Sarayın mahkemesi

Sarayın mahkemesi
Yayınlanma:
Güncelleme: 14 Ekim 2020 23:43
A+ A-
'Bir mahkeme heyeti, mobil cezalandırma ekibi gibi duruşma salonlarını tek tek gezip Saray’ın siyasi iradesini dayatıyor. Ekibin başında Akın Gürlek var.'

Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK - Türkiye’de yargının son 24 saatteki mesaisini şöyle özetleyeyim: Önce Erdoğan, Meclis Başkanı Şentop’u Vahdettin Köşkü’ne çağırdı. Belli ki Enis Berberoğlu’nun durumunu konuştular. Erdoğan yasamaya ve yargıya talimatlarını verdi. Sonra Şentop, Ankara’ya koşturdu. Berberoğlu’nun milletvekilliğinin iadesi için, "ilk derece mahkemesinin kararı önemli" dedi. Çıkacak kararı biliyordu.

Nitekim çok değil, bir saat sonra, "ilk derece mahkeme" denilen 14. Ağır Ceza, "Ben cezamı verdim, yeniden yargılamaya gerek yok" dedi. Cumhurbaşkanı’ndan aldığı güç ve yetkiyle, Anayasa Mahkemesi kararını, bir başka deyişle anayasayı, hukuku tanımadığını ilan etti.

Daha 3 hafta önce bu köşede "Erdoğan’ın infaz heyeti"ni anlatmıştım. Bir mahkeme heyeti, mobil cezalandırma ekibi gibi duruşma salonlarını tek tek gezip Saray’ın siyasi iradesini dayatıyor.

Ekibin başında Akın Gürlek var. Nasıl Gülen devrinin yargısında bütün kirli işleri Zekeriya Öz yapıyorduysa, bu devrinkileri de Gürlek üstlendi. Sicili kabarık:

2018 Eylülünde Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’e ağır ceza yağdıran 26. Ağır Ceza’daydı. O cezalar da Anayasa Mahkemesi’nden dönmüştü, ama Gürlek, ödül olarak 37. Ağır Ceza’ya terfi etti. O mahkemeden tahliye alan Çağdaş Hukukçular avukatlarını yeniden tutuklattı. Temmuz 2019’da 22 Barış Akademisyenine hapis cezası verdi. 3 ay sonra CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay ceza kesti. 3 ay sonra bu kez Sözcü yazarlarına ceza yağdırdı.

Orada işini tamamlayınca Gürlek ve heyetini 14. Ağır Ceza’ya yolladılar. Çünkü oradaki heyet, Hrant Dink’i valilikte uyaran MİT mensuplarının dinlenmesine karar vermişti. Gürlek, hemen bu kararı kaldırttı. Peşinden benim için mallara el koyma kararını çıkarttı. Sonra da Enis Berberoğlu için "Anayasa, hukuk tanımam" kararına imza attı.

Sezgin Tanrıkulu, bu heyet için "yargıdaki dükalık" tabirini kullanmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu, onlara "Sarayın mahkemesi" dedi.

Anayasa’yı ayakaltına aldılar; son hızla duvara doğru gidiyorlar. Duvara çarpmanın sonu mu? Zekeriya Öz’e sorsunlar.

 

Öne Çıkanlar