Emek ve Özgürlük İttifakı: Bu ittifak demokrasi, barış, adalet ve hakikat yürüyüşüdür

Emek ve Özgürlük İttifakı: Bu ittifak demokrasi, barış, adalet ve hakikat yürüyüşüdür
Yayınlanma:
Güncelleme: 25 Eylül 2022 02:48
A+ A-
Emek ve Özgürlük İttifakı'nın, Türkiye tarihinin en köklü ittifakı olduğu belirtilen halk buluşmasında, İttifakın barış ve hakikat yürüyüşü olduğu vurgulandı.

Yağmur KAYA 


+GERÇEK- Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) bir araya gelerek oluşturduğu ’emek ve özgürlük ittifakı’, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde halk buluşmasıyla kamuoyuna kuruluşunu açıkladı.

Emek ve Özgürlük İttifakı halk buluşmasına HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan, Mithat Sancar, SYKP Eş Genel Başkanları Canan Yüce ve Cavit Uğur, SODAP temsilcisi Sezgin Kartal, Kezban Konukçu, TÖP temsilcileri Juliana Göze, Perihan Koca, TİP Milletvekili Sera Kadıgil, Erkan Baş, SMF adına Dilşad Cambaz, EMEP başkanı Ercüment Akdeniz, EHP kurucu Genel Başkanı Hakan Öztürk, Özge Akman, ESP Özlem Gümüş, Şahin Tümüklü, Yeşil Sol Parti'den Ayşe Erdem, İbrahim Akın ve daha birçok milletvekili, parti temsilcileri ve yurttaşlarrın katıldığı buluşma  İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Slogan ve sinevizyon gösterimi ile başlayan Emek ve Özgürlük İttifakı halk buluşmasında ilk olarak program çerçevesi okundu. Çerçeve kapsamında, "İnsanca çalışılacak ve yaşanacak ekonomik düzene", "Sermayeye değil emekliye bütçe",; "Halkın egemenliğine dayanan bir demokrasiye", "Kürt sorununda barışçıl ve demokratik çözüm", "Kadınlar için adalet, eşitlik ve özgürlük", "Gençler, engelliler ve dezavantajlı gruplar için eşitlik ve özgürlük", "Doğanın, çevrenin ve kültürel varlıkların korunması" gibi başlıklar halinde sıralandı.

AKMAN: İTTİFAKIMIZ KENDİSİNİ İSMİYLE TANIMLAYAN BİR İTTİFAK

Emek ve Özgürlük İttifakı halk buluşmasında söz alan ilk isim Emekçi Hareket Partisi Sözcüsü Özge Akman oldu. Akman, "Kürt halkına bağrına neden taş bastığını sormak için yola çıktık. Kürt halkına sorunlarını adil ve demokratik bir şekilde çözeceğiz. Büyük deneyimlerden geliyoruz. Bu alanların tek tek yenilmemesi için emekçi, kadın, LGBTİ+lar, birbirimize daha fazla kenetlenmeliyiz. Tek adam rejimi sesimizi boğmaya çalışıyor. Böylede gitmeye niyetliler. Bizim böyle gitmeye niyetimiz yok. Güzel ve güneşli günleri umut etmekten hiç vazgeçmeyen, bugün bu salonu dolduran ve mücadelenin her alanında emek veren tüm dostlar Emek ve Özgürlük İttifakı'mıza ışık getirdiniz. Aslında ittifakımız kendisini ismiyle tanımlayan bir ittifak. Üç temel kavram üzerinden yola çıkıyoruz. Emek için yola çıkıyoruz. Özgürlük için yola çıkıyoruz. Barış için yola çıkıyoruz bugün. Değerli dostlar bugün ülkede mevcut ekonomik yapı, mevcut iktisadi durum her birimizin aslında tarife gerek olmayan bir biçimde büyük bir zorluğun içinden geçiyor. Düşmüşüz dış borcun bataklığına. Her açıdan dışa bağımlılığının vatan madalyanıza düşmüşüz. Gelen ucuz kredilerin betona boğanların her yerin betona boğulduğu bir modelin bataklığına düşmüş durumdayız. Ülkenin bu ekonomik gidişatın sonuçlarını peki insanlar nasıl yaşıyor diye dönüp baktığımızda Bunun yalnızca ve yalnızca enflasyon, yoksulluk ve işsizlik olarak bu yurttaşlara döndüğünü görüyoruz. Hiç tesadüfi değil. Bu ekonomik politikaların sonucu olarak maalesef     Söylüyorum. Çünkü bu ülkede de dünyada da özel sektörün insafına bırakılmış olan temel ihtiyaçlarımızı bize nasıl büyük zorluklarla döndürdüklerini gördük. Temel Temel ihtiyaçlar özel sektörün insanına bırakılamaz" dedi.

