'İran'daki devrim değil sivil itaatsizlik'

'İran'daki devrim değil sivil itaatsizlik'
Yayınlanma:
Güncelleme: 16 Kasım 2019 02:05
A+ A-
Rejime karşı çıkmanın cezasının idam olduğu İran’da halk korku duvarını yıktı. Gazeteci Savash Porgham 'Bu hareketlerden belki devrim çıkmaz ama ortada ciddi bir sivil itaatsizlik var' diyor

Remzi BUDANCİR

ARTI GERÇEK-
İran’da "Pahalılığa hayır", "Ekonomik sıkıntıya hayır" sloganları ile Perşembe günü Meşhed'de başlayan eylemler başkent Tahran ve dini lider ‘Ayetulah’ların şehri’ olarak bilinen Kum şehrine kadar yayıldı.  İran’da 2009’da "reform" talebiyle başlayan ülke genelindeki protestolardan bu yana en kapsamlı eylemler ile karşı karşıya.  Ekonomik talepler ve darboğazlığa tepki ile başlayan eylemler günler içinde rejim karşıtı niteliğe dönüşmüş durumda. Güvenlik güçleri ile karşı karşıya gelen göstericiler, Başkent Tahran dahil bir çok kentte İran’ın dini rejimi, Cumhurbaşkanlığı makamı ve sistemin aleyhine, "Korkmayın, korkmayın, hepimiz birlikteyiz!", "Diktatöre ölüm"  ve" Seyyit Ali (Hameney) haya et! Ülkeyi bırak" sloganları atıyor. Gösteriler sırasında çok sayıda gözaltlıların olduğu, eylemler sırasında can kayıpların olduğuna dair sosyal medyaya yansıyan bilgiler olsa da, İran’daki eylemlerin hangi aşamada olduğu ile ilgili net bir bilgi yok. İran basının görmediği eylemlere ait görüntüler, sosyal medya ve internet üzerinden yayılıyor. Eylemler başkent Tahran başta olmak üzere, Sari, Reşt, Kum, Hamadan ve Kirmanşah’ta devam ediyor.

EYLEMLER 6 MİLYON KİŞİNİN DEVLET DESTEKLİ FİNANS KURULUŞLARINA PARALARINI KAPTIRMASI ÜZERİNE BAŞLADI

Artı Gerçek’e konuşan İranlı gazeteci Savash Porgham, İran’da devam eden eylemleri, bu eylemlerin boyutunu ve niteliğini değerlendirdi. İran’daki eylemlerin Perşembe günü Meşrep şehrinde "Pahalılığa hayır", "Ekonomik sıkıntıya hayır" sloganları ile başladığına dikkat çeken Savash Porgham, "Eylemler Perşembe günü başladı, Cuma gecesi beklenmedik bir doruğa ulaştı. Ama bunun bir arka planı var. İran’da bir süredir mallarını devlet destekli finans kuruluşlarına kaptıran 6 milyona yakın bir kesimin tepkisi vardı. Zaman zaman eylemler yapıyorlar. Bu eylemler İran meclisinin ve hükümetinin de gündemine gelmişti. Perşembe günü yine böyle başlayan bir eylem, birçok şehre yayılan eylemlerin bir başlangıcı oldu" dedi.

EYLEMLERDE REJİME İSYAN VAR

Eylemlerin Tahran’da devam ettiğini anlatan Porgham, atılan sloganlara dikkat çekerek, şunları söyledi: Atılan sloganların objeleri ve hedeflerine baktığımız zaman, direkt rejime bir müdahale var. Direkt rejime bir isyan var. Rejimin en üst organlarına, Cumhurbaşkanı Ruhani’ye ve dini lider Hamaney’e, İslam rejiminin kendisine dair sert tepkiler ve sert sloganlar var. Ancak bu noktada, bu hareketlerden bir devrim çıkartmak bu aşamada doğru bir yaklaşım olmaz. Çünkü eylemlerin seyrinin nereye varacağına, bu eylemlerin ne kadar devam edeceğine, en önemlisi İran Rejimin buna nasıl tepki vereceğine dikkat etmek gerekiyor.

HAMANEY’İN ALACAĞI TAVIR ÖNEMLİ

Burada Ruhani’nin çok ılımlı ve sıcak bir üslubu var normalinde. Siyasi üslubu budur. Kendisinden bunun aksine tavır beklemiyoruz. Burada en önemli olay, dini lider Ayetullah Hamaney’nin vereceği tepki. Çünkü onun vereceği tepki ile birlikte İran Devrim Muhafızları, Besic milis güçleri ve polisin halka karşı hangi dozda bir müdahaleyi yapacağı sınırları belli olacak. Yine de 2009’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana ortaya çıkan en önemli kitlesel eylemdir diye düşünüyorum.

