İsviçre’de deport merkezinde tutulan iki Kürt sığınmacı açlık grevine başladı
Zürih Havalimanı Cezaevi’nde sınır dışı edilmek üzere tutulan Ahmet Tabu ve Mehmet Agid Bağdu, iltica süreçleri devam ederken gözaltına alındıklarını belirterek açlık grevine başladı. İki isim de Türkiye’ye gönderilmeleri halinde ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kalacaklarını söyledi
Artı Gerçek - İsviçre’de sınır dışı edilmek üzere Zürih Havalimanı Cezaevi’nde tutulan Ahmet Tabu ve Mehmet Agid Bağdu, maruz kaldıklarını belirttikleri uygulamaları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladıklarını duyurdu.
Daha önce ailesinin uzun süre haber alamadığı Ahmet Tabu, cezaevinden ulaştırdığı açıklamada, Frauenfeld Göçmenlik Dairesi’ne kimlik değişikliği işlemleri gerekçesiyle çağrıldığını ancak burada dosyasının düşürüldüğü gerekçesiyle gözaltına alındığını söyledi.
Dosyasının düşürüldüğüne ilişkin kendisine herhangi bir resmi karar tebliğ edilmediğini belirten Tabu, buna rağmen sınır dışı edilmek üzere ters kelepçeyle cezaevine götürüldüğünü ifade etti.
Cezaevine girişte çıplak aramaya maruz bırakıldığını belirten Tabu, mahkeme sürecinde de hakimin sert tutumuyla karşılaştığını belirtti. Yaşadığı uygulamaları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladığını duyuran Tabu, durumunun kamuoyu tarafından bilinmesini istedi.
Üç yıldır İsviçre’de bulunduğunu belirten Mehmet Agid Bağdu da yaptığı açıklamada, iltica başvurusuna ilişkin iki ret kararı aldığını, ancak bu kararlara yaptığı itirazların sonuçlanmasını beklerken dosyasının düşürüldüğü gerekçesiyle gözaltına alındığını söyledi.
Bağdu, daha sonra sınır dışı edilmek üzere Zürih Havalimanı Cezaevi’ne götürüldüğünü ve yaklaşık iki haftadır burada tutulduğunu ifade etti. Türkiye’ye gönderilmesi halinde yaklaşık yedi yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını öne süren Bağdu, yaşadıklarını hukuksuzluk olarak nitelendirdi.
Bağdu, maruz kaldığını belirttiği uygulamaları protesto etmek amacıyla 2 Haziran 2026 tarihinde cezaevi yönetimine dilekçe verdiğini ve açlık grevine başladığını açıkladı.
Her iki isim de kamuoyuna yaptıkları çağrıda, yaşadıkları sürecin insan hakları kuruluşları ve ilgili kurumlar tarafından incelenmesini talep ederek, sınır dışı edilmeleri halinde karşılaşabilecekleri risklere dikkat çekti. (Evrensel/Elif Ekin Saltık)