ARTI GERÇEK - Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin 9 Haziran 2021’de yapılan grup toplantısındaki konuşmasında, Ak Parti'nin 'kirli senaryoların içine yerleştirilmeye çalışıldığını' devamında da ‘Türkiye 2013'teki Gezi olaylarıyla başlayan karanlık senaryonun ikinci veçhilesiyle 7 Haziran'da karşılaşmıştır. Eski Türkiye özlemlerinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor. Bu seçimin ardından Kasım 2015'te yenileme seçimi, 2016'da darbe girişimi, 2017'de halk oylaması, 2018'de erken seçim, 2019'da mahalli seçim yaşamıştır. Milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek ülkeyi kaosa ve çöküşe sürükleme oyununu bozduk’ demişti.

Bi dakka…

7 Haziran ve 1 Kasım arasında yaşanan katliamları herkes biliyorken pek üzerine konuşulmadı yahut düşünülmek istenmedi ama Sedat Peker videoları herkesin gündeminde olduğu halde ‘Korku iklimini salmak için tehditlerde bulundum.’ diyen birinin dahi neden sonra Alevilere ve Kürtlere karşı provokasyon yapılacağını anlatması da yeterince anlaşılamamış olabilir miydi?

Lüfen bi dakka daha izin veriniz;

7 Haziran 2015 seçimlerine ilişkin Erdoğan’ın söylediklerinde 'unuttuğu' bir şey vardı. Tıpkı Sedat Peker vidolarını görmezden geldiği gibi devasa bir şeydi bu. Simbiyotik gazetecilerinin Sezgin Baran Korkmaz tarafından maaşa bağlandığını, yolsuzlukları, çürümüş ilişkileri, devleti sarsacak kadar önemli itirafları görmezden geldikleri gibi bir şey... Ufak bir ayrıntı(!) Seçimi kaybetmiş ve iktidardan düşmüşlerdi… Seçimi kaybetmelerinin hemen öncesinde Diyarbakır HDP mitingine bombalı saldırı sonrasındaysa Ankara Gar ve Suruç katliamları yapılmış, güvenlik kaygısı tüm ülkeyi sarmıştı. 1 Kasım'da tekrar iktidara geldiler ve peşi sıra da MHP ile ittifakları başladı… Artık AKP tek başına iktidardan, ‘iktidar için tek başına kalma!’ dönemine girerken, başka bir yola da hepten girdi. 90’ların yoluna… Böylece kendi deyimleriyle ‘Yeni Türkiye’ dedikleri bir anda ‘eski Türkiye’ dönemi başlıyordu. İyi ama bir suda iki defa yıkanılmazdı ve Sedat Peker çıkıverdi ifşaatlarıyla. 90’ların, devlet için işlediği suçları itiraf eden Ayhan Çarkın’ından daha etkili ve güçlü olarak hem de. Siz bir şey yapınca başka biri de bir şey yapıyor işte. Başka bir yola girince gördükleriniz de, yaşadıklarınız da değişir haliyle.

O beş ayda yaşanan katliamlarla insanların yaşamı da değişiyor, mezarlara sokuluyorken dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu oylarının arttığını söylüyordu. Oyları böyle mi artıyordu? Peker’in dahi ne olup bittiğini anlattığı bir anda yükselen oy mu olurdu yoksa düşüyor olmanın sesi mi?

Yıllardır sürdürülen baskılara rağmen HDP barajın altına düşmedi. Seçim barajı artık anlamsız olunca kaldırmayı da düşünüyorlar bu sıralarda. Ülkenin kaderini 2019 yerel seçimlerinde de bir kez daha eşitlik, adalet yönünde değiştirmeye başlayanlar, Türkiye seçimlerine geldiğimiz aşamada bundan vazgeçer mi? O kadar kahrı neden çektik demezler mi? Vazgeçecek olsalar şimdiye kadar çoktan dağılmaz mıydı HDP?

7 Haziran’dan 1 Kasım’a gidilen yolda insanlar hayatını kaybetti ancak iktidar da tartışmasız ve seçeneksiz olarak iktidarını kaybetmeye başladı. Bir beş yıl daha iktidarda kalayım diye ülkenin yüz yılını, yaşamları harcadılar. İktidarlarını ömrü kısaldığı gibi zulmü artırdılar ki kimseden ses çıkmasın. Ses çıkmasa da insanların onları onayladığı için değil başına bir şey gelmesin diye sustuğunu da bildiler ama. Muhaliflerin sesini kısmaya çalışırken kendi içlerindeki sesi, Sedat Peker’in sesini açığa çıkarttılar istemeden. İstemedikleri ne çok şey oluyor değil mi? İnsanların kendilerinden kopuşu da hiç istemedikleri halde o kadar hızlı oldu ki ikinci defa yenilenen İstanbul seçimlerinde ne olduğunu, bir milyona yakın farkın nasıl ortaya çıktığını anlayamadılar bile. Ne olduğunu, iktidarın duymak istemediği insanlar anlatacak artık…

Son bi dakka daha lütfen…

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e İkizdere’de saldırı yapılınca Erdoğan ‘Bunlar daha iyi günleriniz.’ demiş, tüm muhalefet, iktidarın şiddetine karşı durmuştu. Kılıçdaroğlu’na saldırı yapılıp, sığındığı ev yakılmaya çalışıldığında da sonrasında tehdit edildiğinde de Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a saldırı yapıldığında da öyle olmuştu. HDP’ye bir kez daha saldırı yapıldığında da öyle olmazsa provokasyonların başarıya ulaşacağı muhalefeti dağıtma riski olduğu da açık. Şu ana kadar muhalefet partilerinden açıklamalar yapılmış olsa da duruşlarının da sözlerine uygun olması kritik görünüyor. Deniz Poyraz için sadece HDP'liler değil tüm muhalefet yürürse yaşam da yürür...

90'larda faili meçhul cinayetlerde 17 bin insan katledilmişti. Bugünlere geldiğimizdeyse HDP 6 milyon oy alan bir partiye dönüştü. HDP İzmir İl binasında katledilen Deniz Poyraz’ın annesi duygularından çok gerçeği söylüyor ‘Adını Deniz’den aldı. Deniz bir gitti, bin gelecek. Ben yıkılmam!’