Plaza de Mayo Anneleri’nin sembol ismi hayatını kaybetti

Arjantin’de askeri diktatörlük döneminde kaybedilenlerin akıbetini arayan Plaza de Mayo Anneleri’nin simge isimlerinden Sara Luján, 100 yaşında yaşamını yitirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, Luján için yayımladığı başsağlığı mesajında 'Adalet çığlığıydı' ifadelerini kullandı

Plaza de Mayo Anneleri’nin sembol ismi hayatını kaybetti

Artı Gerçek -

Artı Gerçek - Arjantin’de askeri diktatörlük döneminde kaybedilen çocuklarının akıbetini arayanların oluşturduğu Plaza de Mayo Anneleri hareketinin kurucularından Sara Coca Luján de Molina, 20 Mart’ta hayatını kaybetti. İnsan hakları mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Luján, ölümünden yalnızca birkaç gün önce 100 yaşına girmişti.

Luján’ın vefatı, 1976’daki askeri darbenin 50. yıl dönümüne denk geldi.

Sara Luján, 1976-1983 yılları arasındaki askeri diktatörlük döneminde gözaltında kaybedilen binlerce kişiden biri olan oğlu Raúl Mateo Molina’nın akıbetini öğrenmek için mücadele başlattı. Mart 1976’da cunta rejimi tarafından kaçırılan Luján, yaklaşık bir yıl boyunca farklı gözaltı merkezlerinde tutuldu ve işkence gördü.

Bu süreçte, Ekim 1976’da Córdoba Ulusal Üniversitesi’nde mimarlık öğrencisi olan oğlu Molina da kaçırıldı. “La Perla” adlı gizli gözaltı merkezine götürülen Molina’nın aynı gün öldürüldüğü, cenazesinin ise ailesine teslim edilmediği öğrenildi.

Serbest bırakıldıktan sonra oğlunun kaybedildiğini öğrenen Luján, insan hakları mücadelesine katılarak kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için aktif rol üstlendi.

HATİMOĞULLARI: ADALET ÇIĞLIĞIYDI

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Sara Luján’ın ölümünün ardından bir mesaj yayımlandı.

Hatimoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Beyaz başörtüsünün onurlu direnişini dünyaya duyuran, Plaza de Mayo Anneleri’nin kurucularından hayatını kaybeden Sara Luján’ı saygı ve sonsuz minnetle anıyorum. Onun Plaza de Mayo Meydanı’nda attığı her adım, yalnızca bir annenin yürüyüşü değil; kayıplara, inkâra ve cezasızlığa karşı yükselen bir adalet çığlığıydı. Tıpkı Cumartesi Anneleri’nin her hafta cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda yükselttiği çığlığı gibi… Ardında bıraktığı onurlu mücadele büyümeye, ektiği tohumlar ise dünyanın dört bir yanında çiçek açmaya devam edecek.” (HABER MERKEZİ)