Meclis önünde kendini yakan işçiyle görüşmeye 'valilik yasağı'

Meclis önünde kendini yakan işçiyle görüşmeye 'valilik yasağı'
Yayınlanma:
Güncelleme: 12 Kasım 2019 16:53
A+ A-
İnşaat İşçileri Sendikası, Meclis’in önüne gelerek 'geçinemiyorum' feryadıyla kendini yakan inşaat işçisi Sıtkı Aydoğmuş'la temsilcilerinin ve avukatın görüşmesinin engellendiğini duyurdu.

HABER MERKEZİ - Gittiği Meclis önünde kendisiyle kimsenin görüşmemesi üzerine, 'geçinemiyorum' diyerek bedenini ateşe veren 15 yıllık kalıp ustası Sıtkı Aydoğmuş’la bulunduğu Ankara Numune Hastanesi’nde görüşmek isteyenlerin polis engeliyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. İnşaat İşçileri Sendikası, polisin bu engeli valilik emriyle izah ettiğini açıkladı. Sendika avukatlarından Kazım Bayraktar'ın da Sıtkı Aydoğmuş ile görüşmek istemesinin engellendiğinin belirtildiği açıklamada, avukatla polis arasında yaşanan diyaloğa da yer verildi.

İNŞAAT-İŞ'İN KONUYLA İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMA ŞÖYLE:

12 Ocak akşamı Meclis’in önüne gelerek “geçinemiyorum” feryadını öncelikle oy verdiği parti AKP’li milletvekillerine duyurmak isteyen, ancak bu isyanı kabuk haline gelmiş o göstermelik parlamentonun kalın duvarlarına çarpıp geri dönünce bedenini ateşe veren 15 yıllık kalıp ustası Sıtkı Aydoğmuş’la bulunduğu Ankara Numune Hastanesi’nde görüşmek isteyenler polis engeliyle karşı karşıya. Polis bu engeli valilik emriyle izah etti.

Aydoğmuş’la ilk bağlantıyı sendikamızın Ankara Temsilcisi Murat Can Çoban kurmuş, maddi-manevi-hukuki olarak tüm olanaklarımızla yanında olacağımızı belirtmişti. Onun “geçinemiyorum” feryadını büyüteceğimizi, umutsuzluğu yakması gerektiğini belirtmişti. Umutsuzluğun örgütlü mücadeleyle yakılabileceğini vurgulayarak…

Aydoğmuş’un fotoğrafını çektiği sırada polis engeline takılan ve saatlerce fiilen gözaltına tutulan Ankara temsilcimiz bugün de hastaneye, Aydoğmuş’u ziyarete gitti. Fakat karşısına polis çıkarıldı. Aydoğmuş’la görüşmek “bir yerlerden” gelen emirle yasaklanmıştı. Kendisine telefonla ulaşmaya çalıştı. Fakat telefonu da kapalıydı.

Görünen o ki milyonların “geçinemiyorum” çığlığını kendi bedeninde bir ateş topuna çeviren Sıtkı Aydoğmuş, tüm patronları ve onların düzeninin bekçisi olan devletlerini epeyce rahatsız etti ve sesinin daha fazla çıkmaması için polisiye tedbirler devreye sokuldu! Her konuda “yasak” kararı çıkaran Ankara Valiliği, Aydoğmuş’un açığa çıkardığı toplumsal gerçeklerin üzerini de aynı “yasaklarla” perdeleyebileceğini düşünmüş olmalı.

Fakat ne yaparlarsa yapsınlar milyonların çığlığının en umutsuz aynı zamanda dayanılmaz noktasını ifade eden Sıtkı Aydoğmuş’un sesinin işçi ve emekçilere ulaşmasını, umuda dönüşmesini engelleyemeyecekler.

 SENDİKA, AVUKATLARI KAZIM BAYRAK'TARLA POLİS ARASINDA GEÇEN DİYALOĞU DA YAYINLADI

Sendikamız Avukatı Kazım Bayraktar Sıtkı Aydın’la görüşmeye gitti. Polis ve hastane personeli tarafından hastaneye girişi engellendi.
Avukat Kazım Bayraktar’la polis arasında şu tartışma geçti:
Polis: Siz kimsiniz?
Bayraktar: Ben avukatım, işçiyle görüşmeye geldim
Polis: Giremezsiniz
Bayraktar: Gözaltı işlemi mi yapıyorsunuz?
Polis: Siz kimsiniz.
Bayraktar: Ben avukatım, girerim.
Polis: Giremezsiniz
Bayraktar: Gözaltı işlemi varsa açıkça söyleyin
Polis: Gözaltı işlemi yok, valilik emri var.

Bayraktar: Valilik bu konuda emir veremez, varsa gösterin
Polis: Şu an ifadesi alınıyor.
Bayraktar: İfadesi alınıyorsa avukat olarak yanında bulunacağım
Polis: Şüpheli sıfatıyla değil müşteki sıfatıyla.

Bayraktar: Müşteki de olsa sendikanın avukatıyım. Müşteki sıfatıyla da olsa yanında bulunacağım.
Polis: Vekaletiniz var mı?

Bayraktar: Yetkim var. İnşaat İşçileri Sendikası’nın avukatıyım.
Amir: Sendika üyesi m?
Bayraktar: Sendika üyeliği seni ilgilendirmez, gözaltı işlemi yapmıyorsan çekil. Gözaltı işlemi yapıyorsan, kendisine sor müdafisiyim.

Hastane personeli: Amirin emri var, giremezsiniz içerde ifadesi alınıyor.
Bayraktar: İfade alınıyorsa ben avukat olarak yanında bulunacağım.

'KENDİNİ YAKAN İŞÇİ FİİLEN HASTANEDE ABLUKA ALTINA ALINMIŞ VE GÖZALTINDA TUTULUYOR'

Sendika açıklamasında işçinin hastanede fiilen gözaltında tutulduğunu belirttiği açıklamasında devamla şunları söyledi:

Bu arada polis amiri sendika avukatı Kazım Bayraktar’ın önüne geçti. Yetki belgesi sordu.

Avukat Kazım Bayraktar aynı cevapları verdi.

Bu arada hasta yakını olduğunu söyleyen ve belli ki polis tarafından korkutulmuş iki kişi, “biz avukat istemiyoruz” dedi.

Kazım Bayraktar, “reşit”  mi diye sordu.

Hasta yakını “reşit” diye söyledi.

Bayraktar, “o zaman karışamazsın” dedi.

Polis kapının önüne birikerek içeri girmemizi engelledi.

Hastane idaresi ve polisin emriyle kendini yakan işçiyle görüşmemiz engelleniyor.

Kendini yakan işçi fiilen hastanede abluka altına alınmış ve gözaltında tutuluyor.