Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, KRT TV’de “Semra Topçu ile Haftanın Panoraması” programına katıldı. Türkiye'nin demokratikleşmesi adına Selahattin Demirtaş'ın aydınlara gönderdiği mektubu önemsediğini belirten Öneş, "Tüm muhalefetin olumsuz gelişmeler ile güçler karşısında birlikte hareket etmesi gerektiğini, otoriterliğe karşı demokrasiyi korumak ve cumhuriyeti yeniden demokrasiyle taçlandırmak sorumluluğunun ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor ki, dış ve iç güvenlik meselelerinde Kürt sorununu önemini de dikkate aldığımızda Demirtaş’ın sözleriyle yeniden demokratik Türkiye’yi kurmak açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

SADAT DEĞERLENDİRMESİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SADAT önünde verdiği seçim güvenliği mesajını da değerlendiren Öneş, şunları söyledi:

“SADAT ve ASSAM çevresinde ortaya konan, İslam birliği ile ilgili somut sonuçlar belgeli… İstanbul’un başkent olduğu bir İslamcı anayasanın ve siyasal İslamcı bir yapının oluşturulması talepleri, Türkiye’de bir federal yapının oluşabileceği gibi bazı öneriler tüm bunları büyük resmin çerçevesinde değerlendirdiğimizde hiçbir siyasi iktidar buna cevap vermeden açıklığa kavuşturmadan kamuoyunu tatmin etmeden kendini rahat hissetmemesi lazım.

Cumhuriyetin 100 yıllık hayatında, siyasal İslamcı gerici yapı içinde böylesine düşüncelerin olduğunu, zamanımıza kadar geldiğini, bu düşüncelerin iktidar mücadeleleri içinde istismar edilirken, kullanılırken Türkiye’de bir beka sorunu haline kadar uzanan bir tehdit riskinin ortaya çıktığını söyleyebilirim. Ve gözlem olarak da bunun ifade edebilirim. Bu konudaki tereddütlerimiz önemlidir, Türkiye kamuoyunun duyduğu tereddütlerdir, kaygılardır.

'HİÇBİR ADIM ATILMAYINCA KAYGILARIMIZ ARTIYOR. BU KAYGILARIN ORTADAN KALDIRILMASI GEREKİYOR'

Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu’nun sözleri dikkate alınmalı, yanıt verilmeli. Yine Sedat Peker’in söylediklerine hiçbir şekilde cevap verilmedi. ASSAM’la iş birliğinin ve yaratılmak istenen ortamın, kaygı yaratılmak istenen iklimin, korku yaratma ikliminin, toplumu sindirme, demokratik güçleri özellikle tüm muhalefeti sindirme arayışlarının olduğu iddiasının cevaplandırılması gerekiyor. Siyasi iktidarın anayasal görevidir, tüm bakanlıkların devlet kuruluşlarının anayasal görevidir. Yargı sisteminin bu konuyu ele alması ve mutlaka açıklığa kavuşturması gereklidir. Hiçbir adım atılmayınca kaygılarımız artıyor. Bu kaygıların ortadan kaldırılması gerekiyor.” (ANKA)