ERCÜMENT AKDENİZ: HALKIN İYİNİN EN İYİSİNE SAHİP OLMASI İÇİN GELİYORUZ

"İş, emek, özgürlük" sloganıyla EMEP başkanı Ercüment Akdeniz söz aldı. "Yürüyüşümüz başlıyor" diyerek halkı selamlayan Akdeniz, İran'daki molla rejimine karşı mücadele eden İran halkına selam gönderdi. Akdeniz, "Biz kötünün en iyisine değil, halkımız iyinin en iyisine layıktır. Onun için geliyoruz. İki kutuplu siyasete hayır diyoruz. Meydan boş değil, biz geliyoruz. Emek veriyor, özgürlük geliyor. Halkın ittifakı geliyor. Bu dava başlangıç diyoruz. Yürüyoruz, yolumuz uzun, yolumuz zorlu. Buradan bütün sosyalist partilere, sol demokratik ilerici çevrelere sesleniyoruz. Gelin birleşelim. Öyle azaktan biz dayanışma içindeyiz demekle olmaz. Halk birleşir, birleşin, birleşin, diyor. Ulusların hakkının kendi tayin hakkını savunacaksınız. Öyle kenarından kıyısından Kürt halkının taleplerini görerek solculuk olmaz. Bizim bir düşümüz var: Okula aç giden öğrenciler gözü yaşatmasın diye, anne babaları beslenme çantalarına ne koyacağını düşünmediği bir ülke istiyoruz. Emperyalizm diyecekseniz Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkını tanıyacaksınız. Sosyalistiz diyecekseniz, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam sehpasında yaptığı gibi 'Kahrolsun Emperyalizm' 'Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi!' diyeceksiniz" diye konuştu.

PERVİN BULDAN: İŞÇİLER, KADINLAR İÇİN, DOĞA İÇİN GELİYORUZ

Ardından HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan söz aldı. HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'a ve hasta tutuklu Aysel Tuğluk şahsında tüm hasta tutuklulara selam gönderdi. Pervin Buldan,  kararlı olduklarını yeni bir başlangıçla demokrasinin önündeki engelleri aşmaya geliyoruz" dedi. Çözümü üçüncü yolda olduğunu ifade eden Buldan, "Yolumuz Deniz Poyraz, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkayaların yolu. Barışın hakim olduğu bir toprak, bir coğrafya yaratmak için geliyoruz. Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesi için geliyoruz. Evet onarıcı bir adaleti kanayan tüm yaralarımızı sarmak için, hayata geçirmek için geliyoruz. Toprağımızı, suyumuzu, ağaçlarımızı talandan kurtarmak için geliyoruz. Güzel sabahlara güneşli sabahlara doğmak için hep birlikte yola çıktık, geliyoruz. Rant ve yolsuzluk kanallarını kapatmak için geliyoruz. Emine annemin, Çorlu annelerinin, Roboski ailelerinin, Soma ailelerinin, Cumartesi Anneleri'nin adalet arayışındaki Barış Anneleri'nin ve onların haykırdığı adaleti yaşanır bir hale getirmek için geliyoruz. Evet kadınlar için geliyoruz. Saçı göründüğü için katledilen Mahsa Amini'ye can olmak için geliyoruz. Yarınları, gençlerin geleceği için geliyoruz. Sevgili işçiler sizler için geliyoruz. Sevgili emekçiler sizler için geliyoruz. Evet. Kayyum rejimini darbeler mezarlığına gömmek için geliyoruz sevgili dostlar. Kısacası çözüm gücü biziz" diye konuştu.

