'Dışişleri Vakfı' görüşmesinde Zizek'li sunum dalga konusu oldu

Dışişleri Bakanlığı'nı şirketleştireceği gerekçesiyle tepki çeken kanun teklifinin birinci bölümü, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Görüşmeye, AKP'li Cengiz Aydoğdu'nun kanundan pek söz etmediği ama felsefe tarihini anlattığı konuşması damga vurdu.

Artı Gerçek - Dışişleri Bakanlığı'nın denetimsiz şekilde şirketleşeceği ve "paralel yapı" oluşacağı gerekçesiyle muhalefet tarafından sertçe eleştirilen 'Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi'nin birinci bölümü, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanun teklifinin asıl görüşülmesi gereken Dışişleri Komisyonu'nda ele alınmadan Genel Kurul'a getirilmesi muhalefet partilerinin tepkisini çekerken, AKP Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu'nun konuşmasında eskiçağdan başlayıp 21. yüzyıldaki filozof ve tarihçilerden bahsetmesi dalga konusu oldu.

ZİZEK... LENİN... CHURCHILL...

Aydoğdu, kanun teklifine ilişkin Meclis Genel Kurulu'nda yapılan görüşmelerde partisi adına söz alarak 20 dakika boyunda filozof ve tarihçilerden bahsedip düşünürlerin sözlerini alıntıladı. Aydoğdu, sosyolog ve filozof Slavoj Zizek’ten, Eskiçağ'ın Romalı tarihçisi Polybius’tan, İngiltere'nin 2. Dünya Savaşı sırasındaki Başbakanı Winston Churchill’den, Sovyetler Birliği'nin kurucusu Lenin'den ve Türkiye'deki düşünür ve yazarlardan söz etti.

SEZAİ TEMELLİ: ÇOK ETKİLENDİK, 10 DAKİKA DAHA VERİN

Salondaki gülüşmelere rağmen Aydoğdu ek süre de talep edince, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli "Verin, on dakika verin. Yani çok etkilendik konuşmasından" dedi. "Son zamanlarda dinlediğim en karmaşık bir hikayeydi, gezmediğimiz yer kalmadı" diyen Temelli, "1071’den girdik, Churcill’e kadar geldik, onun resim meselesini bile burada konuştuk ama esas meseleye hiç girilmedi" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'DEKİ ENTELEKTÜELLERE YÖNELİK SÖZLERİ KABUL EDİLİR DEĞİL'

Temelli, "Akbaşoğlu da rahatsız olmuş ki esas meseleye kendi girdi... Hatiptir, çeşitli alıntılarla konuştu" derken, AKP'li vekilin "Türkiye'deki entelektüellerin aşağılık kompleksi var" sözlerini de eleştirdi:

"Ama sözlerinin arasında şöyle bir şey vardı yani bütün bu değerlendirmeleri bir kenara bırakıyorum, tarihçiler herhalde bu akşam ciddi bir sıkıntı geçirecekler hatip döndü 'Türkiye'deki entelektüellerin aşağılık kompleksi var' dedi. Bu topraklarda binlerce yılın birikimiyle ve ortaya konmuş bunca eserle bu hayatı tarif ederken Türkiye'deki entelektüellerin aşağılık kompleksi içinde olduğunu söylemesi gerçekten kabul edilebilir bir şey değildir."

İYİ PARTİLİ TÜRKOĞLU: HİÇBİR ŞEY ANLAMADIM

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu da, "Sayın valinin, Milletvekilimizin açıklamasını kanun teklifiyle ilgili konuşulanlar hakkında ne söyleyecek diye 20 dakika boyunca dikkatlice dinledim ancak ben hiçbir şey anlamadım. Mesele bizim anlamamız değil, biz sorularımızı kendi adımıza, aynı zamanda millet adına soruyoruz. Millet acaba bu kanun teklifiyle alakalı sizin iktidar adına 20 dakikalık açıklamanızdan, Allah aşkına, ne anladı?" diye sordu.

SAADET PARTİLİ ÖZDAĞ: ORTAÇAĞ ALİMLERİ DE MEKTUPLAŞIRMIŞ...

Saadet Partisi Grup Başkenvekili Selçuk Özdağ da söz alarak Aydoğdu'nun sözlerini eleştirdiği sırada Genel Kurul'da gülüşmeler oldu. "Ortaçağ alimleri birbirlerine mektup yazarlarmış ve sadece onlar anlarmış birbirlerini" diyen Özdağ, şöyle devam etti:

'KANUNLA İLGİLİ KONUŞSAYDI'

"Gönül isterdi ki Aydoğdu, bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin vermiş olduğu bir kanun teklifi var. Dışişleri Bakanlığı Teşkilatını Güçlendirme Vakfı bu vakıfla ilgili konuşsaydı, kanununu savunsaydı; bu kanundaki denetleme mekanizmasının doğru olduğunu ve aynı zamanda vergilerin, muafiyetlerin doğru olduğunu, bu vakfın aynı zamanda bir paralel yapı olmadığını söyleseydi ve bizi ikna etmiş olsaydı. Burada, bir yandan Gelecek-Saadet Partisi olarak, bir taraftan İYİ Parti olarak, bir diğer taraftan MHP olarak, DEM Parti olarak ve CHP olarak, biz burada kanunla ilgili eleştirilerimizi dile getirdik. Bu eleştirilerimize cevap vermesi lazımdı."

