CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yalova ziyareti sırasında vatandaşla buluştu. Kılıçdaroğlu konuşurken karşı binadan açılan pankartta “Bay Kemal Yalova Belediyesi’nden çalınan 33 milyon lira nerede? ” yazıldı.

Kılıçdaroğlu, pankartı yuhalayan vatandaşları sakinleştirerek, “Bay Kemal, her kuruşun hesabını verir, her kuruşun hesabını vermek isteyen kişi televizyonda karşıma çıkar ve hesabını sorar. Hiç meraklanmayın. Bu korkunun eseridir. Hiç kimse unutmasın, geliyor gelmekte olan. Bu ülkede adalet istiyor musunuz, bize katılacaksınız. Demokrasi istiyor musunuz, bize katılacaksınız.” diye karşılık verdi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“DEMOKRASİNİN AYAK SESLERİ GELİYOR”

Demokrasinin ayak sesleri geliyor. Özgürlüğün ayak sesleri geliyor. Hakkın hukukun ayak sesleri geliyor. Adaletin ayak sesleri geliyor. Birileri korkuyor, panik içinde. Sizi üzmesin onlar. Birlikte mücadele ederek haramilerin saltanatını yıkacağız. Bu ülkeye haramiler değil, bu ülkeye demokratlar lazım. Bu ülkeye soyguncular değil, bu ülkeye özveride bulunan politikacılar lazım. Bu ülkeyi soyanlar değil, bu ülkeye alın terini katık olarak kullanan siyasetçiler lazım. Bunu yapacağız.”

Kılıçdaroğlu'nun konuşması sırasında "Hak, hukuk, adalet" sloganları atıldı.  

KILIÇDAROĞLU, "KİM MİLLİ İRADEYİ GASP EDERSE KARŞISINDA MİLLETİ BULUR" DEMİŞTİ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bugün Yalova’daki grup toplantısında; Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın görevinden uzaklaştırılmasını eleştirmiş ve devam eden yargılama süreci ile ilgili şu değerlendirmeleri yapmıştı:

“Bir olay oluyor, öğrenir öğrenmez olayı hemen ilgili yerlere bildiriyor. Soruşturma açılmasını istiyor, soruşturma açmıyorlar, doğrudan doğruya dava açıyorlar başkan hakkında. Ne buldunuz? Yok. Para almış mı? Yok. Banka hesapları 72 göbeği araştırdılar. Hiçbir şey yok. ‘O zaman göreve iade et’, ‘etmem’ diyor. Neden efendim? AK Partili birisi seçildi ve o burayı yönetecek? Milletin iradesine ipotek konulamaz demokrasiyi savunan herkesin milletin iradesine saygı göstermesi lazım. Bilirkişiye gönderdiler. Bilirkişi üç tane eski sayıştay denetçisi, rapor verdiler. Hiçbir kusuru yok. ‘Burada Belediye Başkanı suçlayacak hiçbir şey yok’ dediler. Rapor geldi, savcı itiraz etti. ‘Efendim bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunun’ diye. Neden? Öyle talimat almış o savcıya buradan sesleniyorum, benim gözümde iki savcı var. Bir sarayın savcısı, iki cumhuriyetin savcısı, biz cumhuriyetin savcısına güveniyoruz. Neden göreve iade etmiyorsunuz? Demokrasi demokrasi, diyorlar değil mi? Demokrasinin d’sinden bile anlamıyorlar. Demokrasinin ne olduğunu dahi bilmiyorlar. Başkan görevden alındın ve beklediğin bu süre senin gelecekte onurla anlatacağın bir süre olacaktır. ‘Ben hak mücadelesi yaptım’ diyeceksin. Bizler de hakkını, hukukunu ve onurunu koruyacağız… Hâkim, sürekli erteliyorsun. Otur kararını ver. Hakimsen hakimliğini bil. Vicdani kanaatine göre kararını ver ve biz bu olayı kapatalım yazıktır, günahtır. Kim milli iradeyi gasp ederse karşısında milleti bulur.”

KARABAT: “KİTLE PROVOKE EDİLDİ”

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, provokasyonun ardından şu değerlendirmeleri yaptı:

“Arkadaşlar, insanlar her an demokratik tepkilerini gösterebilirler. Herkes de buna saygı duyabilir. Ancak, binlerce insanın önünde Genel Başkan orada konuşurken, provokasyon niteliğinde bir işlem yapılıyor. Dolayısıyla, buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Bir an önce yakalanması ve işlemlerin yapılması lazım. Şimdi orada yaşayanlar var; burada dinleyenler var. Böyle bir şey yapılabilir mi? Hangi siyasi sorumluluk bu ya? Emniyetin görevi kim asmışsa onları bulup gereken işlemi yapmaktır. Kemal Kılıçdaroğlu konuşurken yukarıdan pankart asıldı ve kitle provoke edildi. Sonrasında insanların oraya yönelmesi özellikle sağlandı ve dolayısıyla biz burada arada kemeriz, emniyet de var ama öncesinde yapılması gereken işlem var.”

“Bugün Türkiye’de alın teri dökenler kaybediyor. Bir avuç tefeciye 85 milyon kişi hep beraber çalışıyoruz. Kur Korumalı Mevduat parasına ödediğimiz faiz 60 milyar 600 milyon TL.

60 milyarı kazananlar alın teri dökmeyecek, biz ödeyeceğiz. Size sözüm söz, bu ülkenin çiftçisi ve esnafı kazanacak. Sözüm söz unutmayın. ‘Bay Kemal’in sözüdür bu söz.

Benim sarayda yaşamak gibi bir alışkanlığım hiç olmadı, bundan sonra da olmayacak.

Akkuyu’da nükleer santral yapılıyor. Yeri bize ait ama santral bize ait değil.

7 milyar dolar ödemeleri gereken vergi. Onu dahi ödemeyecekler. Stratejik bölge ilan ettiler.

Dünyanın en pahalı elektriğini alacağız. Elektrik arazisi verdik. Şimdi soruyorum, Akkuyu Nükleer Santrali’nin Türkiye’ye ne faydası var?

Bu düzeni değiştireceğiz. Size güveniyorum.” (ANKA)