Van ve Hakkâri valilikleri yasakları 2016’da başlattı. Yasak silsilesinin başlamasının üzerinden yaklaşık 5 yıl geçti. Uzatılan son yasaklarla Van’da bin 672, Hakkâri’de ise bin 844 gündür eylem ev etkinlikler engellenmiş olacak. Hakkâri’de yasaklar niteliği biraz daha farklılıklar da taşıyor. Hakkâri Valiliği’nin kararları nedeniyle kentin yüzde 80’i yasaklı konumda. Bu bölgelere gitmek isteyen yurttaşlar yanlarına aldığı erzakları bile bildirmek zorunda kalıyor.

VALİLER DEĞİŞTİ YASAKLAR KALDI

İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Başkanı Murat Melet ile HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, kentteki sonu gelmez yasakları BirGün'den Dilan Esen’e değerlendirdi. Van’ın artık ‘yasaklar şehri’ olarak anıldığını söyleyen Murat Melet, iktidarın kente karşı bir öfke beslediğine dikkat çekti. Melet, şunları dile getirdi: “Birçok vali Van’a gelip gitti ancak yasaklarda herhangi bir değişiklik olmadı, olduğu gibi kaldı. Hem valililerin hem de siyasal iktidarın bu yönde attığı bir adım yok. Bu yasakçı politikayı dayandırdıkları herhangi bir neden de yok. Siyasal iktidar Van’da kendisinden farklı düşünen kimsenin sesinin çıkmasını ya da haksızlıkları, hak ihlallerinin dile getirilmesini istemiyor. Van halkının buna karşı çok ciddi tepkileri var.”

HDP’li Murat Sarısaç da Melet’le benzer noktalara dikkat çekti. AKP’nin tüm hak ihlalleriyle ilgili topluma zulmettiğini aktaran Sarısaç, “Kendi şiddetini meşrulaştırmak için Kürt sorununu bahane ediyor” diye konuştu. AKP’nin tüm silahlarını sol ve sosyalist kesimlere yönelttiğini vurgulayan Sarısaç, şu ifadeleri kullandı: “Hem ekonomik hem siyasal hem de sosyal anlamda büyük bir baskı uyguluyorlar. Kürt düşmanlığı politikası izliyor. Düşmanlık yaptığı toplumu ekonomik siyasal ve sosyal anlamla bitirmeye yönelik bir plan bu. İnsanlar hem açlığa sefalete mahkûm ediliyor hem de buna itiraz etmesi engelleniyor. Ancak her nedense AKP ya da ona yakın bir cemaat hiçbir şekilde bu yasaklara tabi kılınmıyor.”

YÜZDE 80’İ HALK TARAFINDAN KULLANILAMIYOR

HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede, söz konusu yasaklar nedeniyle kent halkının, açlık ve yoksulluğa mahkûm edildiğine dikkat çekti. Dede, yasaklar nedeniyle Hakkâri’nin yüzde 80’inin halk tarafından kullanılamadığını aktardı. Yurttaşların yasaklar nedeniyle tarım ve hayvancılık yapmasının engellendiğinin altını çizen Dede, “Hakkari açık cezaevi konumunda. Ekonomik olarak bir ambargo uygulanıyor. ‘Sınır kapısı’ dediler ama ortada bir kapıda yok. Esendere Sınır Kapısı yalnıza belli şirketlere açık, halka bir faydası yok. O şirketleri de onlar belirliyor. Üzümlü Sınır Kapısı, ticari değil. Üçüncüsü sürekli ‘Hayırlı olsun’ dedikleri Derikli Sınır Kapısı ama ortada yok.”

'3'Ü ÇOCUK 15 KİŞİ ÖLDÜ'

Öte yandan yasaklarla bağlantılı olarak son 5 yılda 3’ü çocuk 15 kişinin öldürüldüğünü söyleyen Dede, “Bu insanlar sınır bölgelerinde, çarşıda, tarlada, evinde, evinin arkasında öldürüldü. Bu da yasaklarla bağlantılı çünkü birtakım koordinatlar veriliyor fakat insanlar bu koordinatların neresi olduğunu bilmiyor” şeklinde konuştu.