AYM: Barış Akademisyenleri'ne verilen disiplin cezasını ‘ifade özgürlüğünün ihlali’ saydı

AYM: Barış Akademisyenleri'ne verilen disiplin cezasını ‘ifade özgürlüğünün ihlali’ saydı
Yayınlanma:
Güncelleme: 03 Ağustos 2022 01:09
A+ A-
Kararda Cumhuriyet Başsavcı vekili olduğu dönemde 733 akademisyen hakkındaki soruşturmayı yürüten ve 3 akademisyenin tutuklanmasına neden olan AYM üyesi İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Barış için Akademisyenler bildirisine imza attıkları gerekçesiyle disiplin cezası verilen akademisyenlerin ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti. Oy birliği ile alınan AYM kararında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili olduğu dönemde 733 akademisyen hakkındaki soruşturmayı bizzat yürüten ve 3 akademisyenin tutuklanmasını sağlayan AYM üyesi İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor.

TAZMİNAT ÖDENECEK

T24'te yer alan habere göre AYM, barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle haklarında hem adli hem idari soruşturma başlatılan ve disiplin cezası verilen akademisyenlerin başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, aralarında Deniz Pelin Dinçer Akan, Işıl Çakan Hacıibrahimoğlu, Rabia Beyza İnan, Çağatay Yağcı ve Ayşe Nevin Yıldız’ın da bulunduğu akademisyenlere disiplin cezası verilmesini ifade özgürlüğünün ihlali saydı. Başvuruculardan ikisine 10 bin diğerlerine 13 bin 500 lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

KANUNİ BOŞLUK OLUŞTU

Kararın gerekçesinde, Yüksek Mahkeme’nin daha önce açılan bir davada, akademisyenlerin disiplinle ilgili işler yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki kurallara tabi kılınamayacağı yönünde karar vererek, bu konuda Yükseköğretim kanununa eklenen maddeyi iptal ettiği hatırlatıldı. Ancak iptal kararından sonra, kanun koyucunun bir süre bu konuda düzenleme yapmadığına ve bu nedenle öğretim elemanlarının eylemlerinin disiplin yönünden değerlendirilmesinde uygulanacak kural yönünden bir yasa boşluğu oluştuğuna değinilen kararda, bu süreçte Danıştay’da açılan başka bir davada da 657 sayılı kanunun ilgili bölümlerinin uygulanması yönünde karar çıktığına ve YÖK’ün de bunu uygulamaya koyduğuna atıfta bulunuldu.

Kararda, öğretim üyelerinin statülerinin özel kanunla belirlendiğine dikkat çekilerek, "Kanun boşluğu kanun koyucu tarafından doldurulmadığı müddetçe 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'ndaki ilgisiz bir yollama üzerinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki hükümler bahse konu hukuksal boşluğun doldurulmasında kullanılamaz" denildi. "Mevcut yollamaların, kanun koyucunun öngörmediği iptal kararı sonrasında oluşan kural eksiliğini kapsayacak şekilde genişletilmesinin kanun sistematiği ile bağdaşmayacağı" kaydedilen kararda, Danıştay dairelerinin verdikleri kararlar arasında dahi uygulanacak kuralın belirlenmesindeki madde atıflarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu işaret ettiğine ilişkin fikir birliği olmadığı anlatıldı.

'KANUN KOYUCUNUN İRADESİNE AYKIRI'

Kararda, şöyle denildi: "Sonuç olarak kanun koyucu, normun iptaline ilişkin kararın yürürlüğe girmesi için verilen sürede düzenleme yapmayarak bir tercihte bulunmuştur. Dolayısıyla oluşan hukuksal boşluğun kanun koyucunun iradesi ile ortaya çıktığı kabul edilmelidir. Bu nedenle derece mahkemelerinin ilgili YÖK kararı ve yüksek yargı kararlarından hareketle öğretim elemanlarının Anayasa'da vurgulanan özelliklerini ve kanun koyucunun iradesini gözetmeksizin 657 sayılı Kanun'a başvurması, Anayasa'nın amir hükmüne ve kanun koyucunun düzenleme yapmamak yönündeki iradesine aykırı bir yorum olmuştur"

KARARIN ALTINDA FİDAN'IN İMZASI VAR

Öte yandan AYM Birinci Bölümü’nün oy birliği ile aldığı kararda, İstanbul’da terör suçlarından sorumlu Cumhuriyet Başsavcı vekili olduğu dönemde, 3 akademisyenin tutuklanmasını sağlayan ve toplam 733 akademisyen hakkındaki soruşturmayı bizzat yürüten AYM üyesi İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. Fidan, Kasım 2021’de Yargıtay üyeliğine seçilmiş, tek bir dosyaya dahi bakmadan Ocak 2021’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından AYM üyeliğine atanmıştı.