Olimpos planına itiraz: Kaçak yapılar yasallaşacak ve yapılaşma baskısı artacak



Artı Gerçek

Antalya Kent İzleme Platformu tarafından Olimpos antik kentiyle ilgili hazırlanan imar planına ilişkin bir açıklama yapılarak planın doğaya ihanet anlamına geldiği kaydedildi.


Rıfat DOĞAN


ARTI GERÇEK - Antalya Kent İzleme Platformu, Olimpos antik kentiyle ilgili hazırlanan imar planının kaçak yapılaşmayı daha da hızlandıracağına ve yapılaşma baskısını artıracağına dikkat çekti. 

Antalya’nın ve dünyanın önemli antik kent limanlarından biri olan Olimpos ile ilgili hazırlanan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkan imar planı tartışması devam ediyor. 

Antik kentin yapılaşmaya açılıp açılmadığı, sit derecesinin düşürülüp düşürülmediği iddiaları gündeme gelmişti. İçinde çeşitli dallardan uzmanların bulunduğu Antalya Kent İzleme Platformu, imar planına ilişkin detaylı bir açıklama yaptı. 

Platform sözcüsü avukat Mustafa Şahin imzalı açıklamada “Bölgedeki tarihi yerleşimler ve antik limanların en önemlilerinden birisine sahip olan Olympos’un geçmişi Helenistik Çağ'a değin uzanmaktadır. Bu alan aynı zamanda, Antalya Sarısu’dan başlayan Kumluca’da Gelidonya Burnu’na kadar uzanan ve 1972 yılında Milli Park ilan edilen çok özel bir coğrafyanın parçasıdır” dendi. 

“DOĞAYA İHANET ANLAMINA GELMEKTEDİR…”

“Bu alanda ise geçmişe yönelik plan çalışması yapılarak toplumu yanıltma ve mevzuatın kaçakları gerekçe olarak kullanılması, hukuka, bilime, tarihe, doğaya ihanet anlamına gelmektedir” ifadelerinin yer aldığı açıklamada kaçak yapıların yasallaştırıldığı kaydedildi:

“Olympos antik sit alanında hayata geçirilen bu uygulama kaçak yapılaşmaları yasallaştırmaktan ibaret bir düzenlemedir. Bu tür planlamalar rant düşkünlüğünü, yasadışılığı ödüllendirmek kadar çevredeki kaçak yapılaşmaların da önünü açmayı sağlamış olacaktır. Askıya çıkarılan planların kesinleşmesi halinde aynı milli park sınırları içinde bulunan ve Olympos antik kentine birkaç km uzaklıktaki Adrasan’da geçen kıştan buyana sayıları 800’ü bulan kaçak yapıların da imara açılması, yine benzer yöntemlerle yasallaştırılması kaçınılmaz hale gelecektir.”

YAPILAŞMA BASKISI ARTACAK, KAÇAK YAPILAŞMA HIZLANACAK

Açıklamada madde madde imar planıyla ilgili şu çekince ve tespitlere yer verildi:

- İzlenen yol kaçak yapılaşmayı daha da hızlandıracak, Arkeolojik Sit Alan ve Milli Park’ta yapılaşma baskısını artıracak. Bu durum giderek telafisi imkansız kamusal zararlara neden olacağı tartışmadan uzak bir konudur

-Askıya çıkarılan planlarda gösterilen fonksiyon alanları ile bu alanların tamamına E = 0,30 ve en çok = 2 kat olarak yapılaşma imkanı sağlanıyor,

PARK ALANLARINDA BİLE YAPILAŞMAYA İZİN VERİLİYOR

-Halihazırda imara açılan alandaki yapılaşmanın tamamı kaçaktır. Kaçak olarak oluşturulan yatak sayısı 4 bin adet civarındadır. Yatak başına brüt yapı alanını 10 m2 kabul edersek 40 bin m2 alan kaçak olarak yapılmıştır. Plana ait raporda ekolojik pansiyon alanı 37 bin 464 m2 olarak belirlenmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile tanınan %25 ek yapılanma ile 45 bin m2 geçiyor. Önerilen turizm yapısı alanı ile kaçak yapı alanı örtüşmekte hatta çok daha fazlası söz konusu oluyor. Bu durum yatak sayısının ve yapı sayısının düşürüldüğü iddiasını boşa çıkarıyor.

-Bunlara ilaveten aynı raporda Ticaret-Hizmet vb. alanları için 1000 m2 üzerinde yeni alan oluşturuluyor. Ayrıca plan gereği oluşturulan rekreasyon alanı, park alanlarına İmar yönetmeliği ve plan hükümleri %0,05-1 arası inşaat olanağı tanınıyor,

-Plan notları içinde “yeni yapılaşma talepleri” kullanımı, mevcut kaçak yapıyı kabullenmiş olduklarını gösteriyor,

BÜYÜK HİSSE SAHİPLERİYLE KÜÇÜK HİSSE SAHİPLERİ ARASINDA ÇATIŞMA YAŞANABİLİR

-Kaçak yapıların yasallaştırılmasına bağlı olarak, yapıların sahiplerinden büyük hisseli olanlarla küçük hisse sahipleri arasında mülkiyet ve kullanım haklarından kaynaklanabilecek hukuki ihtilaflarla, bu alanın daha da yoğun uyuşmazlık ve çatışma alanı haline dönüşme riskini barındırıyor,

-Planlanan alanda tarihi esere rastlanmadığı ifade ediliyor. Ancak plan notlarında arkeolojik değerlerin olduğu ihtimali kabul edilmekte, bu nedenle “Yeni yapılaşma talepleri öncesi Antalya Müzesi denetiminde arkeolojik sondaj çalışması yapılması” hükmü getiriliyor.

KORUMA KURULU’NUN SİT DERECESİNİ DÜŞÜREN KARARI YARGIYA TAŞINACAK

Açıklamada 2017 yılında alınan Koruma Kurulunca 2. Derece Arkeolojik sit alanı kararının 3. dereceye düşürülmesi kararının iptali için yasal yollara başvurulacağı belirtildi. 
Olimpos antik kentiyle ilgili paleo-coğrafik etütlere ihtiyaç olduğu ve bu gerçekleşmediği sürece ilgili alanda arkeolojik sondajlarla olası kültür tabakalarına ulaşma hedefinin ancak rastlantısal olarak mümkün ve bu nedenle geri dönüşü mümkün olmayan tahribatları beraberinde taşıyabileceğine vurgu yapıldı. 

Açıklamanın sonuç kısmında “Bu nedenlerle ilgili olan ve bu düzenlemelerle kendini ilgili hisseden bütün çevrelerin askıya çıkarılan planlara itiraz etmeye, yerel yönetimlerin de bu itirazların gereğini yerine getirerek bu alandaki kaçak yapılaşmaları yasallaştırma, yeni imar koşulları oluşturma, bu yolla arkeolojik çalışmalara ve doğal yapıya zarar verici girişimlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz” dendi. 

 

BAĞLANTILI HABERLER