Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 25 Nisan’dan tutuklu bulunan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ve kızı Cansu Yapıcı’nın Gezi eylemleri sırasında gözaltında çıplak aramaya maruz kalmasıyla ilgili üç polisin ‘işkence’ suçundan yargılandığı davanın dördüncü duruşması bugün görüldü.

İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Bakırköy Cezaevi’nde tutulan Mücella Yapıcı bizzat katılmak istedi. Talebi mahkeme tarafından kabul edilmeyince Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmak istedi. Mahkeme bu talebi de kabul etmedi.

İDDİANAME 8 YIL SONRA HAZIRLANDI

Gazete Diken’den Canan Coşkun’un haberine göre; 8 Temmuz 2013’te Gezi Parkı dönemin İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun çağrısıyla açılmıştı. Polis o gün aralarında Mücella Yapıcı’nın da bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına almış, gözaltına alınanlar dört gün boyunca İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tutulmuştu.

Olaydan sekiz yıl sonra hazırlanan iddianamede aramayı yapan iki polis ve nezarethane amirinin Türk Ceza Kanunu’nun 94’üncü maddesinde düzenlenen ‘işkence’ suçundan üç yıldan 12 yıla kadar hapsi isteniyor.

İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Bakırköy Cezaevi’nde tutulan Mücella Yapıcı bizzat katılmak istedi. Talebi mahkeme tarafından kabul edilmeyince Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmak istedi. Mahkeme bu talebi de kabul etmedi. Uluslararası Af Örgütü temsilcisi de duruşmayı takip etti. Sanık polisler Levent Mustafaoğlu, Songül Ekin Kılıç ve Canan Bolat ise duruşmaya katılmadı. Polis Mustafaoğlu’nun Bolu T Tipi Cezaevi’nde olduğu öğrenildi.

TANIK GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMIŞ

Duruşmada tanık polislerden Bilal Karaca ifade verdi. Karaca, şunları söyledi: “İstanbul Organize Şube Müdürlüğü’nde görevliydim o dönem. Konuyu hatırlıyorum. İlaçların verilmemesiyle ilgili idari soruşturma başlatılmıştı. İftira attığı için hakkında suç duyurusunda bulunulacaktık. Nezarette de kalmamıştı, iki gün sonra evinde kaldı zaten. Gözaltı süresi bittiğinde de nezarete gelmeden adliyeye gitti. Söyledikleri tamamen iftiradan ibarettir. Çıplak aramayı bilemeyiz çünkü aramalar kapalı odada yapılıyor. Tutulduğu ortak kullanılan bir nezaretti.”

Tanık ifade verirken avukat Nagihan Bulduk, tanığın görevden uzaklaştırıldığını söyledi. Bulduk, tanığın sanıklarla aynı dönemde, aynı şubede komiser yardımcısı olarak çalıştığını bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirtti.

Avukat Bulduk, Yapıcı’nın duruşmaya getirilmediğini hatırlatarak, bir sonraki duruşmaya getirilmesi için talepte bulundu. Mahkeme başkanı da mahkemenin daha önceki talebi reddetmediğini savundu.

AVUKATTAN ‘ESASLI’ SORU

Sanık Levent Mustafaoğlu’nun avukatı Ruken Mustafaoğlu, tanığa “Kötü muamelede bulunun talimatı aldınız mı” diye sordu. Tanık Karaca böyle bir talimat almadığını söyledi. Karaca, nezarethaneyle polislerin durduğu yerin aynı havalandırma sisteminden yararlandığını öne sürdü ve havalandırmanın kapatılmadığını savundu.

DAHA HAVASIZ BİR HÜCREYE KONDU

Tanıktan sonra katılan Cansu Yapıcı söz aldı. Yapıcı, annesiyle birlikte bir hücrede tutulurken Yapıcı’nın ikinci gün hiçbir gerekçe gösterilmeden kapıdan daha uzak ve hava almayan bir hücreye konulduğunu, kendisinin de hücrede tek kaldığını anlattı. Cansu Yapıcı annesine ilacının verilmediğini de tanık olduğunu söyledi. Tanık polis Karaca da karşılık olarak “Orası bir hücre değil, nezarethane. Şüpheli sayısı çok olunca bazen oraya alınırdı” dedi.

Sanık avukatları da Mücella Yapıcı ve Cansu Yapıcı’nın tanık olarak dinlettiği kişilerin doğruyu söylemediğini öne sürdü.

Mahkeme, sanık polis Mustafaoğlu’yla Mücella Yapıcı’nın bir sonraki duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılabilmesi için yazı yazılmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 1 Aralık saat 13:30’da görülecek.