ARTI GERÇEK- Gazeteci Erk Acarer'e gerçekleştirilen saldırıya tepkiler sürüyor. Bugün Berlin'de Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, Almanya Gazeteciler Cemiyeti, Uluslararası Yazarlar Derneği ile çok sayıda demokratik kitle örgütü saldırıyı kınayan basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya Erk Acarer, Can Dündar, Aslı Erdoğan ve Doğan Akhanlı katıldı. Toplantının moderasyonunu Türkiye-Almanya Kültür Forumu Sözcüsü Osman Okkan yaptı.

Toplantı öncesi de Avrupa Sürgünler Meclisi yaptığı açıklamada AKP ve MHP koalisyonun muhalifler üzerindeki tehdit, baskı ve saldırılarını artarak devam ettiği belirtildi.

Yandaş ve paramiliter güçler aracılığı ile saldırıların Avrupa'daki muhaliflere de uzandığına dikkat çekilen açıklamada, bu saldırılarının son örneğinin gazeteci Erk Acarer olduğu ifade edildi. Almanya hükümetine de çağrı yapılarak Türkiyelilere yönelik saldırılara karşı uyanık olunması ve saldırıların önlenmesine ilişkin daha etkin önlemler alınması istendi. Almanya hükümetinin pasif tutumunun saldırganlara cesaret verdiği kaydedildi.

'DİTİB ARACILIĞYLA GELEN İMAMLAR MUHALİFLERİ İHBAR EDİYOR'

Türkiye-Almanya Kültür Forumu Sözcüsü Osman Okkan da ARTI TV yayınında, toplantının detaylarını anlattı. Okkan, "Erk Acarer'e yapılan saldırı sonrası çok büyük bir dayanışma kampanyası olduğunu gördük. Hemen hemen bütün sivili toplum örgütleri bu saldırıya karşı çıktılar. Bunun aslında çok önemle üzerinde durulması gereken bir gelişme olduğunu belirttiler çünkü çok öteden beri bu doğrultuda tehditler, karalamalar, linç kampanyaları düzenlenmekte. Bu, 15 Temmuz'dan sonra daha da arttı, yalnız Gülencilere değil tüm muhaliflere karşı bir cadı kazanı kaynatılmaya başlandı. Bunlar arasında DİTİB'i de saymak lazım. Oraya gönderilen imamların çeşitli biçimlerde muhalif görüşleri ihbar etme gerekçesiyle görevlendirildikleri ortaya çıktı. Bunun üzerine eyalet hükümetleri ve bizzat federal hükümet bu doğrultuda DİTİB'le işbirliği durumunu askıya aldılar" dedi.

'MERKEL HÜKÜMETİ VE AB'NİN, AKP REJİMİNE HOŞGÖRÜLÜ OLDUĞU GÖRÜLÜYOR'

"Ancak son zamanlarda yaklaşan seçimler öncesi bir rahatlama olduğunu görüyoruz. Merkel hükümetinin ve AB'nin Türkiye'deki AK rejimine karşı daha hoşgörülü bir tutum içine girdiği görülüyor" diyen Okkan, "Bu toplantıyı düzenleyen kuruluşlar, teröre dönüşen saldırıların ortaya çıkmaması için şimdiden önlemler alınması ve bu saldırıyı düzenleyenlerin ortaya çıkarılması için federal hükümetten daha aktif bir politika istediler. Kamuoyuna gerekli mesajların verilmesi açısından önemli bir girişim oldu" diye konuştu.

Okkan, Almanya'da 3 milyonun üzerinde Türkiye kökenli insannın yaşadığını ve bunların büyük çoğunluğunun Türkiye'de iktidar kontrolüne giren medya organlarını takip ettiğini söyledi. Okkan, söz konusu mecralarda muhalifler için kullanılan saldırgan dilin ve "vatan hainliği", casusluk" gibi suçlamaların Almanya'daki Türkiye toplumunu etkilediğini belirtti. 

'ALMANYA'NIN POLİTİKASI ÇOK ÖNEMLİ'

Okkan, "Bunun sonuçları son derece acı olabiliyor. Demokratik bir tartışma yerine şiddete başvurma eğilimi artabiliyor. Bu yüzden Almanya'nın politikası çok önemli. Çünkü onun Türkiye'deki rejime karşı olumlu ya da hoşgörülü davranması buradaki bu eğilimleri de ateşliyor. Bunun sonucunda da Can Dündar'a, Cem Özdemir'e, Erk Acarer'e olduğu gibi fiziki saldırılar da gündeme geliyor. Bunların çoğalmaması, artmaması için şimdiden bir takım önlemlerin alınması gerektiği konuşuldu bu basın toplantısında. Ayrıca, Türkiye'deki demokrasi güçleriyle dayanışmalarını belirttiler. Bu da varmak istediğimiz sonuç açısından önemliydi" dedi.