Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK-Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 11 Ocak’tan bu yana haber alınmayan Hürmüz ve Şimuni Diril çiftinden Şimuni Diril’in cansız bedenine 20 Mart günü ulaşılmıştı. Hürmüz Diril’den ise hala haber yok.  Diril çiftinin başına gelenlere tepkiler sürüyor. Süryani Aydınları ve Aktivistleri Tartışma Grubu’ndan oluşan Platform Turabidin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Diril cinayetine tepki gösterdi.
 
SÜRYANİLER: AV DEĞİLİZ

Hürmüz ve Şimuni Diril çiftinin 11 Ocak’ta kaçırıldığını, Diril çiftinden Şimuni Diril’in cansız bedenine 20 Mart günü ulaşıldığının belirtildiği açıklamada, “İnsanlarımıza binlerce yıldan beri yaşadıkları topraklarında yaşayabilmesi maalesef çok görülmektedir. Özellikle 1915’den bu yana Hristiyan halkları ‘av’ olarak gören avcılar belli ki ellerinden hala silahı indirmemiştir. Dönem dönem av sezonu açılmış ve devletin açık çağrısı ile köyüne dönüp kendi halinde yaşayan insanlarımız bir kez daha ‘av’ olarak görülmüşlerdir. Bu iki insanımızı kimin ya da kimlerin kaçırdığı ve Şimuni Diril’i kimin katlettiğini henüz bilmemekle birlikte ayrımcı ve nefretçi egemen zihniyeti biliyoruz” ifadeleri kullanılarak, Süryanilerin ‘av’ olmadığı vurgulandı.
 
'ETKİLİ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜYOR'

Cinayetin fail ya da faillerinin henüz bilinmemekle birlikte olayın etkili bir şekilde soruşturulmadığının da somut bir şekilde ortaya çıktığının belirtildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Resmi makamlar daha ilk günlerde arama kurtarma faaliyeti sürdürmemiş, göstermelik bir fotoğraf verip, haber servis ederek köyden ayrılmışlardır. Halen de arama çalışması yapılmamaktadır. Nitekim Şimuni Diril’in cansız bedeni kendi oğlu tarafından bulunmuştur. Halen kayıp Hürmüz Diril için yetkililerin bir an evvel kapsamlı arama kurtarma faaliyeti yürütmesi, Şimuni Diril’in katledilmesine ilişkin ve olayın aydınlatılmasına yönelik hızlı ve etkili soruşturma yürütülmesi şarttır. Konu hakkında bilgisi olan ve elinde bir imkan olan her bireyin ve her kurumun bunu açıklaması da gereklidir. Tüm bu süreçte de şeffaf bir şekilde kamuoyunun bilgilendirilmesi gereklidir.”
 
'SAVCILIK NEDEN GİZLİLİK KARARI ALIR?'

Artı Gerçek’e konuşan Süryani Dernekleri Federasyonu Başkanı Evgin Türker’de olayın etkili bir şekilde soruşturulmadığını söyledi. Diril çiftinin kaybolması ile ilgili yürütülen soruşturma ile ilgili gizlilik kararı alındığını hatırlatan Türker, “Tabi bu gizlilik kararı çok enteresan. Böyle bir olayda savcılık neden gizlilik kararı alır? İki yaşlı insan kaybolmuş, savcı kalkıp gizlilik kararı koyuyor. Bu yaklaşım bizi gerçekten çok düşündürdü. Nedir bu olay, siyasi bir yönümü var, başka bir durum mu var? Sonuçta bir muamma var” sözleri ile savcılığın neden gizlik kararı aldığına anlam veremediklerini söyledi.

Olayın 10-15 gün sonra ardından HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik ile birlikte Beytüşşebap’a giderek kaymakam ile görüştüklerini anlatan Türker, “Beytüşşebap kaymakamı biz gelişmeleri aktardı. Kar olduğunu, yolların kapalı olmasına rağmen helikopterle bir tim gönderip köpeklerle arama yaptırdığını söyledi. Bize samimi davrandığını belirteyim. Bu samimi davranışından kaynaklı olaya daha ciddi yaklaşılacağını düşündük. Ama görüyoruz öyle olmadı” dedi.
 
'AİLE BİRİNDEN ŞÜPHELENİYOR'

Diril çiftinin yaşadığı köyde bir kişinin daha olduğunu anlatan Türker, bu kişinin aynı zamanda aile ile akrabalığı olduğunu söyledi. Bu kişinin 2-3 defa ifadesini değiştirdiğini, çelişkili ifade verdiğini anlatan Türker, “Bu kişi defalarca ifadesini değiştirdi. Aile net olarak bu kişiden şüpheleniyor.  Aile, devletin neden bu şahsı alıp sorgulamadığını, bu işin ne olduğunu soruyor. Bu şahsın alınıp sorgulanmasını, bunun üzerinde mutlaka durulmasını, her yönüyle olayın ortaya çıkarılmasını istiyorlar.  Ailenin tüm girişimlerine rağmen bir türlü bu şahsın üzerinde durulmadı. En son aile bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi” ifadelerini kullandı.
 
SÜRYANİLER KAYGILI

Yaşanan bu kayıp ve cinayet olayı bölgede yaşayan Süryani’leri kaygılandırdı. Özelikle olayın hala aydınlatılmamış olması kaygıları daha da arttırdı. Bu konuda beklentilerinin devletten olduğunu belirten Türker, şunları söyledi: “Hakkâri bölgesi çok dağlık bir alan, Mardin gibi değil. Hakkâri ve  Şırnak bölgesinde fazla insanımız da yok. Bu insanlarımız birkaç yıldır İstanbul’dan dönüp köylerine yerleştiler. Bunun yanında Beytüşşebap’a yakın bir köyde de birkaç ailemiz var. Onlarda tekrar geri gelip yerleşenlerdi. Bu yaşananlar ister istemez insanlarımızı tedirgin ediyor. Köylerine geri dönme niyetinde olan inanlar, yada yılda 5-6 ay gelip orada kalmak isteyenler kaygılı. ‘Acaba bizim başımıza da böyle bir şey gelebilir mi’ korkusu oluşuyor insanlarda.
 
DEVLET BU OLAYI AYDINLATMALI

Benim çağrım devlete. Beklentimiz devletten. Yetkiler gerçekten duruma el koysunlar. Devletin üzerine düşen görev iki yaşlı Süryani vatandaşın durumunu acil olarak netleştirip, fail yada failleri kimse bir önce ortaya çıkarıp, kamuoyunu, özellikle Süryanileri, Keldanileri rahatlatmalı. Beklentimiz devletin bunu bir an önce ortaya çıkarmasıdır.”