ARTI GERÇEK-Nesrin Nas, Erdoğan Aydın, Ahmet Faruk Ünsal, Fikri Sağlar ile Çetele programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni anayasa ve reformla ilgili açıklamaları mercek altına alındı. 

ARTI TV'de ekrana gelen programın açılışında Erdoğan Aydın, Cumhurbaşkanının son açıklamaları için "Sanki bir muhalefet başkanı gibi veya iktidara yeni gelmiş, geçmişin yükü üstünden, seçilmiş yen ibir yönetici konuştu" nitelemesini yaptı. Aydın, "Her ne kadar olması gerekenin çok gerisindeyse de muhalefetin bir araya gelmesi, ortak fotoğraf vermesi, dayanışma göstermesi yolundaki çabalarının artmasının yarattığı iktidar paniğinin getirdiği cümleler gibi geldi" dedi. 

'SANKİ ÖNÜMÜZE BİR REFERANDUM SANDIĞI KONULACAK'

Programda erken seçim olasılığı ve gündemdeki gelişmeler de değerlendirildi. Nesrin Nas, "Biliyorsunuz TOBB, yüksek faizlerden şikayet etti. Esnafın ve KOBİ'lerin çok ağır bir yükle karşı karşıya olduğunu söyledi. Erdoğan da onlara cevaben, 'Ben biliyorsunuz yüksek faize karşıyım. Ben söylerim yüksek faize karşı olduğumu ama yaparlar, yapmazlar, bilemem' dedi. O noktada faiz indirimine gideceklerini, yani biraz döviz rezervi biriktirecekler, sonra faizleri indirecekler, fazileri indirince bir rahatlama gelecek, bu rahatlamaya yaz aylarının tüketiciler üzerinde getirdiği daha az harcama da eşlik edince genel olarak bir rahatlama olacak. Ben bu aşamada, faiz indirimine başvurdukları anda seçimlerin yaklaştığını söyleyebilirim. Evet, seçimler yaklaşıyor. Ortadoğu politikalarını vesaire bıraktılar, para musluklarını açacaklar, fazileri aşağı indirecek politikaya geçtiler. Ancak Erdoğan'ın birden bire 'Yeni bir anayasa gerek, ortağımızla bunu konuşacağız' demesi, Boğaziçi'ndeki olaylar, Erdoğan'ın yeniden ben dinin, inançların, kimliklerin, kutsalların alanını da belirlerim tavrı, bütün bunları bir arada okuduğum zaman; seçim tartışmalarını da, Erdoğan'ın Asiltürk'ü ziyaret etmesini de, 'İstanbul Sözleşmesi kalkacak' açıklamasını da bir araya koyduğumda, anayasayla beraber, bir seçim değil de, önümüze bizi de cezbedecek maddelerin de içerildiği bir referandum sandığı konacakmış gibi geliyor" diye konuştu. 

'TOPLUMDA İNFİAL YARATACAK DURUMLAR OLABİLİR DİYE HAZIRLIK YAPILIYOR'

Fikri Sağlar ise "Bazı jargonları artık kullanmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Erken seçim diye bir şey yok. Ancak meclisin feshedilmesi veya Cumhurbaşkanlığının kendini feshetmesi söz konusu" diyerek şöyle devam etti:

"Burada seçim kararını verecek iki nokta var: Biri Cumhurbaşkanı, diğeri ise 400 milletvekilinin bir araya gelmesi. Dolayısıyla tartışmamız böyle olmalı. Bir kakafoni dolaşıyor yandaş, havuz medyasında. Toplumu da aydınlatmıyorlar. Toplumun kafasında, 'Eğer böyle giderse bir erken seçim olsun.' Erken seçim olmayacak. Anayasada şöyle bir madde var: Bir kişi iki dönem cumhurbaşkanı olabilir. Gizli bir tartışma var, daha ayyuka çıkmadı. İktidar bülbülleri bunu dillendirmekten korkuyorlar: Recep Tayyip Erdoğan'ın ikinci dönemi. Bir kısmı diyor ki, hayır ikinci dönemi değil. Bağımsız ve tarafsız anayasa hocaları da bunun ikinci dönem olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bu tartışma önümüzdeki günlerde olacak. Yalnız bir açık kapı var: Eğer parlamento kendini cumhurbaşkanının görev süresi dolmadan fesheder ve seçime giderse, o kişinin üçüncü kez seçime girme hakkı oluyor. Eğer Babacan'ın partisi yeterli etkiyi yaratsaydı, mayıstan önce bir seçim olabilirdi. Ancak Babacan ve Davutoğlu'nun partilerinin Erdoğan'ı korkutacak kadar oy çekmediği görülüyor. Erdoğan'ın seçime gitme kararına ya da meclisin feshine ise ekonomi karar verecektir, başka bir şey değil. Toplumda infial yaratacak durumlar olabilir diye hazırlık yapılıyor. Böyle bir ortamda seçim tartışması, tam olarak yönetemez hale geldiğinde olur. Ben, Erdoğan'ın Saadet Partisi ile olan girişimlerinin bir başka şeyin hazırlığı olduğu görüşündeyim. Çünkü Erdoğan'ın açıklamaları bir sıkıntıda olduğunun da işaretiydi."

'DEMİRTAŞ'I SERBEST BIRAKTIKLARI DÖNEM SEÇİME ÇOK YAKLAŞTIĞIMIZ BİR DÖNEM OLACAKTIR'

Ahmet Faruk Ünsal ise "Ben bir erken seçim olacağına kesinlikle inanıyorum" dedi. Ünsal, "Bu parlamentonun yasal ömrü bitmeden bu seçim olacak çünkü cumhurbaşkanının bir daha aday olma şansı yok. AYM'ye yapılan son atamayla birlikte her halükarda Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için bütün bu şaibelerin, tartışmaların ötesinde bir erken seçim mutlaka gözüküyor. Bu iktidarın reform yapabilme kabiliyeti yok. Çünkü varlığı hukuksuzluk üzerine kurulmuş. Hukuk kapısı açıldığı an bu arkadaşların hepsi mahkeme kapısına gelecek. Reform yapamayacakları için para da gelmeyecek Türkiye'ye. Mutlaka Selahattin Demirtaş'ı serbest bırakacakları bir dönem gelecek. İşte o dönem geldiğinde muhtemelen seçime de çok yaklaştığımız bir dönem olacaktır" dedi.

'HDP İLE BİR ARAYA GELMEYEN MUHALEFET BİRLİĞİ, GERÇEK BİR SEÇENEK OLMAYACAKTIR'

Erdoğan Aydın da muhalefete ilişkin "Seçim sonrasına bırakmadan bugünden yarına ve seçim sonrasına devam eden bir ittifakın kurulması gerektiğini" söyleyerek şöyle devam etti:

"Başta yoksullar olmak üzere bir sosyal devlet ve sosyal ekonomik politika inşa etmesi lazım. Yaşadığımız ortamda büyük sermaye de buna razı olacaktır. İktidar, HDP'yi her türlü ittifak oluşumunun dışında tutarak HDP seçmenini küstürüp birlikte davranış pozisyonun dışına atan bir sistematik bir politika izliyor. Oysa HDP'yle bir araya gelme özgüveni sergilemeyen bir muhalefet birlikteliği, demokratik bir muhalefet olamayacaktır. Memelketi yönetecek, memleketin temel sorunlarını çözecek bir oy desteği ve politik vizyon da ortaya koymamş olacaktır. Dolayısıyla gerçek bir seçenek olamayacaktır."