İran, ABD'nin ateşkes teklifini neden reddettiğini açıkladı; Hürmüz için protokol hazırlanıyor
İsmail Bekayi, ABD’nin 48 saatlik ateşkes teklifini neden reddettiklerini açıklayarak, 'Amaç saldırıların kalıcı biçimde sona ermesi' dedi. Dışişleri Sözcüsü, Hürmüz Boğazı'nda yeni bir güvenlik protokolü üzerinde çalışıldığını da bildirdi
Artı Gerçek - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.
İRAN ATEŞKES TEKLİFİNİ NEDEN REDDETTİ?
Bekayi, İran’ın ABD tarafından önerilen 48 saatlik ateşkes teklifini neden geri çevirdiğine ilişkin bir soruyu, şöyle yanıtladı:
"Sebebi tecrübedir. Ateşkes, cinayetlerin devam etmesi için güç toplama ve teçhizat yenileme anlamına gelir. Bizim talebimiz, bu uğursuz döngünün bir daha tekrarlanmayacağından emin olunarak dayatılan bu savaşın sona ermesidir. Bunun garantisinin ne olduğunu sorabilirsiniz. Garanti, düşmanın bir daha saldırıya cüret edemeyecek şekilde pişman edilmesidir. Peki uluslararası hukuki bir garanti var mı? Hayır, yok."
'AZERBAYCAN'DAKİ DURUM TÜRKİYE İÇİN DE GEÇERLİ'
Sözcü Bekayi, Nahçıvan'a yönelik saldırıya ilişkin bir soruya ise şu yanıtı verdi:
"Eğer Azerbaycan Cumhuriyeti ile ilgili konuyu kastediyorsanız, biz açıkça belirttik ki İran tarafından Azerbaycan'a yönelik herhangi bir atış gerçekleştirilmemiştir. İki tarafın cumhurbaşkanları ve dışişleri bakanları arasındaki görüşmelerin yanlış anlaşılmaları giderdiğini düşünüyorum. Aynı durum Türkiye için de geçerliydi. Türkiye konusunda da bizim tarafımızdan bir atış yapılmadığını açıkça ifade ettik. Dolayısıyla iki ülke arasında bu anlayışın mevcut olduğunu ve bir sorun varsa bile yapılan görüşmelerden sonra çözüldüğünü düşünüyorum."
'UMMAN İLE HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN GÜVENLİ GEÇİŞ İÇİN PROTOKOL HAZIRLAMAK ÜZERE ÇALIŞIYORUZ'
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, İran ve Umman arasında dün Hürmüz Boğazı konusunda gerçekleşen toplantının detaylarına ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
"Bu toplantı, İran İslam Cumhuriyeti ve Umman Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde gerçekleştirildi. Son 30 küsur gündür, ABD ve Siyonist rejimin İran'a dayattığı savaş nedeniyle, uluslararası hukuk çerçevesinde bu su yolunun güvenliğini korumak ve saldırgan eylemlere alet edilmesini önlemek adına saldırgan taraflara ait veya onlarla bağlantılı gemilerin geçişine izin vermeyeceğimizi belirttik.
Aynı zamanda, hasım olmayan ülkelere ait gemilerin güvenli geçişini sağlamak için gerekli tedbirler düşünülmüş ve düzenlenmiştir. Bu su yolunun güvenliğini kendi ulusal güvenliğimizin bir parçası olarak tanımlayan bir ülke olarak; savaş koşullarında olmamıza ve önceliğimizin vatan savunması olmasına rağmen, oldukça sorumlu bir kararla Hürmüz Boğazı'na kıyısı olan diğer ülke olan Umman ile görüşmelere başlama kararı aldık.
Bu görüşmelerin amacı, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişine yönelik bir protokol ve uygulama yönergesi üzerinde çalışmaktır. Toplantı, Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde yapılmıştır ve bu görüşmelerin bir sonuç alınana kadar devam edeceğini düşünüyoruz."
