WSJ uzmanlara sordu: Dolardaki yükseliş sürecek mi?

WSJ uzmanlara sordu: Dolardaki yükseliş sürecek mi?
Yayınlanma:
A+ A-
Wall Street Journal gazetesi, Amerikan dolarının değerinin Fed'in faiz artışları sonucu yükselmesinin dünya için ne anlama geldiğini masaya yatırdı. Uzmanlar, yüksek doların başka ülkeleri zora sokmasına rağmen bir müdahale beklenmediğini söyledi.

Artı Gerçek - ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonu düşürmek için peşpeşe gerçekleştirdiği faiz artırımları doların dünya çapındaki değerini yükseltirken, bu durumun küresel çaptaki sonuçları ABD'de de tartışma konusu.

Amerikan finans gazetesi Wall Street Journal (WSJ), doların yükselmesinin hem ülke içinde hem de özellikle gelişmiş ülkelerde yol açtığı sonuçları masaya yatırdı. Gazete, güçlü bir doların küresel çapta karmaşaya yol açma riski taşıdığını ama ülke içinde enflasyonla mücadeleye yardım etmesi nedeniyle yakın zamanda herhangi bir müdahale beklenmediğini yazdı.

Haberde, Fed'in ABD'de son yılların en yüksek seviyesine çıkan enflasyonla mücadele için gerçekleştirdiği faiz artışlarının Amerikan dolarını hızla yükselttiği ve yatırımcıların dolara endeksli varlıklara yönelmesine yol açtığı belirtildi. Doların bir dizi diğer para birimine göre değerini ölçen WSJ Dolar Endeksi'ne göre, bu yıl yüzde 16 oranında değer kazandığı aktarıldı.

'YAKIT VE GIDAYI İTHAL EDEN ÜLKELER İÇİN ZOR'

WSJ, bu durumun küresel çaptaki etkisini şöyle özetledi:

"Doların diğer para birimlerine kıyasla yükselmesi dünya çapında birçok başka üzerinde baskı yaratıyor, dolara endeksli ithal ürünlerinin maliyetini ve dolar bazlı borçları artırıyor. Bu durum özellikle, büyük borçlarla boğuşan, yakıt, gıda ve diğer ürünlerinin büyük kısmını ithal eden kalkınmakta olan ekonomiler için zorlu.

İthalat maliyetleri artarken, zengin ekonomiler de sorunlarla karşılaşıyor. Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Japonya, kısa süre önce para birimi yeni desteklemek için döviz piyasalarına müdahalede bulundu."

'HAZİNE BAKANLIĞI MÜDAHALE ETMEZ'

Ancak gazeteye konuşan ekonomistlere ve ABD Hazine Bakanlığı'nın eski yetkililerine göre, döviz politikalarını belirleme yetkisi bulunan bakanlığın, dolardaki değer artışına karşı yakın zamanda müdahale etmesi beklenmiyor. Buna göre, Fed'in faiz artışlarına devam etmesi öngörülürken, döviz kurlarına yönelik herhangi bir müdahalenin doların değerindeki etkisi sınırlı olacak. İkincisi, doların güçlü olmasının ABD içinde enflasyonu kontrol altına alması nedeniyle, Hazine Bakanlığı'nın özellikle de kasımdaki Kongre ara seçimleri öncesinde enflasyonu yükseltecek bir hamle yapması muhtemel değil.

'BAŞKA ÜLKELERDEN ŞİKÂYET GELEBİLİR AMA...'

ABD Hazine Bakanlığı'nın eski üst düzey yetkililerinden Mark Sobel, WSJ'ye demecinde "Bakanlık, doların güçlü olmasının yurt dışından şikâyetlere yol açmasından ve zaman içinde ABD'de de korumacı baskılara yol açmasından endişe duyabilir. Fakat kısa vadedeki en iyi strateji, seslerini çıkarmamak" dedi.

'1985 SENARYOSU TEKRARLANMAZ'

ABD geçmişte, döviz piyasalarına çok ender müdahalelerde bulundu. Bu müdahalelerin en bilineni, 1985 yılında ABD, İngiltere, Japonya, Batı Almanya ve Fransa'nın doların değerini düşürmek için ortak karar aldığı, New York'ta imzalandığı otele atfen Plaza Anlaşması adıyla bilinen mutabakat olmuştu. Plaza Anlaşması sonrasında doların değeri düşmüş ve yen yükselmişti. Ancak bu müdahale, Fed'in faiz artışlarını yavaşlatması sonucu maliye bakanlarının ve Hazine'nin müdahale alanı bulabildiği bir dönemde gerçekleşmişti.

Barack Obama yönetiminde Hazine Bakanlığı'nın uluslararası işler müsteşarlığını üstlenen Nathan Sheets, şu an Fed'in faiz artırımları devam ederken döviz piyasalarına benzer bir müdahalenin işe yaramayacağı görüşünde. Sheets, böyle bir adımın faiz artışları nedeniyle doların değerini düşürmekte başarılı olacağına inanmadığını söyledi. Sheets, Biden yönetiminin "doların gücünü kabul etmekten başka gerçekçi bir şansı olmadığını" belirtti.

'DİĞER MERKEZ BANKALARI HIZLA FAİZ ARTIRABİLİR'

WSJ'nin haberinde, bu durumun doların dünya çapındaki yükselişinin bir kısır döngüye yol açma riskinden de söz edildi. Biden yönetiminin düşük enflasyon görmek istediği için adım atmasının beklenmediği belirtilen haberde şöyle devam edildi:

"Fakat doları güçlendirmenin küresel ekonomiye yönelttiği riskler hızlanabilir. Dünya çapındaki merkez bankaları kendi ülkelerinde enflasyonla savaşmak ve para birimlerinin daha da değer kaybetmesini engellemek için faiz oranlarını beklenenden daha hızlı artırmak zorunda hissedebilir.

Bu çabaların bileşimi, küresel ekonomik yavaşlamayı daha kötü hale getirebilir. Giderek daha fazla yatırımcı Amerikan dolarını bir sığınak olarak görebilir; bu da doların değerini daha da artırıp daha fazla piyasa istikrarsızlığı riskini doğurabilir."

'KÜRESEL PANİĞİ YATIŞTIRMA ADIMI GELMEZ'

Cornell Üniveritesi'nden ekonomist Eswar Prasad ise bu risklerin birikmesine rağmen ABD'nin, güçlü bir doların bizzat Amerikan ekonomisine doğrudan bir tehdit hale gelmemesi halinde herhangi bir müdahale beklemediğini söyledi. Şu ana dek ABD'ye yönelik risklerin sınırlı, faydaların ise somut şekilde hissedilir olduğunu söyleyen Prasad, "Hazine'nin veya Fed'in dünyanın diğer yerlerindeki finansal paniği yatıştırmak için ciddi bir adım atmasını beklemiyorum" dedi. (DIŞ HABERLER)