Türkiye’deki 14 milyon emeklinin 8 milyonu açlık sınırı ya da altında ücret alıyor. 7 milyon emekli gündelik işlerde çalışıyor. Haziran 2022 itibarıyla İŞKUR’a iş başvurusu yapan emekli sayısı ise arttı. Haziran 2022 itibarıyla 50 yaş ile 65 yaş üstü grupta iş arayanların sayısı 192 bin 205’e yükseldi. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 164 bin 662 kişiydi. Bu emeklilerin 14 bin 391’i son bir ay içinde iş başvurusu yaptı. Son bir ayda 65 yaş üstü 6 bin 300 kişi İŞKUR’a iş başvurusu yaptı.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre emeklilerin sadece yüzde 2-3’ü aldığı emekli aylığıyla geçinebiliyor, geri kalanı hayatta kalma mücadelesi veriyor. DİSK’e bağlı Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz’a göre temmuzda SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarında yüzde 42.35, memur maaşları ve emekli memur aylıklarında ise yüzde 41.69 artış oldu. Ancak bu bir maaş artışı olmaktan çıktı sadece enflasyon farkından ibaret. Yavuz, “Emekliler bu bayramı da açlık, yoksulluk ve sefalet içinde geçiriyor. Geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz, hele hele bayram hiç yapamıyoruz. Emekli torununa bayram harçlığı verecek durumda bile değil” dedi.

‘EMEKLİLER BU BAYRAMI DA AÇLIK, YOKSULLUK VE SEFALET İÇİNDE GEÇİRİYOR’

Yavuz şunları ifade etti:

“Zam yağdığı, hiperenflasyonun yaşadığı bu ortamda temmuzda verilen maaş farkı bir zammış gibi yansıtılıyor. Bu aklımızla dalga geçmektir. Bu bir ücret zammı değil kanuni zorunluluktur. Açlık sınırının 6 bin 500 TL olduğu bir ortamda emekli 3 bin 500 TL aylıkla sefalete terk ediliyor. Emekliler bu bayramı da açlık, yoksulluk ve sefalet içinde geçiriyor. Geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz, hele hele bayram hiç yapamıyoruz. Emekli torununa bayram harçlığı verecek durumda bile değil. Bırakın kurban kesmeyi çocuklarını ziyaret edecek yol parasını bulamıyor. Çocuklarına güzel bir bayram sofrası hazırlayamıyor.

‘7 MİLYON EMEKLİ YA İKİNCİ BİR İŞTE ÇALIŞIYOR YA DA İŞ ARIYOR’

2018’den bu yana ödenen emekli ikramiyeleri hiperenflasyona rağmen 1100 lirayı aşamadı. Bu da iktidarın emeklilere hangi gözle baktığının açık ifadesi. 7 milyon emekli ya ikinci bir işte çalışıyor ya da iş arıyor. Bunların tamamına yakını kayıtdışı. Ya bir kıraathanede bardak yıkıyor ya ayakkabı boyuyor ya mendil satıyor ya çocuk bakıyor.

‘BU KIŞI DA EMEKLİLER YORGANLARIN ALTINDA TİTREYE TİTREYE GEÇİRECEKLER’

Son dönemlerde çok sık yaşıyoruz çekirdek aile kavramı ortadan kalktı. Emekliler kiralarını ödeyemedikleri için çocuklarının yanında sığıntı olmaya başladılar. Bedensel rahatsızlıkları olan emekliler sığıntı olmanın getirdiği yükle psikolojik sıkıntılar da yaşamaya başladılar. Bu kış yüksek elektrik ve doğalgaz faturaları açısından da emeklileri zor bir dönem bekliyor. Bu kışı da emekliler yorganların altında titreye titreye geçirecekler.

BAĞ-KUR EMEKLİSİ İÇİN ÇAĞRI

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Bendevi Palandöken Bağ-Kur ve çiftçi emeklilerinin en düşük maaşı aldığını belirterek iyileştirme yapılması gerektiğini açıkladı. Bağ-Kur emekli aylıklarında memurlara yapılan ek gösterge düzenlemesi gibi bir düzenleme yapılmasını isteyen Palandöken ise şunları söyledi:

“SSK’li çalışanlar 7 bin 200 prim gün sayısıyla emekli olurken Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkârlarımız 9 bin prim gün sayısını doldurmak zorunda. Esnafımız hafta sonu demeden, bayram seyran demeden çalışmasına rağmen en düşük emekli aylığını alıyor. Yapılan son düzenlemeyle asgari ücret 5 bin 500 liraya çıkarılırken memurlar için de 3600 ek gösterge düzenlemesi yapıldı. Ancak 3 bin 500 liradan başlayan Bağ-Kur’lu çalışanların emekli aylıkları çok düşük. Toplumda en çok çalışan kesim olan, dükkânındaki ürünleri satarak geçimini sağlayan Bağ-Kur’lu esnafımız ile çiftçilerin emekli aylıkları asgari ücretin altında kalmamalı. Sosyal güvenlikteki norm birliğine göre SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı birleştiğine göre emekli aylıkları da eşitlenmeli. Öte yandan esnaf ve sanatkarlarımız emekli olduktan sonra iş yeri kapatma zorunluluğu kaldırılmalı ve mevcut ruhsatları devam etmeli”