HDP'li Kaçmaz: Bu ülkede Kürt sorunu değil Türkçü zihniyet sorunu var

HDP'li Kaçmaz: Bu ülkede Kürt sorunu değil Türkçü zihniyet sorunu var
Yayınlanma:
A+ A-
Genel Kurul’da konuşan HDP’li Hüseyin Kaçmaz, Esra Erol'un programında Kürtçenin sansürlenmesiyle ilgili konuştu: Türkiye’de Kürt sorunu değil, ırkçı, faşist etnik Türkçü bir zihniyet sorunu vardır.

Artı Gerçek- Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen 2023 Merkezi Bütçe Kanun Teklifi Maddeleri görüşülmeye devam ediliyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, 12’nci maddeye ilişkin konuştu. Kaçmaz, konuşmasına cezaevlerinde rehin tutulan siyasetçileri selamlayarak başladı, Ekrem İmamoğlu kararı ve Esra Erol'un programında Kürtçenin sansürlenmesine dair açıklama yaptı.

‘DEMOKRASİNİN ÖĞRENİLMESİ ZORDUR’

Ekrem İmamoğlu’na verilen cezaya değinen Kaçmaz, insanların sosyal medyada, “Keşke Selahattin Demirtaş’ın, Mithat Sancar’ın, Pervin Buldan’ın gösterdiği tepkileri bizler zamanında onların belediyelerine kayyım atanırken, başta Selahattin Demirtaş olmak üzere binlercesi tutuklanırken gösterseydik muhtemelen bugünler yaşanmazdı” cümlesini paylaştıklarını belirtti. Kaçmaz, “Bir yerdeki adaletsizlik diğer yerlerdeki adalet için risktir dediğimizde tamda bunu söylüyorduk. Faşizm öyle bir şeydir ki; cepheyi daha fazla genişletmeye, haksızlık ve hukuksuzluk yapmaya, toplumu ele geçirmeye ve çürütmeye çalışır. Ama demokrasinin öğrenilmesi zordur ama öğrenilmesi için sürekli mücadele edilmesi gerekiyor” dedi.

‘HASTANE YAPTINIZ DOKTORLARI KOVDUNUZ’

2023 bütçesinin 3.8 trilyon olduğunu ifade eden Kaçmaz, halktan toplanan vergilerle birlikte bunun 4.5 trilyonu bulduğunu kaydetti. Kaçmaz, “Bu bütçe emeklilerden yoksullardan alıyor. Bu sermaye, faize yandaşlara ve savaşlara harcanıyor. Bu bütçe savaş bütçesidir, bunu biz değil Sayın Canikli’de itiraf etti. AKP iktidarına yine seslenmek istiyorum; köprü yaptınız, geçecek araç yok, yol yaptınız, araca yakıt parası yok. Hastane yaptınız, doktorları kovdunuz, yandaşın vergisini sildiniz, yoksulun tepesine bindiniz, olsun Suriye’de etkiniz, Libya’da masadayız, olsun Kürt anasını görmesin. Mafya, çete eliyle hortumlanan milyonlar, atanmayan binlerce öğretmen, ilaçları karşılanmayan SMA’lı çocuklar, yoksulluktan ve umutsuzluktan intihar eden insanlar, ülkeyi terk etmek isteyen gençler. Yarattığınız ülke tamda bu. Ama olsun Suriye’de sahadayız, Libya’da masadayız, Kürt anasını görmesin” diye belirtti.

‘İKTİDARINIZIN ESERİ YOKSULLUKTAN İNTİHAR EDENLERDİR’

2017 Referandum seçimlerinde iktidarın, “Verin yetkiyi görün etkiyi” dediğini ve 31 milyar Dolar olan dış ticaret açığının bugün 100 milyar Dolar olduğunu kaydeden Kaçmaz, “Yüzde 11 olan enflasyon bugün yüzde 84, o da TÜİK’in açıkladığı rakamlar ama gerçekte 170’lere dayanan bir enflasyon gerçeği var. 4 buçuk TL olan dolar bugün 19 TL. 2018’de 2500 dolar olan asgari ücret bugün 295 dolar oldu. Tabi verildi yetki görüldü etki, ama olsun Kürt anasını görmesin. Ülke hiper enflasyon batağında, kavimler göçü ile boğuşuyor, İstanbul’da deprem olsa yüzbinlerce insanın ölme riski var, suç fırlamış kurumlara güven kalmamış ama olsun Suriye’de etkiniz, Libya’da masadayız, Kürt anasını görmesin. İktidarınızın etkisi çocuğuna pantolan alamayan babadır, iktidarınızın eseri yoksulluktan fön makinasını açıp intihar eden annedir, iktidarınızın eseri borç altında ezilen traktörünü yakan çiftçidir. Sizin iktidarınız et süt yemeyen, ve 6 yaşındaki istismara maruz kalan çocuktur. İktidarınızın halka verdiği düzen; çalış, vergi öde, sorgulama ve vasat yaşa'dır” ifadelerini kullandı.

KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ

Kaçmaz şöyle devam etti: “Kürt düşmanlığının ve savaş politikalarının bu ülkeye 40 yıllık maliyeti 3 trilyon dolardır. Bahsettiğimiz bu yoksulluğun temel kaynağı, savaşta, çatışmada Kürt meselesinin çözümsüzlüğünde ısrardır. Bu sadece maddi kayıplar, hayatını kaybedenler, yaralananlar, hayatı yarım kalanlar, umudunu yitirenler ve bunların hepsi tüm topluma ödetilen bir bedel olarak karşımızda duruyor. Yoksulluğun ve umutsuzluğun temel kaynağı Kürt sorunundaki ısrardır. Kürt meselesindeki ısrar tekçi ve güvenlikçi akıl nedeniyle yoksulluk bugün Türkiye’de yapısal bir hal aldı. Bu bir savaş bütçesidir, dediğimiz gibi; biz değil Canikli’de söylüyordu. 1.2 milyon dolarlık bir mühimattan söz ediliyor ve 40 yıllık maaliyeti de 3 trilyon dolar olarak karşımızda duruyor. 1.2 milyon dolarlık bir bomba atılacağına 60 liradan hesapladığımızda 380 bin öğrenciye bir öğün yemek için kaynak yapılabilir. Ama tercih, savaşta ısrar bu durumun önüne geçiyor.”

SARI TORBA TEHDİDİ

7 yıl önce 14 Aralık 2015 yılında Şırnak’in Cizre ve Silopi ilçelerinde sokağa çıkma yasaklarının yıldönümü olduğunu anımsatan Kaçmaz, şöyle konuştu:

“Birçok cana mal oldu, yaralanlar, o gün bugündür engelli kalan yurttaşlar var. Bu mecliste şunu çok net görüyorum; geçen gün bir vekil arkadaşımız Kürtçe anadilde eğitim talebinde bulunduğu için bu mecliste ‘sarı torba’ ile tehdit edildi. Kürtler Dersimde, Zilan’da, Koçgiri’de, Roboksi’de katledildi. O şehidin helvası ellerinizde kavurmadığı için size tatlı geliyor. Bu kadar rahat başkaların canı üzerinde destanlık, kahramanlık hikayeleri anlatılıyor. Cizre’de neler yaşandı biliyor musunuz? Taybet ana 7 gün sokakta kaldı, Cemile’nin cenazesi bozulmasın diye buzdolabında saklandı. 1920’li yılların aklıyla bugünün Türkiye’sini inşa edemezsiniz. Gönüllü birlikteliği inşa edemediğiniz sürece bu toplum refaha sürülemez. 14 Aralık’ta ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında yüzlerce kayıp yaşadık, bundan ders çıkaralım. Geçmişten ders çıkaralım, bu konuda net bir şekilde politika değişikliği gerekiyor.”

‘KÜRTLER KARDEŞ DEĞİL EŞİT OLMAK İSTİYOR’

Meclis’te Kürtçe konuşulmaya müsaade edilmediğinde neler olduğunu herkesin şahitlik ettiğine vurgu yapan Kaçmaz, Ersa Erol'un programındaki Kürtçe tahammülsüzlüğüne dikkat çekti:

“Esra Erol, Didem Arslan ve Müge Anlı’da da hadsiz bir eylemde bulunmuştu. Bu ülkede Kürt sorunu yoktur, bu ülkede ırkçı faşist etnik Türkçü bir zihniyet sorunu vardır. Bu zihniyet mahkum edilmedikçe bu ülke huzura ve refaha eremez. Kürtler başka halklarla kardeş olmak değil, eşit olmak istiyor. Kardeşlik eşitlik getirmez, eşitlik kardeşlik getirir. Kardeş olmak zorunda değiliz. HDP olarak, Cumhuriyetin 200’ncü yüzyılında Cumhuriyeti gerçek demokrasi ile buluşturacağız. HDP halklar açısından umuttur, emek ve özgürlük ittifakı ile birlikte yeni yaşamı kuracak.” (MA)

Öne Çıkanlar