AKP'Lİ AKBAŞOĞLU: ENTELEKTÜEL BİRİKİMİYLE ÇOK GÜZEL TAHLİLLERDE BULUNDU

AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise Aydoğdu'nun çok iyi bir tahlil yaptığını savunup, "Efendim, daha önce mülki idarede önemli görevler üstlenmiş ve hakikaten engin, entelektüel birikimiyle yasama faaliyetlerimize katkıda bulunmuş bir arkadaşımız, dış politikada Dışişlerinin tarihi gelişimi ve felsefi yaklaşımıyla, Türkiye'nin nerede durduğuna ve nereye doğru gideceğine ilişkin bir tahlilde bulundu, çok güzel tahlillerde bulundu" dedi.

'KONUŞMAM İLERİDE ÜNİVERSİTELERİMİZDE OKUTULACAK İNŞALLAH'

AKP'li Aydoğdu ise eleştiriler üzerine söz alarak, "İleride burada benim yaptığım konuşma ve buna karşı gösterilen tepkiler, siyaset tarihi, siyaset usulü, üslubu derslerinde üniversitelerimizde okutulacak inşallah" iddiasında bulundu. Bu sözler, AKP sıralarından alkışlandı.

AYDOĞDU, DALGA GEÇİLEN KONUŞMADA NE DEDİ?

Aydoğdu konuşmasında şunları söyledi:

“İspanyol Filozof Gasset’in bir sözü vardır, ‘İnsanın tabiatı yoktur, tarihi vardır. Bu yüzden, geçmişini tarih olarak yeniden inşa eden topluluklar millet olurlar. Biliyorsunuz, millet olunur devlet kurulur. İnsanın dahil olduğu her beşeri inşada rastlayacağımız gibi tarih de bir devamlılık ve değişim harmanıdır. Bir taraftan ezeli bir süreklilik diğer taraftan nur topu gibi yenilikler. Bu hengame içerisinde ta tarih öncesine kadar giden unsurlar hiç farkında olmadan bugünümüze tesir edebilir. Bu yüzden, rahmetli Cemil Meriç demiştir ki, ‘Her neslin tarihe karşı biricik vazifesi vardır, onu yeniden yazmak.’ Her nesil kendi tarihini yazar kıymetli arkadaşlarım. Esasen, insana ve topluma dair her şeyin iki veçhesi olagelmiştir; değişim ve süreklilik. Devletler sürekliliğin, toplumlar değişimin asli failleridir. Rahmetli Ayvaz Gökdemir ağabeyim ‘Hem kökün hem göğün olacaktır’ demişti.

'CHURCHILL, BAHÇESİNDE OTURUYOR, EŞİ GELİR'

Bu yeniden başlamakla ilgili bir anekdot paylaşmak isterim, Winston Churchill 1955 yılında, hastalık sebebiyle Başbakanlıktan ayrılır. İngiliz Parlamentosu, Churchill’in portresini yapıp ‘Parlamentoya asılacak…’ Churchill, bahçesinde oturuyor, eşi gelir, “Winston, bir ressam geldi, genç bir adam, senin portreni yapmak ister.’ ‘Nasıl birisi?’ der. ‘Modernist olduğunu söylüyorlar.’ ‘Modernist olduğunu söylüyorsa İngiliz değildir, ‘British’ değildir.’ der. ‘Hayır, İngiliz ve modernist olduğunu söylüyor.’ ‘Mümkün değil, biz modernist olamayız çünkü biz hiçbir zaman yeniden başlamak zorunda kalmamış bir milletiz. Alman olabilir, İtalyan olabilir ama…’ Churchill’in bakış açısına bakar mısınız? Modernizm Paris-Londra ekseninde başlamış bir olaydır, bunu kastediyoruz. Kendisini medeniyetin sahibi sayıyor bakış açısıyla. Biz her şeyi değiştirip her şeyi yeniden başlatmak zorunda kalsak da elhamdülillah, nereden başlarsak başlayalım her zaman bizi sonsuz akışa bağlayan, muhteşem bir tarihimiz var…

'İNSANLIK MÜTHİŞ BİR KAPİTALİST ŞİMDİKİ ZAMAN DİKTATÖRLÜĞÜNDE YAŞIYOR'

Slavoj Zizek söylüyordu, ‘İnsanlık bugün öyle bir durumda ki içinde yaşadığı bu sonsuz evrenin sonunun gelebileceğini hayal ediyor, düşünüyor da kapitalizmin sonunun geleceğini hayal etmiyor.’ Yani şu anda bütün insanlık müthiş bir kapitalist şimdiki zaman diktatörlüğünde yaşıyor ve buradan çıkış için bizim çok düşünmemiz, çok çalışmamız gerekiyor."

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul'u 29 Mayıs 2024 Çarşamba günü (bugün) saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

KANUN TEKLİFİ NEYİ ÖNGÖRÜYOR?

AKP'nin hazırladığı Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi, Dışişleri Bakanlığı'nın "teşkilatını güçlendirme ve personel yetiştirme" gerekçesiyle vakıf kurmasını öngörüyor. Kanun teklifinde, vakfın, taşınmaz alıp satma, şirket kurup işletme ve işlettirme yetkilerinin olması planlanıyor. (ANKA)

Öne Çıkanlar