Ekran bağımlılığı, özellikle akıllı cihazların artması ve pandeminin de etkisiyle hemen hemen her yaş grubunda yayılmaya devam ederken uzmanlar da bu yeni bağımlılık türü için alarm veriyor. Psikiyatri profesörü ve Stanford Üniversitesi’ndeki bağımlılık kliniğinin direktörü olarak görev alan Anna Lembke, ABD tıp camiasında ülkenin opioid salgınıyla ilgili alarm veren ilk kişilerden biriydi. Lembke, 2016 yılında konuyla ilgili bir kitap da kaleme aldı. Dopamin Nation: Finding Balance in the Age of Indulgence adlı kitabında Lembke, internetin ve buna bağlı olarak akıllı telefonun erişilebilirliği nasıl artırdığını ve potansiyel olarak zararlı ve bağımlılık yapan faaliyetlere maruz kalmayı inceliyor.

Lembke, akıllı telefonlara bağımlılığın, bağımlılık yapan davranışları besleyebileceğini ve aynı zamanda izolasyon ve bağlantı eksikliği ile sonuçlanabileceğini söylüyor. İhtiyaçlarımızı karşılamak için birbirimize güvenmiyoruz, telefonlarımıza yöneliyoruz ve bu, bizi daha da yalnızlaştırıyor diyen Lembke , “Dünyayı bir kıtlık yerinden ezici bir bolluk yerine dönüştürdük: Uyuşturucu, yiyecek, haber, kumar, alışveriş, oyun, mesajlaşma, Facebook, Instagram, YouTube, Twitter… Seçtiğiniz ilaçla henüz tanışmadıysanız, yakında size yakın bir web sitesi de gelecektir” diye yazıyor.

BİRBİRİMİZE DEĞİL CİHAZLARA GÜVENİYORUZ

Sözcü'de yer alan habere göre Lembke, akıllı telefonlara bağımlılığın, bağımlılık yapan davranışları besleyebileceğini ve aynı zamanda izolasyon ve bağlantı eksikliği ile sonuçlanabileceğini söylüyor. “Cihazın kendisi bağımlılık yapıyor, buna yönelmemizi gerektiriyor, neredeyse canlı bir şeyi taklit ediyor. Yüzeydeki tüm ihtiyaçlarımızı karşılamamızın bir yolu haline geldi, ancak bunun birçok yönden sahte bir ikame olduğunu düşünüyorum. İhtiyaçlarımızı karşılamak için birbirimize güvenmiyoruz, telefonlarımıza yöneliyoruz ve bu, bizi daha da yalnızlaştırıyor.

Uygulamamda yıkıcı sonuçlar görüyorum, insanlar çok izole oluyorlar, ilişkilerinde sorun yaşıyorlar, ebeveynler çocukları için gerçekten hazır olamıyorlar, çocuklarını ve eşlerini ihmal ediyorlar. Onlar da mutsuz. O anda iyi hissettiren ama aslında bizi daha da depresif yapan bu aktiviteyle meşgul olmamızın ironisi bu.”

'10 YAŞINDAN HİÇBİR CİHAZA ERİŞİMLERİ OLMAMALI'

Çocukların akıllı telefon kullanımını düzenleme konusunda da Lembke, on yaşından önce hiçbir cihaza denetimsiz erişimlerinin olmaması gerektiğini söylüyor: “12 yaşına kadar, çocuklarımız üzerinde hala kontrolümüz var, ondan sonra yapacaklarını yapacaklar. Ama temeli erkenden atabilirseniz, sağlıklı alışkanlıklar edinebilir, onlara ölçülü olmayı öğretebilirseniz, bu cihazları ellerine aldıklarında yollarına çıkacak olan dopamin saldırısına karşı bazı savunmalarla donanmış olurlar.”

Lembke, sosyal medyanın potansiyel zararlarına odaklanılırken, diğer dijital tüketim biçimlerinin de bağımlılık veya takıntı haline gelebileceğini söylüyor.

Haberde Hamad Bin Khalifa Üniversitesi Bilim ve Mühendislik Fakültesi Profesörü Dr. Raian Ali ise, teknoloji tasarımı, insan gereksinimleri ve davranışları ile dijital bağımlılık ve dijital refah arasındaki karşılıklı ilişkiye odaklanarak şunları söylüyor:

“Sosyal medya; yorumlar, beğeniler ve paylaşımlar dahil olmak üzere sosyal etkileşim için araçlar sağladı. Sonuç olarak sosyal medya, bizi başkalarıyla bağlantıda tutmak için bu arzuyu sürekli olarak karşılıyor.”

Sözcü'nün aktardığı Wall Street Journal, ekran bağımlılığı ile ilgili hazırladığı haberinde özellikle bağımlı sayılabilecek kullanıcılarla konuşarak bu sorunu çözmek için hangi yollara başvurduklarını ve hangilerinin işe yaradığını sordu.

MÜCADELE ETMENİN YÖNTEMLERİ

Kullanıcılar, bu yeni bağımlılıkla mücadele için birbirinden farklı yöntemler öneriyorlar:

1. Uzmanlar, dikkat dağıtıcı şeyleri azaltmak için metin uyarılarını ve her türlü uygulama bildirimini kapatmayı öneriyor. Belirli kişilerin aramalarının gelmesini sağlayacak şekilde bildirimleri sessize almak ekran süresini azaltmanın etkili bir yolu olacaktır.

2. Sosyal medya kullanıcılarının yorumlarına göre; içerik yayınlamak ekran başında geçirilen zamanı da etkiliyor. Bu nedenle daha az fotoğraf çekmek, ekran süresinin de azalmasını sağlayabilir.

3. Bazı kullanıcılar, uyanmak için alarm kurmak gibi ekran başından kalkmak için de bir zamanlayıcı kurmanın etkili olabileceğini belirtiyorlar. Belirli bir süreye ulaştıktan sonra kullanıcıyı uyaran bir alarm, gün içinde ekran başında nasıl geçtiği anlaşılan zaman hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlayabilir.

4. En çok vakit geçirilen uygulamaları telefon ekranında gizlemek ya da ulaşımı daha zor bir hale getirmek el alışkanlığını azaltırken ekran bağımlılığını engellemede de etkili olabilir.