MİTHAT SANCAR: BU YÜRÜYÜŞÜ BÜYÜTECEĞİZ

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise şunları söyledi: " Savaşa karşı barışı, sömürüye karşı eşitliği, onuru; talana karşı adaleti; yalana karşı hakikati savunmak için birleştik, bir araya geldik. Ve büyük bir yürüyüşü başlatıyoruz burada. Bu yürüyüş emek ve özgürlük demokrasi ve barış, adalet ve hakikat yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü büyüteceğiz. Büyütmek bizim bu ülkenin halklarına karşı tarihi sorumluluğumuzdur. Bu birliktelik şimdi bir direniş ortaklığı, her türlü zulme zorbalığa, sömürüye savaşa karşı mücadele ortaklığıdır. Ama büyüyecek, genişleyecek bu birliktelik. Ve geleceğin kurucu gücü haline gelecek" diye konuştu.

BARIŞ KAYA: BU İTTİFAK POLİTİK İHTİYAÇLAR ZEMİNİNDE ATILMIŞ BİR ADIMDIR

HDP Eş Genel Başkanlarının ardından, Sosyalist Meclisler Federasyonu Başkanı Barış Kayaoğlu söz aldı. Kayaoğlu, "Direngen, mücadeleci yoldaşlarım. Hepiniz hoş geldiniz. Güç verdiniz bize. Değerli dostlar, sevgili yolcular. Hepimizin bildiği gibi AKP-MHP iktidarı Burjuva Egemenlik Sistemi karşısında, geniş halk yığınlarını, emekçileri sisteme karşısında geniş halk kitlelerini birleştirmek, somut demokratik kazanımlar yaratmak ve önümüzdeki sürecin ortaya çıkaracağı avantajlı ve dezavantajlı siyasal zemini doğru okuyarak siyasal sorun almak ve devrimci temelde hazırlık yapmak günün tayin edici politik görevlerinden biridir. Emek ve özgürlük ittifakı bu politik görevler ve ihtiyaçlar zemininde atılmış önemli adımlardan birini ifade etmektedir bizim için" dedi.

BAŞ: BİZ GEZİ’NİN EN GÜZEL ÇOCUKLARININ YOLDAŞLARIYIZ

SMF Sözcüsü Barış Kayaoğlu'nun ardından kürsüye TİP Genel Başkanı Erkan Baş çıktı. Konuşmasına "Hepinizi Türkiye İşçi Partisi adına, devrimciliğimizin olanca ateşiyle selamlıyorum" diyerek başlayan Baş, "Biz buraya tarihi izlemeye değil, tarihi yeniden yazmaya geldik. Bugün burada Türkiye tarihinin en köklü ittifakını birlikte ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. Baş konuşmasının devamında şunları söyledi: "Emek ve Özgürlük İttifakı Saray Rejimi'ne karşı mücadelenin en kararlı gücüdür. Bizler, bu ittifakı oluşturanlar, ülkemizin halkımızın bu iktidardan kurtulmak için bedeli ne olursa olsun mücadeleyi göze almış insanlarız. Biz Gezi’nin en güzel çocuklarının yoldaşlarıyız. Biz Suruç’ta, 10 Ekim katliamlarında, IŞİD barbarlarına teslim olmayanlarız. Biz kentleri bombalanan seçilmişleri esir alınan her gün, her saat bu ikitdarın baskısına, zorbalığına, hukuksuzluğuna karşı yarım adım bile geri atmayanların temsilcisi olmaya çalışlıyoruz. Dost düşman herkes bilsin bundan sonra aynı kararlılıkla ve mutlaka çok daha güçlü olarak bu mücadeleyi büyüteceğiz ve bu kavga sonuna kadar devam edecek. Yarım adım geri atmayacağız.

