İzmir’de depremzedelere ev yapmak için TOKİ’den ihale alan şirketin açıkladığı proje ile bakanlığın 10 ay önce anlattığı proje birbirini tutmadığı ortaya çıktı. Depremzedeler, proje alanları, devletin bu işi nasıl yanlış yaptığının en büyük örneği, şirketin projesinde evler 60 metrekareye kadar düşüyor diyerek tepkilerini ifade ettiler.

İzmir’de geçen yıl 30 Ekim’de meydana gelen, 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin üzerinden neredeyse bir yıl geçti; ancak depremde evleri yıkılan yurttaşlar hâlâ mağdur. Depremzedelerin emsal kat artışı ve kredi talepleri hâlâ karşılanmadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Dünya Bankası’yla anlaştığı kredi için ise aylardır Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı bekleniyor. Üstelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, depremzedelere verdiği hiçbir sözü tutmuyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum, 21 Kasım 2020’de Bornova Kültür Merkezi’nde depremzedeler ile bir araya gelmiş, proje alanlarında ve rezerv alanda yapılacak olan konutların ayrıntılarını paylaşmıştı. Bu toplantının üzerinden yalnızca 10 ay geçti. TOKİ’den ihaleyi alan şirket, 3. Proje Alanı içindeki bazı evlerin projesini açıklayınca bu projenin Bakan Kurum’un anlattığından farklı olduğu ortaya çıktı. Evlerin söz verildiği gibi 80-85 metrekare değil, 60-68 metrekare aralığında planlandığı görüldü. Hayal kırıklığı yaşayan depremzedeler, 130 metrekare olan evlerinin yerine kurayla 60 metrekarelik evlere yerleştirilecek olmalarına tepki gösterdi.

Birgün’ün haberine göre; 3’üncü Proje Alanı içinde kalan ve binası depremden sonra yıkılan Yücel Yılmaz Apartmanı sakinlerinden Türkan Değirmencioğlu, “Benim 130 metrekare evim vardı. Binaları yıktıktan sonra bütün tapularımızı aldılar ve hak sahipliği üzerinden arazileri devlet hazinesine devrettiler. Zaten evlerimiz küçülecekti ama bize en küçük dairenin 85 metrekare olacağı söylenmişti. Biz buna da itiraz ediyorduk. Şimdi önümüze gelen proje daha büyük hak kaybı yaratacak” dedi.

Proje içinde 80 metrekare olan dairelerin de olduğunu belirten Değirmencioğlu, “Ama kura çekileceği için kime hangi dairenin verileceği tam bir sürpriz. 5 çocuklu bir aileye 60 metrekare de verilebilir. Bazı dairelerin yatak odasına çift kişilik yatağı çizimde bile sığdıramayıp tek kişilik yatak koymuşlar. Biz gerçek hayatta o evde nasıl yaşayacağız?” diye sordu.

DEVLET KAFASINA GÖRE PROJEYİ DEĞİŞTİRİYOR

Ali Çolakoğlu Apartmanı yöneticisi olan Taner Duman ise “Proje alanları, devletin bu işi nasıl yanlış yaptığının en büyük örneği. İnsanlara kendi evlerinin daha küçük hallerini parayla satacaklar” diye konuştu. Duman, “60 metrekarelik evler bülbülyuvası gibi. Devlet müteahhitliğe soyundu, tapularımızı aldı ve kafasına göre projeyi değiştiriyor. Hepimiz çok mağduruz ve insanlar göçe zorlanıyor. Kuraların İzmir’de noter huzurunda çekileceği söylendi ama kurada bana 80 metrekare ev, aynı apartmanda yaşadığım komşuma 60 metrekare ev çıkma ihtimali var. Bu kura çekimlerinde kavga bile çıkabilir” ifadelerini kullandı.