Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK- İstanbul Tabip Odası, asistan hekimlerin zorlu çalışma koşulları, ücretlerinin ödenmemesi, uğradıkları mobbing ve uzmanlık eğitiminde yaşadıkları zorluğa dikkat çekmek amacıyla Cağaloğlu’ndaki binasında basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, "Asistan Hekimler Tükeniyor! Hekimlerin Çalışma ve Eğitim Koşulları Acilen İyileştirilmelidir!" yazılı pankartı yer alırken, İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Saip, Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, Asistan ve Gençlik Uzmanı Hekim Komisyonu üyesi Dr. Merve Yıldırım, Asistan ve Genç Uzman Hekim Komisyonu üyesi Dr. Fikret Çalıkoğlu katıldı.

Basın metnini okuyan Asistan Hekim Merve Yıldırım, tıp eğitimi sonrası uzman olmak isteyen hekimlerin dünyanın en zor sınavlarından biri olan Tıpta Uzmanlık Sınavına girdiğini ve kazananların uzmanlık yolunda ilk durağı geçip asistanlığa adım attığını belirtti.

BÜYÜK HAYALLER VE HAYAL KIRIKLIKLARI

Ancak Sağlıkta Dönüşüm Programı, üniversitelerin özerkliğine müdahale ve son olarak da üniversitelere dayatılan Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullanım sözleşmesinin uzmanlık eğitimlerini hasara uğrattığını vurgulayan Yıldırım, büyük hayaller ile başladıkları uzmanlık eğitiminin; çalışma koşulları ve maruz kalınan mobbing ile hayal kırıklığına dönüştüğünü ifade etti. Yıldırım, günlük 36 saate varan çalışma süreleri, ücretli nöbet ertesi izin hakkının yok sayılması, görev tanımı dışındaki işlerin dayatılması gibi sorunlar yaşadıklarını aktardı.

Kimi kliniklerde yönetmeliğe aykırı şekilde ayda 14-15 gün nöbetler tutturulduğunu ve 130 saati aşan nöbet ücretlerinin yine mevzuata göre ödenmediğini söyleyen Yıldırım, “Nöbet sonrası izin kullanabilenlere ise nöbet ücreti ödenmemektedir. ‘Nöbet ücreti’ ile ‘nöbet ertesi izin’ taleplerinin de karşıt talepler olarak düzenlendiği mevcut sistemde hekimin ya dinlenme hakkından ya da emeğinden vazgeçmesi isteniyor" diye konuştu.

‘ASİSTAN HEKİMLER SAĞLIK SİSTEMİNDE İŞGÜCÜ YIĞINI OLARAK GÖRÜLÜYOR’

Asistan hekimliğin temelde bir sağlık hizmeti değil bir eğitim süreci olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Sürecin sonunda asistan hekimden kendi branşının yeterliliğini sağlaması ve bir uzman hekim olarak mesleğini layıkıyla yerine getirmesi beklenir. Bunun mümkün olması için bu süreçte asistan hekimlerin aldığı eğitimin nitelikli olması şarttır. Performans sistemi ve kışkırtılmış sağlık talebi nedeniyle asistan hekimler sağlık hizmeti için bir işgücü yığını olarak görülüyor, eğitimi geri plana atılıyor. Poliklinikler de eğitici yönlendirmesi ve denetimi olmadan hasta muayenesi yapmak, konsültasyon hizmeti vermek zorunda kalıyor. Bu durum hem eğitimin hem de sağlık hizmeti kalitesinin düşmesine neden oluyor" dedi.

‘MOBBİNGİ BİLDİREN HEKİMLER TEHDİTLERE MARUZ KALIYOR’

Öte yandan, hiyerarşik ilişkilerin mobbinge neden olabildiğini ve mobbingi bildiren veya şikâyet etmek isteyen asistan hekimlerin eğitim alamama, huzurlu bir çalışma ortamında çalışamama gibi tehditlere maruz kaldığını aktaran Yıldırım, bu durumun mesleğinin henüz başında olan hekimin motivasyonunu kırıp, yalnızlığa, çaresizliğe veya istifaya sürüklediğini vurguladı.

ASİSTAN HEKİMLERİN TALEPLERİ

Yıldırım, asistan hekimlerin taleplerini şöyle sıraladı:

*Bizler sayısı 30 bini bulan asistan hekimler olarak; çığlığa dönüşen sorunlarımızın duyulmasını,

*Nöbet sayılarının insani sınırlara çekilmesini,

*Koşulsuz nöbet ertesi izin verilmesini,

*Eğitim sürecimizin performans sistemine kurban edilmemesini,

*Sağlıkta mobbingin son bulmasını,

*Mobbinge karşı şikâyet, denetleme ve cezalandırma mekanizmalarının uygulamaya sokulmasını,

*Tıp eğitimini yaralayan üniversite özerkliğine müdahale ve sözleşme dayatılmasından derhal vazgeçilmesini,

*Pandemi görevlendirmelerinin adil bir şekilde yapılmasını,

*Bütün hekimlerin insani çalışma şartlarına sahip olmasını,

*Hak ettikleri emekliliğe yansıyan performansa dayanmayan ücret almasını istiyoruz.