‘AKP'Yİ VE ERDOĞAN'I SANDIĞA GÖMECEĞİZ’

Kardeşlerim bizim bir farkımız var. Biz kurtarıcı beklemeyenlerin ittifakıyız. Biz bu 'ülke kurtulacaksa ancak halk birleşirse kurtulur' diyenlerin ittifakıyız. Biz buradan bir kez daha teyit ediyoruz ve söz veriyoruz. AKP’yi Recep Tayyip Erdoğan’ı sandığa gömecek ittifakız biz. Sandığa gömmekle yetinmeyeceğiz. Bir daha ülkemizin başına böyle belalar gelmesin onları ve zihniyetlerini tarihe gömecek ittifakız biz.

‘SARAY'I UTANÇ MÜZESİ YAPTIĞIMIZ GÜNLERİ HAYAL EDELİM’

Kardeşlerim sözlerimi bitirirken teker teker buradaki her yoldaşıma ve sizlerin aracılığıyla sesimizin yetiştiği tüm yurttaşlara yakında yaşanacak değişimi birlikte hayal etme çağrısı yapıyorum. Birlikte düşünelim. Muhtarlıklardan tapu dairelerine bütün devlet kurumlarına astıkları o Tayyip Erdoğan resimlerini el birliği ile indirdiğimiz günlerin hayaliyle hareket edelim. Ankara'daki kaçak saray var ya hadi hep beraber hayal edelim, o kaçak sarayı utanç müzesi yapmıyşız ve çocuklarımızı gezdiriyoruz. Bu ülke tarihinde nasıl rezaletler yaşandığını ve bir diktatörü birlikte devirdiğimizi çocuklarımıza antalıyoruz. Hep birlikte kardeşler şunun hayalini kuruyoruz; geride kalan dönemde gece yarıları Resmi Gazete'yle gelen felaket haberlerini takip etmiş olanlar söylüyorum. Mesela İstanbul Sözleşmesi'nin tekrar yürürlüğe girdiğini, hukuksuzca KHK ile işten atılanların işlerine iade edildiğini, KHK borçlarının silindiğini yazan Resmi Gazete'yi hayal edin. Sürgün edilen kardeşlerimizin hep beraber ülkeye döndüklerini hayal edelim. Kadınların istedikleri her yerde her zaman gezecekleri bir ülkeyi hayal edelim. Çocukların açlık nedir bilmediği, emeklilerin cefa değil sefa sürdüğü bir memleketi hayal edelim. Diyarbakır’da horon Karadeniz’de zeybek, Ege’de çiftetelli, Trakya’da halay çektiğimizi hayal edelim."

PERİHAN KOCA: DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE İÇİN GELİYORUZ

Son olarak Toplumsal Özgürlük Partisi Başkanı Perihan Koca, "Yaşın devrim ve sosyalizm" sloganlarıyla sahneye çıkarak söz aldı. Koca şunları söyledi: Değerli kardeşler toplu bir seçeneğin inşası demokratik bir Türkiye'nin kurtuluşu için son derece tarihsel bir bölümün eşiğinde halkın yegane seçeneği olan ittifakımızın kuruluşu için bir araya geldik. Evet, Özgürlük İttifakı kutlu olsun!  Iİttifakımızı işçilerle, emekçilerle, kadınlarla, gençlerle, LGBTİ+larla,  Alevilerle, Türklerle 'bu gidişat öyle gitmez' diyenlerle bu memleketi her öznesiyle bir olarak, birlik olarak, biz olarak, halklaşarak görüyoruz yoldaşlar. Kutlu olsun."