Çorlu davası: Mahkeme heyeti duruşmadan çekildi



Artı Gerçek

25 kişinin öldüğü Çorlu tren faciası davasında, mahkeme heyeti dosyadan çekildiğini açıklayıp, dosyayın Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.


Rıfat DOĞAN


ARTI GERÇEK-Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen ve 25 kişinin hayatını kaybettiği tren faciasına ilişkin dört TCDD çalışanı hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün Çorlu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Faciada hayatını kaybedenlerin ailelerinin duruşma salonuna alınmamasına tepki gösteren avukatlara polis saldırdı. Duruşmanın önemli gelişmelerinden bir de avukat Atalay'ın silahlı polisler dışarı çıkarılsın talepleri üzerine silahlı polislerin duruşma salonunun dışına çıkarılması oldu.

 

 

MAHKEME HEYETİ DURUŞMADAN ÇEKİLDİ, DOSYAYI ÇORLU AĞIR CEZAYA GÖNDERDİ

Mehkeme heyeti, duruşma öncesinde yaşanan saldırıların mahkeme heyetinin talimatı ile yapıldığı iddiası nedeniyle bağımsız kalamayacağı için dosyadan çekildiğini açıkladı. Kararın ardından duruşmaya da son veren mahkeme heyeti, dosyanın Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Mahkeme heyetinin çekilme kararını adliye önünde yaptıkları açıklama ile protesto eden aileler, "Memlekette hukuk bırakmadınız. Adalet anlayışınız bu  mu? diyerek tepkilerini dile getirdi.

DURUŞMA ÖNCESİ YÜRÜYÜŞ YAPAN AİLELERE POLİS ENGELİ

Dava öncesi Orion AVM önünde buluşan Çorlulu aileler, elinde 'Adalet İstiyoruz' yazılı pankartla bir araya geldi.

“Biz adalet için buradayız” diyen ailelerin önü polis tarafından kesildi. Duruma itiraz eden avukatlarla polis arasında gerginlik yaşandı. Ailelerin avukatlarından Can Atalay polise "Ailelere saygın olun" diyerek tepki gösterdi.

Aileler, polis engelini "Hak, hukuk, adalet" ve "Kaza değil cinayet" sloganlarıyla protesto etti.

OĞUZ ARDA SEL'İN ANNESİ: ADALET İÇİN YÜRÜYENLERİ POLİS YOLUN KENARINA İTEMEZ!

Katliamda hayatını kaybeden 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel'in annesi Mısra Öz Sel, polis müdahalesine şu sözlerle tepki gösterdi: 

"Biz burada adalet aramak için geldik. O gün trenin altından bedenleri daha çıkmadan müdahale edemeyen kamu kuruluşları bugün bizim karşımıza bir sürü polis dikmiş. Bu ülkenin 25 vatandaşı, bu ülkenin ihmalleri yüzünden öldü. Ben ve buradaki insanlar, tabi ki giden insanların adaletini aramak için burada olacağız. Ben bu yolda adalet için yürürken hiçbir polis memuru beni yolun kenarına itemez. 'Sizi kapıdan geçirmiyorum' diyemez. Bizi itip kakamaz."

Açıklamadan sonra mahkemeye geçen aileler duruşma salonuna alınmayı bekledi. Bu sırada bir sivil polisin adliye içinde savcılık kararı olmadan kamerayla davaya gelenlerin görüntüsünü çekmesi tepkilere yol açtı.


AİLELER SALONA ALINMADI, POLİS KAPILARI AİLELERE AÇMAK İSTEYEN AVUKATLARA SALDIRDI

Çorlulu aileler mağdur yakınlarının duruşma salonuna alınmamasını protesto ederek “Kapıları açın” şeklinde tepki gösterdi. Salonda, “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

Gerginlik çıkan salonda, polis ailelere kapıları açmak isteyen avukatlara saldırdı. 

SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Yaşananlar sonrası, faciada kızını ve üç yakınını kaybeden Zeliha Bihter Bilgin duruşma salonunda sinir krizi geçirdi.

Duruşmayı İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu'nun yanı sıra çok sayıda baro, milletvekilleri ve STK temsilcileri takip ediyor.


Faciada hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel'in annesi Mısra Öz Sel fenalık geçirdi.

TEPKİLERİN ARDINDAN DURUŞMA BAŞLADI, AVUKATLAR TEPKİ GÖSTERDİ: ALENİYET İLKESİ İHLAL EDİLDİ!

Tepkilerin ardından duruşma başladı. Ailelerin avukatı Can Atalay, duruşma başlamadan sivil giyimli bazı kişilerin avukatlara saldırdığını belirterek “Bu kişiler hakkında soruşturma açılmasını talep ediyoruz. Avukatları darp eden kişiler hakkında kimlik tespiti istiyoruz” dedi.

Avukat Atalay ayrıca “Duruşma salonunda silahlı polisler var, bunlarla ilgili bir karar alınmalı ve ya kendileri ya da silahları dışarı çıkarılmalı” ifadesini kullandı.

 

 

Avukat Mürsel Ünder de “Aileler yürüyüş yaparken, onlara suçlu muamelesi yapıldı. İnsanlara adliye girişinde ve x-ray girişlerinde zorluk çıkarıldı. Müvekkillerimizin büyük acıları var ama onların karşısına güvenlik çıkarılıyor. Bunun bir daha tekrarlanmamasını istiyoruz” diye konuştu.

Avukat Ünder sözlerini şöyle sürdürdü: “Duruşmanın aleniyet ilkesi ihlal edildi. Duruşma başlamadan kapılar kilitlenemez. Bizim hürriyetimiz tahdit edildi. Bu sorumluluğunuzda gerçekleşti. Burada birinin başına gelmiş olsaydı, ne yapacaktınız? İsmail Kartal'ı dövdüler. (Çorlu'da anne babasını kaybeden mağdurlardan) Niçin? İçeriye girmek istediği için.”

MAHKEME HEYETİNİN DURUŞMADAN ÇEKİLMESİ HALİNDE YENİ HEYET BELİRLENECEK

Mahkeme, 5271 CMK'nun 22-31. madde kapsamında mahkeme heyetinin duruşmadan çekilmesi, duruşmadan çekilecek olması halinde yeni bir heyet belirlenmesine Çorlu savcılığına talebin gönderilmesine karar verdi.

Mahkeme salonunda bunlar yaşanırken faciada hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınları ilşk duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yaptı. 

FACİANIN ARDINDAN NELER YAŞANDI?

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018'de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi yaralanmıştı.

Faciadan aylar sonra Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kazayla ilgili yürütülen soruşturmada tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin ile siyasetçiler, bürokratlar, TCDD'nin üst yönetiminde yer alan kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede sadece 4 TCDD çalışanı hakkında 'taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olmak' suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmış, Çorlu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etmişti.