Van’da serbest gazetecilik yapan Ruşen Takva, kentte yapılmak istenen bir yürüyüşü takip ettiği gerekçesiyle hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla davanın ilk duruşması 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma 12 Ekim gününe ertelendi. 

Takva’nın 8 Ocak 2021 tarihinde Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır’ın katılımıyla düzenlenen Kürt Halkının Özgürlüğü ve Ulusal Birliği konulu basın açıklaması ve yürüyüşü gazeteci olarak takip etmesi suçlama konusu yapıldı.

Takva, hakkında "yürüyüşü düzenleyen ve yöneten konumunda olduğu” ve “uyarılara rağmen yasal olmayan gösteri ve yürüyüşe devam ettiği” iddia edildi. 

Kimlik tespiti ardından başlayan duruşmada savunma yapa Takva, "8 0cak günü DBP tarafından yapılan açıklamada gazeteci olarak bulundum. Benle birlikte birçok gazeteci vardı. Hem polisin hazırladığı fezleke hem savcılığın oluşturduğu iddianame davaya dönüşmemesi gerekiyordu. Bu dava politik bir davadır. Bu iddianame politik beyanlarla hazırlanmıştır. İddianameye konulan fotoğrafta kitle arkamda duruyor. Gazeteci olarak orada durdum. Gazetecilik faaliyetimden dolayı yargılanmamam gerekiyor. Bundan dolayı beraat kararı verilmesini istiyorum" dedi. 

Mahkeme heyetinin "yürüyüşü nerden öğrendiniz" sorusunu sorması dikkat çekti. Soruya cevap veren Takva, "Ben gazeteciyim, haber havuzumuz var öncesinden haber edilir. Biz de ona göre habere gideriz" diye konuştu.  

Takva'nın savunması ardından tanık olarak dinlenen polis memuru A.Ş, Takva'nın kitle içerisinde olup olmadığı hatırlamadığını belirtti. Tanık beyanı sonrası yine ifadesi alınan Takva, "Polis beyanında muğlak cevap verdi. Kendisi de benim gazeteci olduğumu çok iyi biliyor. Fakat burada 'hatırlamıyorum, bilmiyorum' gibi beyanlarda bulundu" diye belirtti.  

Tanık ardından savunma yapan Takva'nın avukatı Mahmut Kaçan, ülkede gazetecilerin faaliyetlerinde dolayı yargılanmasının basın özgürlüğü için ihlal olduğuna dikkat çekti. İddianamede somut delil olmadığına dikkat çeken Kaçan, "Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin kriminalize edilmesine son verilmesi için mahkemeniz bugün bu davaya son vererek, beraat kararını vermesini istiyoruz" diye konuştu. Kaçan'ın ardından savunma yapan Burcu Şeber, "Yüz sayfadan hazırlanan iddianamede kimlik bilgilerini çıkarılsa, müvekkilim hakkında sadece 2 sayfa iddia var. Bu iddiaların hiçbiri de somut değildir. Ne yazık ki ülkemizde gazeteciler, mesleğini yerine getirdiği için yargılanıyor. Daha kısa bir zaman önce kentte helikopterden atılan yurttaşların haberini yaptıkları için tutuklanan 4 gazeteci, 6 ay tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edildi. Gazetecilik sansür edilemez. Bundan dolayı müvekkilim gazetecilik faaliyetinden dolayı yargılanmamalıdır" dedi.

Savunmalar ardından karar veren mahkeme heyeti, Başsavcılığı'nın mütalaasını yazması için duruşmayı 12 Ekim saat 09.05'e erteledi. (MA)