ARTI GERÇEK - Ekonomist Atilla Yeşilada, 2021 yılına ilişkin ekonomiyle ilgili tahminlerini İntegral Yatırım Danışmanı Dr. Artunç Kocabalkan'ın FX TV'de sunduğu programda paylaştı. 2021 yılının birinci, ikinci çeyreğinde ekonomilerin nasıl olacağını anlatan Yeşilada, 2021 ekonomisini Türkiye ve global ekonomi özelinde değerlendirdi.

Coronavirus pandemisi bittiğinde dünya ekonomisinin eskisi gibi olup olamayacağına değinen Yeşilada, dolar/TL’nin 2021’de nasıl bir grafik çizeceğine dair açıklamalarda bulundu, ‘2021’de dolar düşer mi yoksa yükselir mi?’ sorusuna da yanıt verdi.

Yeşilada'nın 2021 ekonomik gelişmelerine dair değerlendirmeleri şöyle:

"Piyasaların düşündüğü gibi olmayacak. Bütün aşı çalışmaları umulandan daha yavaş ilerliyor. Sağlık sistemi salgını bastırmakla meşgul. Ama aşılar etkili. Yaz aylarına geldiğimizde dünyanın çok fakir kırsal bölgelerinde yaşayanlar dışında herkes aşılanmış olur.

Şu anda salgını bitirsek dahi dünya ekonomisinin eski haline dönmesini beklemek çok zor. Bunun iki sebebi var.

Bunlardan birinci, 2008'den bu yana sabit sermaye yatırımları bir türlü toparlanamadı. Sürdürülebilir büyüme için bu şart. Şimdi hiç toparlanamayacak. Sebebi basit: Milyonlarca insan işini kaybetti, belki dünyada 132 milyon kişi işini kaybetti. Onlar tüketemiyor, devletler de harcayabileceği kadar harcadı. Patron niye yeni fabrika kursun ki, elindeki kapasite yetecek. İkincisi, dünyadaki en önemli trendlerden biri, teknolojisinin insanın yerine geçmesi. Dijitalleşmede 10 yıllık mesafeyi bir yılda aldık. Bu dünyanın gelişimi için iyi ama aynı zamanda bu sürede başka sektörlere taşıyabileceğimiz insanları ebediyyen işsizliğe mahkum ettik. 

Perakende, otelcilik, konaklama, turizm, restoranlar, sivil havacılık gibi sektörler 2020'ye göre daha iyi bir yıl geçirecektir. Bütün insanların hiçbir şey olmamış gibi eski alışkanlıklarına geri döneceğini sanmıyorum. Verilen kayıpların psikolojik ağırlığı çok fazla. Dolayısıyla bu sektörlerde de kapasite ve istihdam fazlası olacak. Benim en büyük korkum bu. 

DÜNYA EKONOMİSİ ESKİ GÜCÜNE KAVUŞAMAYINCA TEHLİKELİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK

Beklenen şirket karları gerçekleşmezse, ne kadar sabredecek fon yöneticileri hisse senetlerinde gerçekten çok merak ediyorum. İkinci çeyreğin sonunda aşılama kampanyaları bitince dünya ekonomisi eski gücüne kavuşamayınca çok tehlikeli bir döneme gireceğiz. Bu dönemde olursa büyük satışlar olur ve çok kapsamlı satışlar olur.

Bir diğer korkutucu senaryo ise şu: Dünya, faizler sıfır hatta eksi seviyesinde tutulduğu için daha hızlı büyüyor. O zaman bir enflasyon gelecek, iki merkez bankaları para basmayacak. Nereden baksanız en kısa vadeden 30 yıl vadeye kadar faiz dizimini bu seviyelerde tutmanız mümkün olmayacak, faizler yükselecek.

Dünya için birinci kritik tarih. 5 Ocak'ta ABD'de Georgia Senato seçimleri var. 8 Ocak gibi sonuçlar belli olur, Cumhuriyetçilerin bir sandalye kazanmasını bekliyorum. Bu piyasanın beklediği bir sonuç. Bu durumda Senato'da çoğunluk onlarda. Ama Demokratlar alırsa Senato ellerine geçecek. Bu aslında ekonomi için iyi bir şey. Biden, en az 5 trilyon dolar harcamayı planlıyor, Senato'dan onay alır. Ama bu da enflasyon beklentilerini yükseltir. Biden göreve geldikten sonra şubatta Çin Devlet Başkanı ile yapılacağı görüşmenin sonuçlarını dikkatle izlemek gerekir. Petrolde çok spekülatif alımlar var. Gıdada ise hem FAO'nun hem Bloomberg'in emtia endeksleri zirve yaptı. Kıtlık beklemiyorum, Türkiye'de olduğu gibi TÜFE sepetinin yüzde 20'si her yerde gıda. Orada yükselişler başlarsa enflasyon beklentileri yükselir.

İLK ÇEYREKTE DOLAR/TL'NİN 7 SEVİYESİNE KADAR İNECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

İlk çeyrek boyunca rallinin devam edeceğini bekliyorum o nedenle altın ve dolarda çok umutlu değilim. 

Türkiye'nin çok ciddi bir finansman sorunu var. Bankalar kredi veremiyor, dışarıdan borçlanmıyoruz. Hazine zaten bütün parayı emiyor. Bu finansman sorununu aşmak için sıcak paraya ve yabancı doğrudan yatırıma ihtiyacımız var. Bunlar da ancak Batı ile aramızda bir ihtilaf ya da yaptırımlar olmazsa gelir. Daha da somut söylemek gerekirse, ilk çeyrekte bütün Türk Lirası cinsinden varlıkların değer kazanacağını tahmin ediyorum.

Martta sıkıntı başlayacak çünkü o zaman bir Avrupa Birliği ilk yaptırımları gözden geçirip bir karar verecek. Biden Kongre'nin zorlamasıyla o tarihte gözünü Ortadoğu'ya çevirecek. Sadece Türkiye'ye değil, Rusya'ya da.

O zaman iki senaryo var. Birincisi karşılıklı taleplerde oturup uzlaşılacak. Bu en olası senaryo değil. İlk planda Erdoğan'ın ve Bahçeli'nin hiç taviz vermeyeceğini düşünüyorum, hiçbir uzlaşmaya yanaşmayacağını düşünüyorum. İşte o zaman Türk piyasalarında çok ciddi tehlike görüyorum. İki taraf arasında sulh zemininin oluşması için bu yaptırımların Türkiye ekonomisine piyasalar vasıtasıyla çok zarar vereceğinin görülmesi gerekir. İlk çeyrekte dolar/TL 'nin 7 seviyesine kadar düşeceğini düşünüyorum. Mart ayından sonraki duruma bakacağız."