ARTI GERÇEK - Cumhuriyet gazetesi yazarı Erdal Sağlam, bugünkü yazısında, "Kurlarda yönün artık hep yukarı olacağı kesinleşmiş gibi. Çünkü hep söylüyoruz; alınan yanlış kararlarla ekonomi çok kırılgan hale getirildi. Başka bir deyişle Türkiye ekonomisinin bağışıklık sistemi çökmek üzere. Böyle olunca da gelişmiş ülkeler her hapşırdığında, doğal olarak Türkiye ekonomisi hasta oluyor. Yapılan yanlışlar radikal biçimde düzeltilmez yani bağışıklık sistemi kuvvetlendirilmezse, Türkiye ekonomisi hastalıktan kurtulamayacak" dedi.

Sağlam, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Küresel finans sistemindeki risk iştahı her azaldığında, bundan en olumsuz etkilenen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Dün de ABD Hazine tahvilleri yükselip risk iştahı geri çekilince, dolar yeniden 8.90 TL’nin üzerine çıktı. 

Geçen hafta enflasyon rakamlarının açıklanmasından sonra 8.90 TL’nin üzerine çıkıp geri dönen ve 8.85 TL civarında seyreden dolar kurunun, bu gidişle yakında 9 TL’yi aşması bekleniyor.

Kurlarda yönün artık hep yukarı olacağı kesinleşmiş gibi. Çünkü hep söylüyoruz; alınan yanlış kararlarla ekonomi çok kırılgan hale getirildi. Başka bir deyişle Türkiye ekonomisinin bağışıklık sistemi çökmek üzere.

Böyle olunca da gelişmiş ülkeler her hapşırdığında, doğal olarak Türkiye ekonomisi hasta oluyor. Yapılan yanlışlar radikal biçimde düzeltilmez yani bağışıklık sistemi kuvvetlendirilmezse, Türkiye ekonomisi hastalıktan kurtulamayacak.

Dünkü kur hareketini aynı zamanda, Merkez Bankası’nın ekim ayında yapacağı faiz toplantısı için, piyasaların verdiği bir işaret olarak görmek de mümkün. Piyasalardaki bu hareket, erken faiz indirimiyle başlayan sürecin ekim ayında da devam etmesi halinde, kurların çok daha yukarı gideceğinin bir işareti olarak görülebilir."

VAHAMETİ PİYASA OYUNCULARI BİLE KESTİREMİYOR

Sağlam, "Eğer faiz indiriminin devam edeceği yönünde bir algı oluşursa, piyasalardaki gerginliğin artacağını söylemek mümkün. Bunun da ilk işareti yine kurlardaki artışlarla görülecek. Merkez Bankası’nın yaşanan son gelişmeler nedeniyle yaptığı faiz indiriminden pişman olması beklenir. Ancak durumun vahametinin ne kadar farkında olduğunu artık piyasa oyuncuları bile kestiremiyor" diyerek, şöyle devam etti:

"Şahsen Merkez Bankası’nın son günlerde küresel ekonomi ve iç piyasalarda yaşananların ardından, en azından ekimde, “faiz indirimine ara vermek isteyeceğini” tahmin ediyorum. Ancak Merkez Bankası’nın istemesi tabii ki yeterli olamayacak. Bu nedenle Merkez Bankası yönetiminin asıl karar alıcı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ikna etmesi gerekecek. Böyle bir yola gidecekler mi, ikna etmek istedikleri takdirde Cumhurbaşkanı izin verecek mi, tabii ki bilmiyoruz. Bugün Merkez Bankası yetkililerinin top çevirdiklerini görürsek, yani faiz indirimine ara verilecek mesajları vermezlerse, belli ki konuyu Cumhurbaşkanı’na henüz sormadılar demektir. Belki de piyasa hareketleri toplantıya kadar sertleşirse, o zaman Cumhurbaşkanı’na gidip ara vermek konusunda iknaya çalışacaklardır.

Aksi takdirde Türkiye ekonomisinin hastalığı, iyice ağırlaşana kadar, devam edecek demektir. Çünkü küresel finans iklimi belli ki bundan sonra bizim gibi gelişmekte olan ülkeler aleyhine gelişecek. Dün, ABD hizmet sektörünün ana göstergelerinden olan ISM Hizmet Endeksi’nin beklentilerin üzerinde bir yükseliş kaydetmesi, Fed’in varlık alımı azaltma takvimine sadık kalacağına dair beklentileri artırdığı, bunun da 10 yıl vadeli ABD Hazine tahvili faizinin yükselmesine neden olduğu görüldü ve TL değer kaybetti. Yarın başka bir gelişme olacak, TL yine değer kaybedecek..."