İstanbul'da NATO Zirvesi protestosu: 'NATO savaş, halklar barış istiyor'
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni Dolmabahçe'ye yürüyerek protesto etti. Eylemde İstanbul, Ankara ve diğer kentlerde gözaltına alınanların serbest bırakılması istenirken, NATO üslerinin kapatılması ve Türkiye'nin NATO'dan çıkması çağrısı yapıldı
Artı Gerçek - İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla 1968'de 6. Filo'ya karşı gerçekleştirilen yürüyüşün güzergâhını izleyerek Taksim AKM önünden Dolmabahçe'ye yürüdü.
Yürüyüş boyunca "Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filoyu unutmayın", "NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın", "NATO defol, bu memleket bizim", "Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "NATO'ya el pençe, emekçiye işkence", "NATO savaş, halklar barış istiyor" sloganları atıldı. Eylemde Filistin bayrakları da taşındı.
Ortak açıklama öncesinde konuşan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi.
Arslanoğlu, "Savaş demek, ölüm demek serbest; halkın ürettiği bütçeden savaşa, savaş baronlarına kaynak aktarmak serbest ama buna 'hayır' demek yasaklanıyor. Devrimcilerin sesini bugüne kadar kesemediler, bundan sonra da kesemeyecekler" dedi.

'YENİ NATO' YENİ SAVAŞ CEPHELERİ ANLAMINA GELİYOR'
Ortak açıklamayı KESK Dönem Sözcüsü Ertuğrul Eroğlu okudu. "NATO'su, ABD'si, İşbirlikçileri... Hiçbiriniz İstenmiyorsunuz!" başlıklı açıklamada, NATO Zirvesi için aylar öncesinden ülkenin birçok kentinde baskı ortamı oluşturulduğu belirtilerek, zirvenin "emperyalist paylaşım savaşlarının yeni aşaması" olduğu savunuldu.
Açıklamada, "'NATO 3.0' olarak pazarlanan zirve, yeni savaş cepheleri yaratmaya hazırlanıyor. Emperyalizmin baş aktörü ABD hem müttefiklerini hizaya çekiyor hem de kanlı bir paylaşım savaşını başlatmak istiyor" denildi.
'NATO EMEKÇİLER İÇİN SAVAŞ VE YIKIM DEMEKTİR'
Açıklamada NATO'nun Vietnam'dan Irak'a, Yugoslavya'dan Gazze'ye kadar birçok savaş ve müdahalenin sorumlusu olduğu belirtilerek, "NATO emekçiler için yıkım, savaş ve ölüm demektir" ifadeleri kullanıldı.
İktidarın NATO içinde üstlendiği role de tepki gösterilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Emperyalizmin 'kurşun askeri' olmak için milyarlarca lira harcayan, ülkeyi devrimciler, ilericiler ve emekçiler için adeta açık hava hapishanesine çeviren AKP'ye, emperyalizme ve işbirlikçilerine net yanıtımız var: İstenmiyorsunuz. NATO'su, ABD'si, İsrail'i, Trump'ı, yerli ve yabancı silah şirketleri ile kamu kaynaklarını peşkeş çeken AKP iktidarı da istenmiyor."
ALTI MADDELİK ÇAĞRI
Açıklamada şu talepler sıralandı:
Tüm NATO üsleri kapatılsın.
Türkiye NATO'dan derhal çıksın.
NATO dağıtılsın.
Silahlanma yarışı durdurulsun.
Silahlanmaya aktarılan bütçeler eğitim, sağlık, barınma ve sosyal haklara ayrılsın.
NATO karşıtı eylemler nedeniyle gözaltına alınan ve tutuklananlar serbest bırakılsın.
Açıklamanın sonunda, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen NATO Zirvesi'ne karşı tüm emekçiler mücadeleye çağrıldı. (ANKA)