Hakları gasp edilen veya işten atılan Sinbo, Carrefour, SML Etiket, Bayrampaşa ve Bakırköy Belediyesi işçileri yanı sıra Tur Assist ile Alba Plastik işçilerinin çağrısıyla 41 siyasi parti ve sivil toplum örgütü, Kartal Meydanı’nda “İşçi Emekçi Mitingi” düzenledi.

Miting için bir araya gelen kitle, Savarona Caddesi’nde mitig alanına geçmek üzere kortejler halinde yaptığı yürüyüş düzenledi. Kitle, “Emeğimiz ve özgürlüğümüz için birlik olalım mücadele edelim” yazılı pankart yanı sıra  onlarca pankart ve sloganlar eşlinde alana geti. 

Okunan basın açıklamasının ardından direnişteki işçiler mitingde söz aldı. İlk olarak konuşan Sinbo Direnişçisi Dilbent Türker, işçilerin yoksulluğa mahkum edildiğini söyledi. Metal sektöründe toplu sözleşme görüşmelerinin başladığını belirten Türker, “Söz, yetki, kararın tamamen işçilerde olduğu bir süreci hep birlikte örgütlemek zorundayız” dedi.

‘BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ’

Sermaye sahiplerinin ortak çıkarları için birlikte hareket ettiğine işaret eden Türker, “Biz işçilerde bir araya gelmeli ve haklarımız için birlikte hareket etmeliyiz. Sermaye düzeninin bizi hareketsiz bırakan baskı ve zorbalık altında tutan yasalarını bir kenara itmeli, işçi sınıfının mücadele yasalarıyla hareket etmeliyiz” diye konuştu.

'DİRENEREK KAZANACAĞIZ'

Carrefour işçisi Gülbin Demirel ise Carrefour’un kendisini, “küçülmeye gidiyoruz” bahanesiyle işten çıkardığını paylaştı. Demirel, “Bugün onlar bir yandan atılmalar devam ederken bir yandan da işçi alımlarına devam ediyor. İŞKUR üzerinden alıyorlar. Bu işçiler sendikalı olamıyor. Bugün yapmak istedikleri şey bizleri asgari ücrete mahkum etmektir. Bizler kapitalistleri süpüreceğiz. Direne direne kazanacağız” sözleriyle tepki gösterdi.

‘HAKLARIMIZI ALANA KADAR…’

Neo trend direnişçisi Bilal Doğan de işçilerin işyerlerinde örgütlemesi gerektiğini belirtti. Bu örgütlülük halinin gelişmediği takdirde işçilerin sömürüye açık hale geleceğine dikkati çeken Doğan, “Örgütlenmemizi fark ettiklerinde ise işten çıkarıyorlar. Bizleri korkutmaya çalışıyorlar. Direnen arkadaşlarımızın üstüne polis ve çeteleri üzerimize salıyorlar. Biz korkmayız. İşveren bizim direnemeyeceğimizi zannetti. Haklarımızı Alana kadar direneceğiz”diye belirtti.

‘KORUYUCUSU DEVLET’

Daha sonra söz alan İstanbul Geri Dönüşüme Katkı Derneği (İGEKATDER) Başkanı Mesut Aygün ise, geri dönüşüm işçileri olarak sokaklardan geldiklerini ifade ederek, “Kirin, pasın arasından ekmeğin onuruyla kazananlar olarak aranızdayız. Artık yapacak bir işi olmayanların yaptığı işi meslek edinenler olarak buradayız. Derdimiz, kavgamız var. Sağlığımızı, yaşamımızı tehlikeye atarak yeni bir gelecek hayalini aradığımız çöplere göz koydu sermayedarlar ve onun koruyucusu devlet” dedi.

‘DÜZENİNİZ BU’

İstanbul’un bir çok yerinde polisin geri dönüşüm işçilerine baskı uyguladığını söyleyen Aygün, “Çekçeklerimiz yağmalandı. Ekmeğini çöpte kazanan yüzlerce göçmen işçi arkadaşımız gözaltına alınarak Tuzla Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi. Arkadaşlarımızın akıbetini hala bilmiyoruz. İstanbul Valiliği’ne, iktidara soruyoruz; Afgan arkadaşlarımız nerede? Topladığımız malları çok ucuza kendinize yakın şirketlere peşkeş çektiğinizi çok iyi biliyoruz. Hergün çekçeklerimiz alınarak çalışma hakkı tanınmayarak açlığa, sefalete sürükleniyoruz. Müslümanlığı ile övünen AKP iktidarı her gün milyonlarca insanın aç kalmasını sağlıyor. İşte sizin düzeniniz bu” ifadelerini kullandı.

Miting alanda çekilen halay ardından son buldu. (MA)