ALTYAPIYI HEDEF ALAN SALDIRILAR
Sözcü, İran'ın altyapılarının hedef alınmasına Tahran'ın vereceği yanıtın ne olacağına ilişkin bir soruyu, "İtidalli davranmanın esasen hiçbir anlamı yoktur. Dolayısıyla İran İslam Cumhuriyeti'nin ülkesini savunmak için düşmanı pişman etmek adına hem içeride hem de bölge düzeyinde tüm kapasite ve kabiliyetlerini kullanması son derece doğaldır" diye yanıtladı.
'İRANLILAR TAŞ DEVRİ'NDE DAHİ EDEPLİ KONUŞURLARDI'
Bekayi, "ABD Başkan Donald Trump'ın hakaretamiz dili ve İran'a yönelik tehditleri karşısında İran'ın resmi pozisyonunun ne olduğuna" ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:
"Eğer benden medeni ve kültürlü bir milletin temsilcisi olarak o sözleri ağzıma almam dahi bekleniyorsa, kesinlikle bundan mazurum. Zira İranlılar çocukluktan itibaren edep ve nezaketle konuşmayı öğrenirler. Onlar Taş Devri'nde bile edepli konuşurlardı.
Trump’ın üslubu ne büyüklüğün ne de özgüvenin göstergesidir; aksine psikologların bu tür bir dilin kullanılma sebebini incelemesi gerekir. Defalarca tekrarlanan 'ültimatom' ve benzeri konulara gelince; büyüklerimizden biri bu üslubun aslında 48 saatlik değil, 48 yıllık olduğunu belirtmişti. Yani yıllardır bu tür bir üslupla İranlılar korkutulmaya çalışılıyor. Oysa İranlılar ülkelerini savunurken asla bu tür ültimatomlara boyun eğmeyeceklerdir.
Savunma ve yanıt verme konusunda da İran'ın yaklaşımında hiçbir tereddüt oluşmayacaktır. İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri her türlü tecavüze karşı nasıl hareket edeceklerini göstermişlerdir."
SAVAŞIN SONUÇLANMASI
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, savaşın sona erdiği bir senaryoya ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Savaşın İran'ın zaferi ve gururuyla sonuçlanması, tüm bölge ve dünya için çok parlak bir yarın anlamına gelecektir. İran'ın bu savaştaki zaferi; hukukun üstünlüğünün, uluslararası hukukun ve insanlık onurunun savunulmasının zaferi anlamına gelecektir. İran'ın ABD saldırganlığına karşı gösterdiği yiğitçe savunmayı, bölge ülkelerini korkutmaya çalışan taraflar, şu apaçık gerçeği kasten görmezden geliyorlar: İran İslam Cumhuriyeti, 28 Şubat'tan önce bölge ülkelerine tek bir mermi bile fırlatmış mıydı? Umman bir arabulucu olarak İran'ın ABD ile diplomatik görüşmelerini üstlenmemiş miydi? 2015 yılındaki asıl nükleer anlaşma (KOEP) bölgeden bir ülkenin, yani Umman'ın katılımıyla başlamamış mıydı? Son 4-5 yıldaki birçok diplomatik toplantımız Umman'da, BAE'de ve bölgedeki diğer ülkelerde yapılmadı mı? Diplomatik ilişkimizin olmadığı Bahreyn ile bile ABD ile her diplomatik görüşme yaptığımızda, Dışişleri Bakanımız derhal Bahreynli mevkidaşını bilgilendirmiyor muydu?
Sahadaki gerçeklik gösteriyor ki ABD'nin askeri varlığı bölgemize güvensizlikten başka bir şey getirmemiştir. Eğer komşu ülkelerin toprakları İran'a saldırmak ve tecavüz etmek için kullanılmasaydı, kesinlikle bölge ülkelerine doğru tek bir İHA'nın bile ateşlenmesine izin vermezdik. Sorun bizde değil. Biz İran'dan kalkıp Meksika Körfezi'ne ya da ABD'nin doğu ve batı kıyılarına gidip onlara karşı eylemde bulunmadık. Dolayısıyla İran'ın bu savaştaki zaferi; bölge ülkeleri için barış, güvenlik ve karşılıklı güvene dayalı çok parlak bir gelecek hazırlayacaktır." (DIŞ HABERLER-ANKA)
İran ve ABD'ye ateşkes planı sunulduDünya
3 Türk gemisi Hürmüz Boğazı'ndan geçtiPolitika