'Barajlarla, kimliksizleştirme ve hafızasızlaştırma politikaları uygulanıyor'

'Barajlarla, kimliksizleştirme ve hafızasızlaştırma politikaları uygulanıyor'
Yayınlanma:
A+ A-
Barajların enerji ihtiyacından kaynaklı yapılmadığını belirten Makina Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Zilan Deresi'nde yapılmak istenen HES projesinin bir an önce durdurulmasını istedi

Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK - Van’ın Erciş ilçesinde bulunan Zilan Deresi’ne Hidroelektrik Santrali (HES) projesi yapılmasına tepkiler sürüyor.  Makina Mühendisleri Odası (MMO) Diyarbakır Şubesi, Zilan deresinde yapımı süren HES projesine ilişkin basın toplantısı düzendi.  Açıklamayı MMO Diyarbakır Şube Sekreteri Serdar Işık okudu.

DANIŞTAY DURDURMA KARARI VERMİŞTİ

Zilan deresinde devam eden HES projesinin yapım süreci hakkında bilgi veren Işık, bir şirketin aldığı ruhsat üzerine baraj inşaatına 2014 yılında başlandığını hatırlattı. Yurttaşlar ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin itirazı üzerine baraj yapım çalışmaların Danıştay tarafından durdurulduğunu hatırlatan Işık, mahkeme kararı ile dururulan sürecin Van Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün 30 Mart 2012 tarih ve 14 No’lu “ÇED gerekli değildir” kararı le yeniden başladığına dikkat çekti.

“ÇED gerekli değildir” kararının ardından HES’in yapılacağı arazilere yönelik Bakanlar Kurulu tarafından acil kamulaştırma kararı çıkartıldığını anlatan Işık, enerji ihtiyacına ilişkin yapılan araştıranın sonucunu paylaştı:

“Şube Enerji Komisyonumuzun yaptığı araştırma sonuçlarına EPDK’ya göre ülkemizin 2020 Nisan ayı sonu itibarıyla 91 bin 564 MW olan kurulu gücü içinde hidrolik enerji, 20 bin 831 MW baraj ve 7 bin 883 MW`ı akarsu olmak üzere toplam 28 bin 714 MW ile % 31,21 paya sahiptir. EİGM (Enerji işleri Genel Müdürlüğü) verilerine göre 2019 yılı elektrik tüketimi 291 milyar kW/h olurken, en yüksek puant talebi 30 Temmuz 2019 itibarıyla 45 bin 180 MW olarak gerçekleşmiştir. Yani 2020 Nisan ayı itibarıyla %102 oranında fazla kurulu gücümüz vardır. Bu oran ihtiyacımız olan yedek güç kaynağı oranının yaklaşık 4 katıdır. Kurulu gücümüz ihtiyacı fazlasıyla karşılarken daha fazla elektrik üretmek için Zilan Deresi'ni ve çevreyi katledecek bu santralin devreye sokulmak istenmesi tamamen akıl tutulmasının bir ürünü olsa gerek.”

“KİMLİKSİZLEŞTİRME VE HAFIZASIZLAŞTIRMA POLİTİKALARI UYGULANIYOR”

Zilan Deresinde HES Barajı yapılmasına tepki gösteren Işık, iktidarın dünyada birçok ülkenin bu hastalık ile mücadele ettiği bu dönemi fırsata çevirdiğini söyledi. HES projesinin yapımının sürdüğü Zilan Deresi’nin Kürtler için büyük anlam ifade ettiğini hatırlatan Işık, hükümetin HES projesi ile Zilan Deresi gibi yerleri kimliksizleştirme ve hafızasızlaştırma politikalarını uyguladığını belirtti.

“ZİLAN DERESİNDE YAPILMAK İSTENEN HES PROJESİNDEN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİ”

Baraj yapımının enerji ihtiyacı ile ilgili olmadığını belirten Işık, Hasankeyf’i örnek gösterdi. Ilısu barajının enerji ihtiyacından değil başka kaygılarla yapıldığını ifade eden Işık, “Bölgede yapılan HES’ler çevreyi yok etmekle kalmayıp bölge ve dünya halklarının tarihi ve kültürel zenginliklerini de yok etmektedirler. Topluma gereksiz büyük maliyetleri olan, doğaya ve kültürel zenginliklerimize büyük zarar veren bu anlamsız HES projelerine verilen izinlerin, teşviklerin ve alım garantilerinin durdurulması gerekmektedir. Bu anlamda AKP hükümetini Zilan Deresi'nde yapılmak istenen HES projesinden bir an önce vazgeçmeye ve tüm demokratik kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz” çağrısında bulundu.