Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, 2018 tarihinde Giresun’un  Eynesil ilçesinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin hazırlanan rapora ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. “Rabia Naz Vatan Başta Olmak Üzere Şüpheli Çocuk Ölümlerinin Araştırılması ve Bu Konuda Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla” oluşturulan Meclis Araştırma Komisyonu üyesi olan Kerestecioğlu, Vatan’ın “nasıl öldüğüne” dair birçok iddia olduğunu belirtti.

Komisyon olarak bu iddiaları değerlendirdiklerini aktaran Kerestecioğlu, Vatan’ın vücudunda meydana gelen yaraların yanı sıra evlerinin yan tarafında bulunan fındıklık alanına düşme ihtimalinin değerlendirilmediği ve olay yeri keşfinin yapılmadığını belirtti. Kerestecioğlu, “Fındıklıktaki ayak izleri incelenmediğini ve kontrol edilmediğini gördük. Soruşturmada önemli delil taşıyan çantasının saatlerce bulunmaması da önemli bir detay. Tüm bunları şerhte detaylı bir şekilde ele aldık” dedi.

SAVCI OLAY YERİNE BİLE GİTMEMİŞ

Olaya ilk müdahale eden ekibin görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmediğini ve olayın aydınlatılması için özel ekip kurulması kararının çok geç verildiğini vurgulayan Kerestecioğlu,  “Aradan geçen zaman basit bir zaman değil. Olayın aydınlatılmamasında en önemli etmenlerden biridir. Görevli savcı olay yerine bile gitmedi. Kıyafetlerin aile teslim edilmesi gibi esas soruşturmaları yerine getirmedi. Vefatın düşme sonucu olup olmadığı incelenip, değerlendirilmedi” ifadelerini kullandı.

Vatan’ın şüpheli ölümünde trafik kazasının yanı sıra apartmanın terasından düşme ihtimalinin tartışıldığını kaydeden Kerestecioğlu,  buna rağmen teras zemin dokusunun incelenmediğini aktardı. Kerestecioğlu, şöyle devam etti: “Olay akşamı düşme ihtimali üzerinde durulmasına rağmen yan tarafta bulunan fındıklıkta  tahribat var mı  yok mu incelenmedi. Rabiz Naz’ın kıyafetlerinin delil niteliği göz önünde bulundurulmadı. Eşyalara bütünlüklü bir inceleme yapılması gerekiyordu ancak yalnızca sperm kalıntısı olup olmadığı incelendi. Yine Rabia’nın üzerindeki talaslarla ilgili boş binada bulunan kadın DNA’sı da tespit edilmedi.”

‘ADLİ TIP YETERLİ İNCELEMEYİ YAPMADI’

Tüm bunların yanı sıra delil toplanması ve olay yeri incelemede eksiklikler olduğunu anlatan Kerestecioğlu, şunları söyledi: “Yapılan araştırmalar yetersizdi. Diğer yandan trafik kazasına ilişkin komisyonumuza katılan daha ileriki tekniklerle incelemelerde bulunan uzmanlar kıyafet üzerinde izlerin daha iyi bir teknoloji ile incelenmesi gerektiğini söyledi. Yüksekten atlama ve düşme arasındaki farkın tespit edilmesi için böyle bir ihtisas biriminin olmadığı ortaya çıktı. Bunlarca yıldır kurumsallaşmış Adli Tıp Kurumu’nda bir adli mimari inceleme yapabilecek bir birim yok. Yine simülasyon ve başka şeyleri inceleyecek birimlerde yok. Bu eksikleri tespit ettiğimizde olayın aydınlatılması için Tahir Elçi katliamına inceleme yapmış olan mimari fiziki inceleler yapan bağımsız bir kurum tarafından yapılmasını istedik bu talebimiz de reddedildi.  Bu, üniversiteler aracılığıyla yapılsın bu talebimiz de reddedildi. Yüksekten atılması dışında düşmeye ilişkin hiçbir simülasyon yapılmadı.”

'İFADELERDEKİ ÇELİŞKİLER SORGULANMADI'

Komisyon kurulmasının esas amacının birilerinin siyasi gücünü kullanarak, olayı karartmaya çalışıp, çalışmadığının tespiti olduğuna dikkat çeken Kerestecioğlu, “Buna ilişkin derin bir soruşturma yapılmadığını gördük. Rabia Naz’ı bulan ilk kişinin sonradan neden ifadesini değiştirdiği ve diğer tanığın ifadesindeki çelişkilere değinilmedi. İtirazlarımıza rağmen delillerin karartıldığı bulgusunun tespit edilmediği söylendi. Eğer bir yargı belirtilecekse o yargı da aslında rapora yazılması gereken bu iddiaların soruşturulmadığıdır” diye belirtti.

‘KAMUOYU NEDEN KARARTMA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR?’

Vatan’ın ölümü ardından baba Şaban Vatan ve olayı araştıran gazetecilerin gözaltına alındığını da hatırlatan Kerestecioğlu,  “ Yine gazetecilik görevlerini yürüten Kazım Kızıl ve Canan Coşkun gözaltına alındı. Tüm bunlar siyasi erk sahiplerinin baskı yaptığı inancını doğruyor. Hepimizin esas olarak sorgulaması gereken şey: Bu ölümün karartıldığı konusunda kamuoyu nasıl bu kadar yaygın bir kanıya vardı. Kamuoyu sadece bu olayda değil,  buna benzer birçok olayda aynı inanca kapılıyor. İşte bizim bunu sorgulamamız lazım. Artık işkencenin bu kadar doğallaştırıldığı bu yönetim altında her şeye siyasi müdahale var demektir. Siyasetçilerin güç sahibi kişilerin her zaman yargı karşısında avantaj sahibinde olduğu bir ortamda karartma, yok diyemeyiz. İnsanlar güven duymuyor. Bağımsız tarafsız bir yargının olmadığını görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

‘BAŞVURULAR GÜNDEME ALINMALI'

Komisyona birçok başvuru olduğunu kaydeden Kerestecioğlu, 5 Ocak’tan bu yana kayıp olan Gülistan Doku için de şüphelilerin ifadelerinin alınmadığının ortaya çıktığını hatırlattı. Kerestecioğlu, 2015 yılında sokağa çıkma yasaklarında katledilen ve cenazesi buzdolabında  bekletilen Cemile Cağırga’nın faillerinin tespit edilmediği ve dosyanın kapatıldığını vurguladı.

Bu başvuruların gündeme alınması gerektiğinin altını çizen Kerestecioğlu,  Mecliste Daimi Çocuk Hakları Komisyonu  ve  Çocuk Bakanlığı’nın kurulması talebini  yineledi. Rabia Naz gibi şüpheli ölümlerde aynı acıların yaşanmaması için eğitimli adli kolluk kuvvetlerinin kurulması, adli tıp kurumunun  birçok anlamda özerk bir yapıya kavuşturulması ve araştırmacı gazetecilerin özgür bırakılmasına kadar bir çok adımın atılması gerektiğine işaret eden Kerestecioğlu, “Rabia Naz’ın ailesinin acısını bir kez daha paylaşacağımızı, söylüyoruz. Bundan sonra bu tür olayların yaşanmaması için önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Kerestecioğlu raporda ortaya çıkan sonuçları Artı TV'ye de değerlendirdi: