Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan Van, Hakkâri ve Tendürek uyarısı: Deprem büyüklüğü 7.3'e kadar varabilir

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Van'ın güneyden ve doğudan gelen güçlerin bileşke noktası olduğuna dikkat çekerek 7.3 büyüklüğüne kadar depremin olabileceğini söyledi. Hakkari için uyarıları yineleyen Ercan, depremin er ya da geç olacağını vurguladı.

Şenol BALI


VAN - Maraş depremlerinden sonra bölgedeki fay hareketliliği devam ederken, deprem uzmanları özellikle Dersim, Bingöl, Hakkari ve Van illerine dikkat çekiyor. Bölgede art arda meydana gelen depremlerin ardından uzmanların açıklamaları yeniden gündem olurken son olarak da Prof. Dr. Ahmet Övgün Ercan, Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Doğan Perinçek Hakkari'de 7 büyüklüğünde deprem beklediklerini açıkladı.

Açıklamaların ardından Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Van ve Hakkari üzerinden Doğu Anadolu Bölgesindeki deprem riskini Artı Gerçek'e değerlendirdi.

'VAN'DA DEPREM, 7.3 BÜYÜKLÜĞÜNE KADAR VARABİLİR'

Van'ın her zaman deprem riski taşıdığını belirten Prof. Dr. Ercan, "Güneyden gelen Arap Kalkanı, bugünkü Suriye ile Irak’ın bulunduğu kesimden Anadolu’yu kuzeye doğru sıkıştırıyor. Anadolu’yu bu şekilde sıkıştırması sonucunda Doğu Toroslar dediğimiz Bitlis Dağları oluşuyor. Artos Dağları da böyle oluşuyor. Van’ı doğudan sıkıştıran başka güçler de var. Güneyden ve doğudan gelen güçlerin bileşke noktası Van. Bu yüzden Van’da her zaman için büyük depremler olacaktır" dedi.

Van’ın kendi içindeki deprem büyüklüğü 6.4 dolaylarında olduğunu belirten Ercan, "Bazen sıçrama yaparak 7.3'e kadar varabilir. Kaldı ki 2011 yılında yaşanan depremde bu 7.2'ye vardı. Her 30 ila 40 yıl arasında üstüne gelen gerginlikleri boşaltmak üzere bir deprem yaratacaktır. '2011 yılında gördük bir daha görmeyiz' diye bir şey yok. 2040 ile 2055 yılları arasında yıkıcı bir deprem olursa bu şaşırtıcı olmaz" diye konuştu.

VAN'IN KUZEYİ VE GÜNEYİ DAHA RİSKLİ

Depremin Van’ın kuzey ve güney bölgelerinde daha yıkıcı olabileceğine dikkat çeken Ercan, "Van'ı hemen kuzeyindeki Erciş, Çaldıran, Muradiye ilçeleri ile Tendürek Dağı’nın olduğu kesim depremlerin bir savaş alanı. Tendürek Kırığı, Tutak Kırığı, Çaldıran Kırığı ve Karayazı Kırığı bu bölgedeki en derin kırıklar. 1975’te Çaldıran Depremi, daha sonra Muradiye Depremi oldu. Bu büyüklükteki depremler seyrek olmasına rağmen yıkıcı ve ölümcüldür. İvmeleri de yer çekimi ivmesinin yaklaşık 1.5 katı daha büyüktür. 2011’deki 7.2’lik Van depreminin ivmesi 0.18 iken aynı yıl yaşanan 5.6 şiddetindeki depremin ivmesi yüksek olması nedeniyle daha yıkıcı oldu. Van’ın güneyinde ise Gevaş Kırığı denilen başka bir kırık var. Bu da Edremit ilçesinde yıkımlara neden olabilir" ifadelerini kullandı.

TENDÜREK UYARISI

Ağrı- Van sınırındaki Tendürek Dağı için de uyarıda bulunan Ercan, şunları söyledi:

"Özellikle Tendürek diri bir kırık ve bacasını patlatmış durumda. Tamamen çanak ve kaldera kısmı vardır. Kaldera kısmı da mağma odasının göçmesi sonucunda oluşmuş. Bunlar patlamalarını yine yapacaktır. Hatta Ağrı Dağı da dahil buradaki dağlar birbirine o kadar yakın ki buradaki patlama tüm çevre kentleri ilgilendirir. Çünkü patlama ile birlikte bir kül çıkar. Bu kül, çok yüksek sıcaklıkta ve bu bulut tüm bölgeye yayılır ve yağmaya başlar. Yandığı zaman o çevredeki her şeyi yakar. Buradaki yanardağ akıntılarının boyu, 60 ile 100 kilometreye kadar gitmiştir. "

'HAKKARİ'DE 7 DOLAYINDA DEPREM BEKLİYORUM'

Son günlerde peş peşe depremlerin meydana geldiği Hakkari için de uyarıda bulunan Ercan, "Hakkari, 2011 yılında deprem çekincesi beklediğim yerlerdendi. Yüksekova Kırığı var ve ona koşut kırıklar da söz konusu. Orada 7 dolaylarında bir deprem bekliyorum. Bu er veya geç olacaktır" dedi.

'ÇELİK YAPIYA GEÇİLMELİ'

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu dile getiren Ercan, yapı çeşidinin değişmesi gerektiğini vurguladı. Ercan, şunları söyledi:

"Biz deprem bilimcilerin siyasi bir erki yok. Biz depremin nerelerde, hangi aralıklarla ve ne büyüklükte olduğunu söyleriz. Türkiye’nin kendisi bir deprem bölgesi. Bu yüzden yapı çeşidini değiştirmesi lazım. Çelik yapıya geçmesi lazım. Özellikle bu bölgenin sanayisinde deprem yalıtıcıların yapılıp evlere, hastanelere ve okullara konması gerekiyor. Halkın deprem bilinci var ama önemli olan siyasilerin deprem bilinci. Bütün konu ekonomide. Ülkenin ekonomisini geliştirmeden, halkın ekonomik durumunu iyileştirmeden deprem sorununu çözemezsin. Deprem daima yoksulların sorunudur. Göçük altında çıkanlar hep yoksullardır. Van’da, Manisa’da, İzmir'de veya İstanbul’da da bu böyle olacak."

Öne Çıkanlar