Turizm kadar örtü altı üretimde de adından söz ettiren Antalya’da üretilen yaş sebze ve meyveler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Üretici ürününü gece boyunca hasat ettikten sonra kamyonetlerle kasa kasa Antalya Yaş Sebze ve Meyve Toptancı Hali’ne getiriyor.

Burada çiftçiler, ürünlerini satması için komisyoncuların depolarına indirip serasına geri dönüyor. İşin bundan sonraki kısmını ise komisyoncular sattıkları ürünün kilogramından yüzde 8 komisyonla çiftçinin ürünlerini tüccara satıyor. Halde fiyatlar anlık olarak değişiyor. Günlük kurulan borsada fiyatlar güncelleniyor. O günkü fiyata göre tüccara satılan ürün halden çıkıp farklı şehirlere ya da kent içindeki market, manav ya da semt pazarlarında tüketicinin karşısına çıkıyor.

ÜRÜNLER ÇEŞİDİNE GÖRE FİYATLANDIRILIYOR

‘Seradan 50 kuruşa çıkıyor komisyoncu fiyatı artırıyor’ düşüncesine karşı çıkan Antalya Toptancı Hali Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Dernek Başkanı Hasan Ali Yılmaz, fiyatlara kendilerinin müdahalesinin mümkün olmadığını söyledi.

Halde kurulan borsada fiyatların belirlendiğini o gün çok gelen ürünün fiyatının bir anda düştüğünü az gelenin ise bir anda arttığını ifade eden Yılmaz, 2020 yılında 1 milyon tona yakın yaş sebze ve meyvenin toptancı halinden geçtiğini söyledi. Halde ürünlerin çeşitlerine göre sınıflandırılıp ona göre fiyatlandırıldığını da kaydeden Yılmaz, domatesin 4, salatalığın 3, biberin 2 çeşitten oluştuğunu daha farklı özel çeşitlerin mevcut olduğunu söyledi.

Domatesin 50 kuruştan Antalya’dan çıkıp İstanbul ve Ankara’da nasıl 10 liraları gördüğünü anlatan Yılmaz, Biz burada 50 kuruşa da domates satıyoruz. Kokteyl domates 4-5 lira, salkım domates 6.50 lira, pembe domates 7 liradan satılıyor. 10 liraya satıldığı söylenen domatesin çeşidi nedir? Bunun iyi bilinmesi lazım. Silor salatalık 7-8 lira ama salatalık 4 lira. Birisi diğerinden küçük. Bunlar da cins farklından dolayı fiyatları yarı yarıya farklı” diye konuştu.

FİYATI KORSAN KOMİSYONCU ARTTIRIYOR

Kilogramını 3 liraya sattığı domatesten yüzde 8 komisyonla 24 kuruş kazandığını anlatan Hasan Ali Yılmaz, şöyle konuştu:

"Biz tüccara satıyoruz ama tezgaha gittiğinde 4-5 lirayı buluyor. Biz çiftçiden kesinlikle ürün satın almıyoruz. Onların bize getirdiği ürünü pazarlıyoruz. Komisyon alıyoruz. ‘Üreticiden 1 liraya alınıp 7 liraya satılıyor’ olayı aslında şuradan kaynaklanıyor. Burada bizi maliye denetler. Ancak kayıtsız, hal dışında çalışan ‘korsan komisyoncu’lar var. Pazarlık yapıp üreticiden 5 liraya almış. 1 lira üzerinden evrak düzenliyor. Gittiği yerde de 7 liraya satıyor. Maliyeye yakalanırsa sattığı fiyat üzerinden 7 liradan fatura kesiyor. Bakılınca 1 liraya aldı 7 liraya sattı. Ama aslında fatura kesmeyecekti yakalanmasaydı."

‘3 LİRALIK DOMATESİN 8 LİRAYA SATILMASI DOĞAL’

Tüccar Kenan Hasağdaş, komisyoncudan aldığı üründen mutlaka kullanılmayacak kalitede ürünler olduğunu ve onları tasnif ettiklerini söyledi.

Kullanılmayan ürünün yüzde 10’luk bir maliyetinin olduğunu ve bunun fiyata eklendiğini anlatan Hasağdaş, "3 liraya aldık diyelim. İşçilik, kullanılmayan ürünün maliyeti, ambalaj maliyeti, nakliye kalemleriyle birlikte bu ürün İstanbul’da 4.50 liranın altında satılırsa zarar ederim. 5 liraya İstanbul haline geldi.Vergisi ve komisyonun ardından market rafına gelince orada da kar marjı ekleniyor. 3 liraya Antalya’dan çıkıp İstanbul’daki marketin rafına 8 liraya gelmesi aslında doğal bir durum” dedi.

Hasağdaş, bazen 3 liraya alınıp 5 liraya satılacağı düşüncesiyle İstanbul haline gönderilen ürünün 2 liraya satıldığının da olduğunu sözlerine ekledi. (DHA)