Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, 10 büyükelçi konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikna edemeyince Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı arayarak “Bütün ağırlığını koymalısın” dediğini yazdı.

Balbay, Biz Akar’ı yakından tanımıyoruz. Ancak tanıyanların kurduğu cümle böyle. ABD ile en gerilimli günlerde Akar’ın hem dostluktan ve müttefiklikten hem de şerefli NATO üyeliğinden söz etmesi şeytanın aklına gelmeyecek soruları akla getiriyor!’ ifadelerini kullandı.

Mustafa Balbay şu görüşlere yer verdi: 

Başkentteki dumanlı havadan görülebilenler şunlar:

- Erdoğan, 10 büyükelçinin istenmeyen adam ilan edilmesi emrini verdikten sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, soluğu Saray’da almak üzere yola çıktı ama görüşme gerçekleşmedi.

- Çavuşoğlu, bunun üzerine Milli Savunma BakanıHulusi Akar’ı arayıp “Bütün ağırlığını koymalısın” diye özetlenebilecek bir istemde bulundu.

- Akar, Saray’la görüştü. Durumun Türkiye lehine olmayacağını anlattı.

Yukarıda aktardıklarımız kulislerden sızanlar.

Erdoğan Afrika dönüşü uçakta verdiği işareti Eskişehir’de netleştirdi, öncülük ettiği söylenen ABD elçisi başta olmak üzere hepsine “densiz” dediği saatlerde Akar da NATO Savunma Bakanları toplantısından dönüyordu. Şu sözleri medyada yer alıyordu:

“Stratejik müttefikimiz ve dostumuz ABD’den hem blok 70 Viper F-16 tedariki hem elimizdeki uçakların modernize edilmesi için teknik çalışma başladı…”

Bir bakıma Erdoğan “Defol ABD elçisi” derken, Akar “Dost ABD” diyordu!

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

Bunlar yaşanırken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da “En başa beni yazın” dercesine Hakkâri dolaylarından “dış güçlere” verip veriştiriyordu.

Akar ve Soylu’nun, “Erdoğan sonrası” diye başlayan cümlelerde adı geçtiği Türkiye’den önce yurtdışında yazılıp söyleniyor.

Akar’ın önümüzdeki dönem nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin şimdiden öngörülerde bulunmak zor. Akar ile ilgili başkent kulislerinde kullanılan şu cümleyi paylaşmakla yetinelim:

“Şeytanla yarışa girse kazanır!”

Biz Akar’ı yakından tanımıyoruz. Ancak tanıyanların kurduğu cümle böyle. ABD ile en gerilimli günlerde Akar’ın hem dostluktan ve müttefiklikten hem de şerefli NATO üyeliğinden söz etmesi şeytanın aklına gelmeyecek soruları akla getiriyor!