HABER MERKEZİ - Dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in “teröristleri kendi terörlerinden kurtarma” açıklamasının ardından 19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında aynı anda ülke çapında 20 ayrı hapishanedeki siyasi tutuklu ve hükümlülerin kaldığı bloklara operasyon düzenlendi. Devletin ağır silahlar ve gaz bombalarıyla yaptığı operasayonlarda 28 tutuklu ve askerlerin yanlışlıkla vurduklarını açıkladıkları 2 asker olmak üzere toplam 30 kişi hayatını kaybetti.

Cezaevlerine yapılan en kanlı operasyonlardan biri olarak tarihe geçen operasyona 'Hayata Dönüş' ismi verildi. İnsanların diri diri yakıldığına vahşice öldürüldüğüne şahit olduğumuz 'Hayata Dönüş Operasyonu'nun 17. yıl dönümünde Bakırköy Cezaevi önünde bir araya gelen 'Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi' ve tutuklu yakınları, o günden bugüne değişen hiç bir şeyin olmadığını söyledi. 

Operasyonlarda hayatını kaybeden mahpusların fotoğraflarının yer aldığı eylemde, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi üyelerinden ve tutuklu yakını Arzu Aksakal, “Toplumsal mücadele büyüdükçe, bu mücadele sokaklara yansıdıkça hapishaneler, mücadelenin önemli alanlarından biri haline gelir. Devletin dışarıda kontrolü sağlama politikaları içeriye de yansır” dedi.

Devletin denetimi sağlamak ve tutukları denetim altına almak amacıyla saldırılar düzenlediğini söyleyen Aksakal, “Tıpkı bundan tam 17 yıl önce 19 Aralık 2000'de olduğu gibi. 19 Aralık 2000, bu toprakların tarihinde bir milattır. Devletin şiddet ve zorbalığının en açık göstergesidir. Devletin 20 zindanda birden eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği katliamın tarihi. Adına 'Hayata Dönüş' dedikleri 28 devrimci tutsağın katledildiği, yüzlercesinin de yaralandığı tarih” diye ifade etti. 

'19 ARALIK'TAN BU YANA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ'

19 Aralık'tan bu yana cezaevlerinde hiçbir şeyin değişmediğine dikkat çeken Aksakal, "17 yıl önce devrimcileri zindanlarda yakanlar, katledenler, bugün tutsakları ring araçlarında diri diri yakmaya, işkencelerde katletmeye, tecritle ve 'tek tip elbise'yle yıldırmaya çalışıyor. Devrimci tutsaklar zindanlardan 'tek tip elbise' giymeyeceklerini ve mücadeleye hazır olduklarını haykırıyor. Onların beton duvarlar, dikenli teller ve demir parmaklıklar ardındaki mücadelesinde; bizler, devrimci tutsakların yoldaşları, aileleri ve yakınları olarak onları yalnız bırakmayacağız, tek tip dayatmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

(Mezopotamya Ajansı)