Derya OKATAN


ARTI GERÇEK - Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP milletvekili Abdullah Zeydan, istinaf mahkemesinin kararıyla Star Ana Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik’e tazminat ödemeye mahkûm edildi. Dava ilk derece mahkeme tarafından reddedilmişti. 

Nazlı Çelik’in sokağa çıkma yasakları döneminde Yüksekova’dan yaptığı yayın sırasında bir evin bombalanmasını Meclis gündemine taşıyan dönemin Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, 10 bin TL’lik manevi tazminat cezasına mahkûm edildi.

İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin reddettiği dava istinafa taşınmıştı.

İstinaf sürecinde Çelik, kişilik haklarına saldırı olduğu ve soru önergesinden sonra tehdit aldığı iddialarını sürdürürken, Zeydan’ın avukatı Fırat Epözdemir, iddiaları reddetti. Çelik'in tehdit aldığına delil olarak sunduğu sosyal medya paylaşımlarının soru önergesinden çok önce başladığını belirten Epezödemir, ayrıca soru önergesinin bırakın kişilik haklarına saldırıyı, kaba ve yaralayıcı sözler dahi barındırmadığını belirtti, TBMM Başkanlığı'nın kaba ve yaralayıcı sözler içeren soru önergelerini reddettiğini hatırlattı. Epözdemir, soru önergesinin doğrudan Çelik'e yönelik değil hükümetin çalışmalarına yönelik olduğunu da belirterek, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini istedi.

MAHKEME ‘KİŞİSEL KİN’ OLARAK TANIMLADI

Ancak istinaf mahkemesi, Zeydan’ın açıklamalarını ifade özgürlüğü kapsamında görmedi.

Mahkeme, kararında, Yargıtay içtihadına gönderme yaparak, “TBMM üyeleri meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar iseler de, bu sorumsuzluk mutlak bir şekilde sınırsız değildir” dedi, dokunulmazlığın “yasama faaliyetleriyle” sınırlı olduğunu savundu.

Mahkeme kararında, “Bir milletvekili sırf kişisel kinini tatmin için bir kimseye, başkasının kişilik değerlerine saldırı teşkil edecek konuşma yapmışsa bu kişinin milletvekili dokunulmazlığından yararlandırılması dokunulmazlık kurumunun amacı ile bağdaşmaz” denildi.

Kararında, Çelik’in tüm toplumu reyting uğruna kandırdığının iddia edildiğini belirten istinaf mahkemesi, yasama dokunulmazlığı sınırları ve ağır eleştiri sınırlarının aşıldığını kaydetti.

Zeydan’ın açıklamalarını Çelik’in kişilik haklarına saldırı olarak nitelendiren mahkeme, ilk derece mahkemesinin ret kararını bozdu ve Zeydan’ı 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkûm etti.

ZEYDAN AYM’YE GİDECEK

Zeydan’ın avukatı Fırat Epözdemir, mahkeme masraflarıyla birlikte 14 bin 941 TL’nin Nazlı Çelik’in avukatının hesabına bugün gönderildiğini söyledi.

Epözdemir, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmaya hazırlandıklarını da ekledi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Star Ana Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik’in sokağa çıkma yasakları döneminde, milletvekilleri dahil hiç kimsenin giremediği Hakkari’nin Yüksekova İlçesi'nden hazırladığı haberler 7-8 Nisan 2017 tarihinde Star TV’de yayınlanmıştı. Yayın esnasında bir evin bombalanması da görüntülere yansımıştı.

Konuyu Meclis gündemine taşıyan dönemin HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, dönemin Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım'ın yanıtlaması istemiyle sunduğu soru önergesinde (Soru önergesi), “Bir gazeteci şiddeti özendirici, insani değerleri incitici, savaş kışkırtıcılığına araç olmamalı, aksine barışı, ulusların ve halkların kardeşliğini, eşitliğini savunmalıdır" demiş ve şu soruları yöneltmişti:

"Belli medya grupları dışında kalan gazetecilerin, TV'lerin çekim ve görüntü almasına neden izin verilmemektedir? Bir reyting haberi için evlerin bomba ile havaya uçurulması; toplumsal birlik, beraberlik ve barışın tesisini inşa etmek ile nasıl bağdaşmaktadır?”

Zeydan, Twitter hesabından da “Yüksekova halkının evini show için bombalatan Nazlı Çelik ve çamur medyasını bakana sorduk, verebilecek cevabı var mı" açıklaması yapmıştı.

Bu açıklama ile şeref, haysiyet ve toplum nezdindeki itibarının zedelediğini belirten Nazlı Çelik, Zeydan hakkında 50 bin TL’lik tazminat davası açmıştı. 

Zeydan’ın açıklamalarını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirerek davayı reddeden İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi, dava konusu edilen soru önergesindeki düşünce açıklamalarının meclis çalışmalarına dayandığını, kullanılan söz ve ifadelerin yasama görevi içinde bulunduğunu, atılan tweet ve basına yapılan açıklamanın ise davacıyı amaçlar nitelikte olmadığını ve eleştiri sınırlarında kaldığını belirtmişti. 

Nazlı Çelik’in karara itirazı üzerine dosya istinaf mahkemesine taşınmıştı.