DEVLET SİSTEMİ VE DİNİ REJİME KARŞI OLMANIN CEZASI İDAM OLUR

İran’da halkın bu şekilde sokağa dökülmesi, rejim ve özellikle dini liderliğe yönelik tavır almasının hiç kolay olmadığını hatırlatan Porgham, "Bu gerçekten korku duvarlarının aşıldığını gösteriyor. Siz İran’da İslam Cumhuriyetine karşı, İran’ın dini liderine, dini önderine, İran’ın Cumhurbaşkanına karşı hakaret ettiğiniz zaman bunun yasal olarak bir suç karşılığı var. Yani suç işlemiş oluyorsunuz normalde. Bu kolay bir şey değil. Kırbaç cezasından tutun, hapis cezasına, hatta sizi rejim karşıtı görürlerse idam cezasına kadar bunun yolu var. Burada bir sivil itaatsizlik söz konusu. Bu devrime evrilecek bir durum gibi olmasa da dikkate değer, dikkatle izlenmesi gereken bir eylemliliktir. Bu küçümsenmeyecek kadar önemli. Bazı yorumlara bakıyorum, bazıları bu eylemleri ya hiç dikkate almıyorlar ya da çok dikkate alıyorlar. Bu ikisi de problemli bir yorumdur. Bu aşamada, olayın seyrini inceleyip görmek gerekiyor" diye konuştu.

40 YILDIR BASKIYA MARUZ KALAN  KADINLAR EYLEMLERİN ÖNDERLİĞİNİ YAPIYOR

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde eylemlerde kadınların katılım oranın oldukça yüksek olduğu görülüyor. İran kadınlarının kültürel bağlamda güçlü bir ekole sahip olduğunu hatırlatan Porgham, kadınların alanda olmasının bu eylemlerle sınırlı olmadığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Kadınlar, bir süredir her Çarşamba günü, ‘Beyaz Çarşamba’ adı altında eylem yapıp, başörtülerini çıkartıp bunların görüntülerini yayılıyorlar. Erkeklerle birlikte böyle bir eylemsellik içindeler. Bu bir aktivizm eylemi... İran’daki kadınlar son dönemlerde aktivizm alanında ön plandalar. Güçlü bir noktadalar. Son eylemlerde de kadınların çok aktif katılımını görüyoruz. Bu çok önemli bir şeydir. Kadının olmadığı, kadının içine dahil olmadığı hiçbir hareketlilik, hiçbir eylemselliğin başarılı olması söz konusu olamaz. Son 40 yıllık dönemde İran kadın pek çok baskıya maruz kaldı. Sosyal haklarından, dini yasalara, gelir dağılımındaki adaletsizlikten örtünme kurallarına, çocuk yaştaki evlilikte dahil pek çok problemlerden dolayı kadınların düzene karşı tepkisi var. Özellikle bazı sloganlarında, kadınların korku duvarını aşan durumu öncül durumda. Kadınlar önde yürüyorlar ve liderlik ediyorlar. Bu çok önemli… İran kadınlarının bundan sonra geleceğe dair önemli işaretler veriyor diyebiliriz."

İRAN YÖNETİMİ EYLEMLERİ İZLİYOR, EYLEMLERİN ULAŞACAĞI NOKTAYI KESTİRMEYE ÇALIŞIYOR

Gazeteci Porgham, İran’da ciddi bir ekonomik sorunun olduğuna dikkat çekerek, ambargoların kaldırılmasına rağmen ekonomik daralmanın devam ettiğini söyledi. İran’da gelir adaletsizliğinin oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Porgham, "Ekonomik rahatlık İran’ın elitleri, elit kesimleri arasında fazlayken, İran halkına bu yansımıyor. İran halkının günlük hayatı ile ilgili sıkıntıları var. Devlet destekli birçok bankere, finans kuruluşlarına fazla faiz alacağız diye parasını kaptıran İran halkı var. 6 milyonluk bir kesimden bahsediyoruz. İşin temelinde siyasi saiklerden öte, ekonomik problemler olduğu için,  eylemin yayılma süreci de artıyor. Bu eylemlerin ne kadar süreceği, nasıl seyir alacağı, neye evrileceği İran’ın, devletin farklı kanatlarının, özellikle Dini Lider Hamaney’nin alacağı inisiyatif önemli. Şu ana kadar, ne Cumhurbaşkanından, ne kabinesinden nede dini liderden herhangi açıklama gelmedi. Burada eylemlerin nasıl bir seyir alacağını onlarda izleyip görmek istiyorlar anladığım kadarıyla. Yanı sıcak bir durum ile karşı karşıyayız. Henüz keskin yorumlar, net yorumlar yapmak bu aşamada mümkün değil" dedi.