı uygulama olarak tanımlıyor. Tekrarlanan sorgulamalara ve tehdit edici sorulara atıfta bulunan Konsey, bazı okullardaki atmosferin kaygı ve gerginlikle dolu hale geldiğini belirtti. Kurum daha önce protestolar sırasında en az 200 öğrencinin öldürüldüğünü bildirmişti" denildi.
Protestolar, Aralık ayı sonunda gıda fiyatlarındaki artış ve hiper-enflasyonla bağlantılı ekonomik şikâyetlerle başladı.
Güvenlik güçleri yüzlerce kişiyi protestolar sırasında ve gece baskınlarında gözaltına aldı; bazı kişiler hastanelerden alındı. İnsan hakları örgütleri, zorla kaybetme ve avukatsız tutuklamalara dikkat çekti. (MA)