Atilla Yeşilada'dan korkutan senaryo: "Bir ay daha sürerse dünya kepenk kapatacak"

Ünlü ekonomist Atilla Yeşilada, Hürmüz Boğazı krizinin bir ay daha sürmesi halinde küresel ekonominin durma noktasına geleceğini tahmininde bulundu, petrolün 110 dolara fırlayabileceğini, Türkiye'de enflasyonun yeniden 35'lere tırmanabileceğini öne sürdü.

Atilla Yeşilada'dan korkutan senaryo: "Bir ay daha sürerse dünya kepenk kapatacak"

Mesele Ekonomi YouTube kanalında Semih ile birlikte gündemi değerlendiren ekonomist Atilla Yeşilada, İran-ABD çatışması ve Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın dünya ekonomisi için saatli bombaya dönüştüğünü söyledi. Yeşilada, "Hürmüz'den hiç mal çıkmıyor. İran'ın piyasaya sürdüğü mallar ve Arap ülkelerinin boşalttığı tankerlerle yaklaşık iki ay zaman kazandık ama stoklar bitiyor. Bu savaş bir ay daha sürerse dünya kepenk kapatacak" ifadelerini kullandı. Ünlü ekonomist, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol'un da benzer bir uyarı yaptığını hatırlattı.

Yeşilada'ya göre asıl darbe rafine ürünlerde yaşanıyor: Ham petrol yüzde 10 artarken mazot, jet yakıtı ve ısınma yakıtlarındaki artış yüzde 30'u buldu. Kötü senaryoda petrolün 100-110 dolara kadar çıkabileceğini belirten Yeşilada, bu durumda "enflasyondan tamamen havlu atılacağını", ulaşım ve enerji zamlarıyla bütçesi daralan vatandaşın giderek fakirleşeceğini ve piyasanın kuruyacağını söyledi. Yine de baz senaryosunun iyimser olduğunu vurgulayan ekonomist, "Bu iş bir ayda çözülür, petrol yaz sonuna doğru 60 dolara düşer görüşünü kuvvetle savunuyorum. Pakistan, Suudi Arabistan ya da Çin devreye girer, eski mutabakata döneriz" dedi.

Bütçeye tam not: "Baskın seçim muhabbeti kapansın"

Yeşilada, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıkladığı bütçe verilerini ise başarılı buldu. İlk 6 ayda bütçe açığının milli gelirin yüzde 2,5'ine gerilediğini, 500 milyar liraya yakın faiz dışı fazla verildiğini belirten ekonomist, "Ekonomiden yaklaşık 10 milyar dolar para çekilmiş. Bu küçümsenecek başarı değil" değerlendirmesini yaptı. Devlet ihalelerindeki kısıntıyı da işaret eden Yeşilada, harcama disiplininin erken seçim hazırlığı olmadığının kanıtı olduğunu savundu: "Baskın seçim muhabbeti kapansın. Bu söylentiler yabancı yatırımcıyı çok ürkütüyor, Türkiye'ye zarar veriliyor."

Büyüme tahmini şoke etti: "Yüzde 2'nin altı, hatta sığ resesyon"

Piyasa beklentilerinin 2026 büyümesini yüzde 3'ün üzerinde gördüğünü hatırlatan Yeşilada, kendi tahmininin çok daha karamsar olduğunu açıkladı: "Biz bu sene yüzde 2'nin altında büyüme bekliyoruz. Birinci çeyrekte binde bir büyüdük." Daha da çarpıcı olanı, ünlü ekonomiste göre enflasyonun sadece talep yoluyla düşmesi için büyümenin yüzde 1'lere inmesi, hatta 6 ay sürecek sığ bir resesyona tahammül edilmesi gerekiyor.

Konut ve otomotiv verileri de bu tabloyu doğruluyor. İlk 6 ayda konut satışları yüzde 3,1, reel fiyatlar ise yüzde 7 geriledi. Yeşilada, dolar bazında konut fiyatlarının 2010 seviyesine döndüğünü belirterek "Konut alıp para kazanacağım diyenler 15 yıldır kazanamıyor. Deniz bitti, vatandaş daha fazla borçlanamıyor" dedi.

Merkez Bankası'na "sünnet tarihi" göndermesi

Temmuz toplantısında Merkez Bankası'ndan faiz indirimi beklemediğini söyleyen Yeşilada, asıl kritik dönemin Eylül olduğunu vurguladı. Hürmüz krizi çözülürse Eylül'de indirim beklediğini belirten ekonomist, kötü senaryo için ise şu çarpıcı soruyu sordu: "Petrol 110'a, enflasyon 35'e çıktı diyelim. Faiz artırmaya cesaretin var mı? Bu senin kredibilite sınavın, ergenlikten yetişkinliğe geçiş sınavın." Yeşilada yine de mevcut Merkez Bankası yönetimine güvendiğini, gerekirse faiz artışına gideceğini düşündüğünü ekledi.

Borsa yorumu: "Endeks çok daha yükseği hak ediyor"

Borsa İstanbul'un "büyük şanssızlıklar" yaşadığını söyleyen Yeşilada, endekste ağırlığı yüksek 4-5 hissedeki garip hareketlerin piyasayı aşağı çektiğini belirtti. Makroekonomik açıdan ve yatırımcı hissiyatı açısından endeksin çok daha yüksek seviyeleri hak ettiğini savunan ekonomist, S-400 sorununun çözüleceğine dair açıklamalara rağmen piyasanın tepki vermemesini eleştirdi: "S-400 kaç defa satışa sebep oldu, şimdi alışa sebep vermiyor."

Yeşilada, siyasette ise sonbaharla birlikte "yeni bir paradigmaya" girileceğini, erken seçim yerine önce anayasa referandumunun denenebileceğini ve Türkiye'de siyasi yelpazenin kökünden yeniden şekilleneceğini öngördü.